<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177</id><updated>2012-01-30T21:02:47.211+02:00</updated><category term='ÇİÇEKLER'/><category term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category term='Samsun&apos;da Ahşap Mescit ve Camiler'/><category term='SAMSUN'/><category term='YAŞAM'/><title type='text'>gittiklerimden</title><subtitle type='html'>Gidebildiğimiz, gezebildiğimiz, görebildiğimiz yerlerin gezi notları, resim, slaytlarını paylaşmak....</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>387</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6355227501628152401</id><published>2010-09-14T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-09-14T00:01:00.352+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Yolüstü su sarnıçları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yolüstü su sarnıçları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;SARNIÇ (YOL DURAĞI)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Günümüzde yol durakları olarak nitelendirilen sarnıçlar Anadolu’da antik çağlardan bu yana yağmur sularını depolamak amacıyla inşa edilen yapı türüdür. Kalelerde, yerleşim alanlarında, yol boylarında ve tarımsal alanlarda, bazen kayalara oyularak, bazen de taşlarla örülerek inşa edilen sarnıçlar, hem içme suyu gereksinimini karşılamak için hem de hem de tarımsal faaliyetlerde kullanılırdı.&lt;br /&gt;16.yüzyılda, özellikle Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi sırasında yöremizde çok sayıda sarnıç inşa edildiği bilinmektedir.&lt;br /&gt;Muğla sınırlarında en sık rastlanan sarnıç türü daire planlı, kubbeyle örtülü bir kurguya sahiptir. Kubbe başlangıcı seviyesinde yağmur sularının sarnıçta toplanmasını sağlayan su olukları bulunmaktadır. Sarnıçtan hem su alınabilmesi hem de suyun kontrolünde ve temizliğinde kullanılan merdivenler, bu yapıları tamamlayan diğer unsurlardır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-a1.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354326433&amp;amp;site=widget-a1.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326433&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-a1.slide.com/p1/576460752354326433/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326433&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-a1.slide.com/p2/576460752354326433/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326433&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-a1.slide.com/p4/576460752354326433/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide42.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu konuda bulduğum bir yazı;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bodrumlu olan ve Bodrum’a seyahat eden herkesin sıklıkla gördüklerinin başında sarnıçlar gelir. Neredeyse buranın alamet-i farikalarından birisi olmuştur desek sanırım yanlış bir şey söylemiş olmayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum yarımadasının her yanında o kadar çok sarnıç var ki. Mesela, Yalı Beldesi ile Bodrum arasındaki yol güzergahında dikkat edilecek olursa, yolun her iki kenarında sarnıçlar görülür. Eğer buradan geçmişseniz en azından bir ikisi dikkatinizi çekmiştir. Ben her seferinde dikkatlice etrafı izleyerek gider gelirim. Araba kullanmadığım için bunu kolaylıkla ve güvenli bir şekilde yapabiliyorum. Bir defasında, yol boyunca ne kadar sarnıç var sayayım dedim. Meğer Yalıçiftlik ile Bodrum girişi Yokuşbaşı arasında tam 15 tane varmış. Bunlar sadece yol kenarında olanlar. Yol boyunca sarnıçların yoğunluğunu görünce, acaba bunun bir sebebi var mı, varsa ne ola ki dedim. Ya bu sarnıçlar yol boyunca yapılmışlar ya da yol sarnıçların olduğu yerlerden geçirilmiş. Öyle ya da böyle, yol ile sarnıçlar arasında bir ilişki olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle dairesel formlu Kümbet şeklinde yapılmışlardır. Ancak az sayıda da olsa, küçük bir tüneli andıran ve dikdörtgen temel üzerine oturtulanlarına da rastlanır. Sarnıçlar, su toplama yeri ve depoları olarak yapılmış ve kullanılmışlardır. Bir kısmı bu amaçla halen kullanılmakla birlikte, Bodrum merkezdekiler başta olmak üzere yarımadada turizmin yoğun olduğu yerlerde kapılarına bir demir parmaklık konulduğu ve kilit vurulduğu görülür. Demek ki tüfek icat olunca sadece mertlik bozulmamış. Derin kuyu pompaları icat olunca da sarnıçlara sırt çevrilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok fazla olmasa da bazı sarnıçların giriş kapısının üzerinde kim tarafından, hangi yıl yaptırıldığı gibi bilgiler bulunur. Mühendislik diliyle söylemek gerekirse; sarnıçlar birer sanat yapısıdırlar. Sarnıçlar, üstte bir kubbe ve altta suyun toplandığı bir yerden ibarettir. Kubbelerinin yapımında, sağlamlığı arttırmak için harcının içine keçi kılı konulduğunu duymuştum ama bunun doğruluğunu kesinleştirmiş değilim. Genellikle kubbenin üzerinde bir fallus bulunur. Bunun yöresel adı sibektir. Sarnıçların kubbe şeklindeki kısmına düşen yağmur damlaları, yerden bir metre kadar yükseklikte, 30-40 cm kadar genişlikte ve içe meyilli olan kısma gelerek burada toplanırlar ve belli aralıklarla yerleştirilmiş olan deliklerden sarnıcın içine akarlar. Bu delikler aynı zamanda sarnıcın içinin havalanması işlevini de yerine getirirler. Ortalama bir sarnıcın çapı 7 m. civarındadır. Bu da yaklaşık 38 m2 bir taban alanı oluşturur. Kapı hizasına kadarki derinliği ise 2-2,5 m kadardır. Böylece 75 m3 civarında bir su toplama ve depolama haznesi oluşmuş olur. Bu yöreye düşen ortalama yıllık yağış miktarı 650 mm olduğuna göre demek oluyor ki, kubbe kısmına düşen yağıştan toplanan miktar; 38 m2 x 0.65 m = 24.7 m3 Geriye kalan miktar ise topraktan girer içeriye. Toprakta suyun akış yönüne dikkat edilerek açılan kanallardan gelen su, toprak seviyesindeki delikten sarnıcın içine dolar. Sarnıç suyla dolu olduğunda, kapısından suyu almak kolaydır. Su azaldıkça, içeride aşağıya doğru yapılmış olan bir merdivenden inilerek su alınır. Önlerinde hayvanların sulanabilmeleri için bir yalak bulunur. Yalaklar, genellikle taş ya da ağaç gövdesi oyularak, daha yakın zamanda yapılanları ise güncel yapı teknikleri kullanılarak yapılmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;Sarnıçlara kimsenin tenezzül ettiği yok artık. Kimisi bir yol kenarında, kimisi ağaçlar arasında, orada burada bakımsız ve unutulmuşlar. Eskiden su ihtiyacı kuyulardan, bir çok evde bulunan ve çatıdan gelen suların toplandığı evlerdeki sarnıçlardan ve bu kümbet sarnıçlardan karşılanır, böyle olunca da suyun kıymeti bilinirdi. Sonra şebeke suyu geldi, suyun ne kadar değerli bir şey olduğu biraz unutuldu, su daha dikkatsizce kullanılır oldu. Sanılıyor ki bu su hep böyle akacak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarımadanın önemli ama unutulmuş yapılarından olan sarnıçlara ithaf olsun bu yazı ve buradan onlara selam olsun…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen bakınız : (Sayın Sabahattin Bilsel'in fotoğraf galerisi için )&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.pbase.com/sabbilsel/sarnic" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Sayın Sabahattin Bilsel'in fotoğraf galerisi için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sabahattin Bilsel's Galleries&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.pbase.com/sabbilsel/root&amp;amp;view=tree" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Sabahattin Bilsel's Galleries&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6355227501628152401?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6355227501628152401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6355227501628152401&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6355227501628152401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6355227501628152401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/yolustu-su-sarnclar.html' title='Yolüstü su sarnıçları'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4568062233856696</id><published>2010-09-12T00:42:00.008+03:00</published><updated>2010-09-12T14:04:58.344+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAM'/><title type='text'>Sevgili Dr. Engin Karaşin … Hoşça kal Dostum…</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sevgili Dr. Engin Karaşin …&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-3b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354339899&amp;amp;site=widget-3b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşça kal Dostum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar içinde tanıştığımız kişilerin küçük bir kısmı ile zamanla tanışma tanışıklığa, aşamalı olarak arkadaşlığa ve en önemli düzey olan dostluğa ulaşıyor. Bu dostluk ise yakınlık derecesine göre bir zaman geliyor gönül dostluğuna erişiyor.&lt;br /&gt;Sevgili Dr. Engin ve ailesi de bizler için öyle oldu.&lt;br /&gt;Bulunduğumuz ilçede yedek subaylık görevini ifa etmek için ayrıldığında ailesini emanet edip teslim edecek, ailesinin de bunu kabul edeceği kadar bir yakınlık oluştu.&lt;br /&gt;Süreç içinde uzmanlık için ayrıldığında bizler de başka bir ile tayin olduğumuzda araya giren mesafeler bu dostluğu aksatmadı. Gün oldu telefonlaştık gün oldu bir vesile ile İstanbul’da denkleştik. Ama hayat kendi içinde bizleri kendi mecrasında sürüklerdi durdu.&lt;br /&gt;Bundan birkaç yıl önce gene bir Türkiye turuna çıktığımızda o zamanki rotamız Marmara ve civar illeri idi. Adapazarı, Kocaeli, Bursa, Balıkesir derken Altınoluk’ta yazlıklarında sevgili eşi Mediha hanım, oğulları Alper, İstanbul hanımefendisi saygıdeğer annesi ve babası ile birlikte baldızı ile de kısa da olsa zaman geçirmiş, geçmişi anıp hasret gidermiştik.&lt;br /&gt;Oradan ayrılıp Keşan’da görev yaptığı hastanede buluşmuş, ısrarı ile (iyi ki) bir yerlerde bir masa etrafında çok güzel anlar yaşamıştık.&lt;br /&gt;Gene aynı yazlıkta birkaç sene sonra Ege turumuzu esnasında Altınoluk’a kadar çıkıp bir ev kiralamış güzel bir sabah kahvaltısında anılarımızda yer eden sohbetlerde bulunmuştuk.&lt;br /&gt;Bugün ise gönül dostumuz, aile dostumuz, sevgili arkadaşım Dr. Engin Karaşin’in bir kalp krizi ile hayata veda etmiş olduğun öğrenmem içimi acıttı, yaktı….&lt;br /&gt;Şu son bir ay içinde değer verdiğim sevdiğim artık sayısını tutmak istemediğim miktarda yakın gördüğümüz dostlarımızı kaybettik. Bu sefer öyle kötü oldum ki…&lt;br /&gt;Benim de kalp rahatsızlığım dolayısıyla geç haber vermelerine rağmen bizim için yeni şiddetli bir haber oldu !...&lt;br /&gt;Sonraki birkaç saat nasıl geçti bilmiyorum…&lt;br /&gt;Sevgili Dr. Engin Karaşin, sen bizler için dost ötesi bir gönül arkadaşıydın, sevgi dolu, sır küpü, güzel sesi ile Türk Sanat Müziği icra ederken dinleyenlere verdiğin haz ile anılarımızda ettiğin yer daim olacak. Her anışımızda kulaklarını çınlatacağız…&lt;br /&gt;Değerli ve sevgili ailesine, O’nu seven dostlarına sabır, metanet diliyor, kendisine Allah’tan Rahmet ihsan etmesini dua ediyoruz…&lt;br /&gt;Kendine iyi bak demeyi çok isterdim!…&lt;br /&gt;Hoşça kal Dostum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4568062233856696?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4568062233856696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4568062233856696&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4568062233856696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4568062233856696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/sevgili-dr-engin-karasin-hosca-kal.html' title='Sevgili Dr. Engin Karaşin … Hoşça kal Dostum…'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2092932109418540432</id><published>2010-09-09T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-09-09T00:01:00.265+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Tokat yolu kümbet ve han</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Tokat yolu kümbet ve han&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Mübarek Ramazan Bayramınız kutlu olsun, Allah her seneye sağlıkla ulaşmayı nasip etsin...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-8b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354326411&amp;amp;site=widget-8b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326411&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-8b.slide.com/p1/576460752354326411/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326411&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326411&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2092932109418540432?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2092932109418540432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2092932109418540432&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2092932109418540432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2092932109418540432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/tokat-yolu-kumbet-ve-han.html' title='Tokat yolu kümbet ve han'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7286726091854770845</id><published>2010-09-07T00:01:00.000+03:00</published><updated>2010-09-07T00:01:00.329+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Tokat'tan Manzaralar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tokat'tan Manzaralar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-65.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354326373&amp;amp;site=widget-65.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326373&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-65.slide.com/p1/576460752354326373/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326373&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326373&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7286726091854770845?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7286726091854770845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7286726091854770845&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7286726091854770845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7286726091854770845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/tokattan-manzaralar.html' title='Tokat&apos;tan Manzaralar'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6462062705962529383</id><published>2010-09-05T00:01:00.004+03:00</published><updated>2010-09-05T00:01:00.084+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pozantı Şekerpınarı ve ÇIFTEHAN Kaplıcaları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pozantı Şekerpınarı ve ÇIFTEHAN Kaplıcaları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-53.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354326355&amp;amp;site=widget-53.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326355&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-53.slide.com/p1/576460752354326355/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326355&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354326355&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pozantı Şekerpınarı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adana Ankara yolu üzerinde Pozantı ile Çiftehan arasında koca bir dağı yarığından buz gibi bir su kaynağı vardır. Hemen yanında da bir tesis bulunur. Yıllardır buradan geçerken muhakkak uğrar mola verir buz gibi suyundan içeriz.&lt;br /&gt;Bu sefer de uğradık, burada aklımda yanlış kalmadıysa Çakıt deresi üzerinde kaynaktan çıkan su ile kesiştiği noktada yapılan eski bir köprünün yenilendiği de gördük.&lt;br /&gt;Şimdilerde ise yeni yapılan duble yol nedeni ile bu kısmın üzerinde geçiyor yukarıdan seyrediyor ama ne yazık ki iniş ve giriş yok !...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇIFTEHAN ve TARIHÇESI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerpınarı’ndan çıkıp yola devam edince yol üzerinde bulunan Çiftehan’a da uğrar, buradan elma ve üzümden yapılan pestil elmadan geçmeyiz. Kaplıcaları da eskiye oranla daha düzenlenmiş ve düzgün yapılanma ile ilgi çekici olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KLEOPATRA'DAN GÜNÜMÜZE CIFTEHAN&lt;br /&gt;Çiftehan adini kasaba girişindeki iki handan aldığı söylenmektedir. Anadolu'nun bati kapısı olan Çiftehan: sıcak su kaynakları nedeni ile m.ö ilk çağlarda başlamak üzere dikkatleri çekmeye başlamıştır. Bu güne kadar sıcak su kaynağının ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir ilk olarak m.ö 324 yılında kral Ömer Niğde ilini topraklarına katması ardından Çiftehan sıcak suyu ile dikkatleri çekmiştir. Bu dönemde güvenlik nedeni ile Çiftehan merkezinde bir yapılanma oluşmasına rağmen Çiftehan'ın görev ve amaçları ve tepelerinde yeraltı kaya tabyaları yaptırmıştır. Bölge eti Frig ve Roma dönemlerine yerleşim yeri olmuştur.&lt;br /&gt;Roma imparatorluğu döneminde Kapadokya'nın en önemli eyaleti olması nedeni ile Çiftehan bir önemli kapı görevini görmüştür. Bölgede yapılan arkeolojik kazılara göre etiler zamanından beri yerleşme sahası olarak kullanılmıştır.&lt;br /&gt;Mısır kraliçesi Kleopatra'nın Tarsus’ta yasam sürerken sık sık bu kaplıcaya gelerek uzun süre kaldığı suyun gençleştirici, güzelleştirici ve dinlendirici etkinliklerinden faydalandığı söylenmektedir. Çiftehan kaplıcalarının eski havuzun temel kısmı roma dönemine aittir. Bu gün ayakta bulunan ve kullanılmakta olan havuzlu banyolar Selçuklu Türkleri zamanında yapılmıştır. Havuzlu banyo Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşımaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roma imparatorluğu döneminde Antakya ardından hıristiyanlığın Toros dağlarını aşıp tutunduğu en önemli yerleşim birimi Çiftehan ve Ulukışla kesimleridir. Hıristiyanlığın ilk ve önemli yerleşim birimleridir. Bizans döneminde Çiftehan Sasani ve Arap akınlarına maruz kalmıştır.&lt;br /&gt;Bizans imparatorları ülkenin doğu kesimini özellikle Toros geçitlerinin ağzında bulunan Çiftehan ve ardındaki Niğde koruma ve vuruş haline getirmek amacı ile burada önemli askeri üsler kurulmuştur. Ulukışla ve Çiftehan arasına kurulmuştur. Ulukışla ve Çiftehan arasına LÜLÜ kenti kalesi ve mağara tabyaları inşaa edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6462062705962529383?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6462062705962529383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6462062705962529383&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6462062705962529383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6462062705962529383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/pozant-sekerpnar-ve-ciftehan-kaplcalar.html' title='Pozantı Şekerpınarı ve ÇIFTEHAN Kaplıcaları'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8441489115814992600</id><published>2010-09-03T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-09-03T00:01:00.282+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya - Prina yakıtı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antakya - Prina yakıtı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-c6.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354321350&amp;amp;site=widget-c6.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354321350&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-c6.slide.com/p1/576460752354321350/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354321350&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354321350&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Prina zeytinyağı fabrikalarının bir artığı olup, Akdeniz ülkelerinde görülen önemli bir biyokütle çeşididir. Prina düşük maliyetle oldukça büyük miktarlarda elde edilebilir. Bitkisel yağlar ve prina, kükürt içermeyen alternatif yakıtlar olarak dikkate alınabilir. Prina aslında bir atık madde olduğu için diğer atıklar gibi uygun ve kabul edilebilir bir kullanım olmaması halinde problemler yaratabilir. Enerji üretiminde verimli ve uygun bir şekilde prina kullanımı iki probleme birden çözüm sağlamaktadır; temiz enerji üretimi ve zeytinyağı tesislerinin atığı olan bu maddenin tekrar kullanımı.&lt;br /&gt;Ortalama olarak 100 kg zeytinden 15-22 kg zeytinyağı ve 35-45 kg prina elde edilebilmektedir.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8441489115814992600?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8441489115814992600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8441489115814992600&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8441489115814992600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8441489115814992600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/antakya-prina-yakt.html' title='Antakya - Prina yakıtı'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6051068485905027098</id><published>2010-09-01T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-09-01T00:01:00.782+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya Demirköprü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antakya Demirköprü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-3f.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354304575&amp;amp;site=widget-3f.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354304575&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-3f.slide.com/p1/576460752354304575/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354304575&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354304575&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/p&gt;Küçük halamın damadının köyü olan, Suriye sınırına oldukça yakın bulunan köye davetliydik. Cümbür cemaat toplanıp gittik. Bahçede bulunan birçok değişik meyve ağaçları arasında toprakla sıvanmış kara kovanlarda arılar bal yapmakla uğraşırken, tandırda yapılan biberli ekmekler, fırınlanmış közlenmiş patlıcanlar domatesler ve biberlerle yapılmış olan patlıcan salatası, kuru kabak, salatalık, patlıcan ve dolmalık biberlerden yapılmış olan bol acılı ve ekşili dolmalarda sofrayı süslüyordu. Yıllardan sonra salatalık dolmasını yemek bizlere güzel bir sürpriz oldu.&lt;br /&gt;O kadar insana, mecburen, yetti…&lt;br /&gt;Yemekten sonra etrafı dolaşmaya çıktık, sınırın diğer tarafında Salkin, İskat, İdlıp kentleri ve Çekara köyü gözle görülebiliyordu. Ekilmiş olan pamuk tarlaları artık çiçeğe dönmeye başlamıştı.&lt;br /&gt;Gene burada Suriye ile Türkiye sınırında Yarseli Barajının ortak kullanılan pompa istasyonu da bulunuyor.&lt;br /&gt;Köy içinde küçük bir pazar yerel ürünlerin alış verişinde taze ürünlerin bulunup alınması için kurulmuştu.&lt;br /&gt;Gece olunca sınırın her iki tarafında bulunan yerleşim yerleri ışıl ışıl seyredilebiliyordu.&lt;br /&gt;İşte, güzel bir günün hatırası olan resimler…&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6051068485905027098?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6051068485905027098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6051068485905027098&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6051068485905027098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6051068485905027098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/09/antakya-demirkopru.html' title='Antakya Demirköprü'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1311385660488978433</id><published>2010-08-30T00:01:00.005+03:00</published><updated>2010-08-30T20:56:31.395+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya Atçana – Alalakh</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antakya Atçana – Alalakh&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-03.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354241027&amp;amp;site=widget-03.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354241027&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-03.slide.com/p1/576460752354241027/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354241027&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354241027&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;strong&gt;Hatay'ın neresini kazarsanız bir tarih çıkar. Hatay'ın neresine bakarsanız "Cennerin izlerini görürsünüz. Hatay'ın hangi kapısını çalarsanız sizi farklı bir kültür karşılar. Hatay, sadece Hatayııları değil, bu ülkenin tüm yurttaşlarını, tarihte de bütün kavimleri bağrına basmış ender kentlerden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antakya'dan yola çıkıp Reyhanlı'ya doğru gittiğiniz zaman kuzeyde uzanan Amik ovasını, biraz yukarılara doğru bakarsanız Amanosları görürsünüz. Yolun Güney bölgesinde ise Suriye sınır bölgesindeki köyler ve zeytin ağaçları gözünüzün önünden hızla geçer. Amik Ovası'nda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tarlalar arasında yükselen toprak tepeler, bu tepelerin yakınlarında ağaçlar arasında yemyeşil köyler görürsünüz. Höyükler, yani tarihin toprak altında saklandığı kasalar geçmişten, yemyeşil köyler ise günümüz hayatından kesitleri gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amik ovasında yer altında saklı tarih kasaları "Höyükler"de ilk kazılar British Museum adına 1936-1939 ve 1946-1949 yıllarında Sir Leonard Woolley tarafından yürütülür. 1912 yılında Karkamış'a kazılar yapmak üzere gelen Leonard Woolley, bu kazılar sırasında yakın arkadaşı ve meslektaşı (sonradan ünlü ingiliz casusu Arabistanlı Lawrence olarak tarihe geçen) Lawrence ile birlikte bir kaç kez Antakya'yı ziyaret edip araştırmalar yapar. Karkamış'ta elde ettiği bulgular Woolley'in tüm dikkatini daha önce ziyaret ettiği Antakya'ya yöneltir. Ege uygarlıkları ile Mısır ve Mezopotamya uygarlıkları arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak amacıyla, 1937 ilkbaharında ekibiyle birlikte Teli Atçana'ya gelir. Kazı alanının yanındaki eve yerleşirler. Daha sonraları, arkeolog Max Mallowan, 1930'da evlendiği eşi ünlü romancı Agatha Christie ile beraber, hocası Woolley'i ziyaret amacıyla Atçana'ya gelirler ve bugün harabe halinde olan bu evde bir süre kalırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Woolley'e yakın tarihlerde, 1932-1938 yılları arasında Chicago Üniversitesi'nden Robert Braidwood ve ekibi tarafından yapılan araştırmalarda 178 adet höyük keşfedilmiştir. 1995 yılında Chicago Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kutlu Aslıhan Yener ve ekibi tarafından başlatılan çalışmalar, 2003 yılından itibaren T.C. Kültür Bakanlığı ve Mustafa Kemal Üniversitesi desteğiyle devam etmektedir. Bugün tüm Hatay'da belirlenen höyük sayısı 346'ya ulaşmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kazılardan en önemlisi ve hala keşfedilmeyi bekleyen Alalakh (Teli Atçana), Amik Ovası'nda, Asi nehri kıyısında yer alan 750 x 325 m boyutlarında ve 9 m yüksekliğinde büyük bir höyüktür. Bu höyükte 17 saray katmanı tespit tespit edilmiş, bugüne değin ulaşılan 7 adet saraydan çeşitli Orta ve Geç Tunç çağı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Üstten başlayarak 7. tabakada Yamkhad Kralı Yarim-lim'e (M.Ö. 18. yüzyıl) ait sarayın bulunduğu Alalakh'ın, Yamkhad Krallığı'na bağlı Mukiş ilinin yönetim merkezi olduğu, daha üstte ki 4. tabakada ise Nikmepa'ya ait (MÖ 15./14 yüzyıl) sarayın bulunduğu Alalakh'ın ise Mittani devletine bağlı küçük bir Hurri krallığının başkenti olduğu anlaşılmıştır. Alalakh, M.Ö. 1370 yılında Hititler'in güçlü kralı i. Şuppiluliuma tarafından ele geçirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alalakh kazılarını yürüten Prof. Dr. K. Aslıhan Yener büyük bir tutkuyla kazı alanını hem anlatıp, hem dosyasındaki bilgileri bizimle paylaştıkça, şu an üzerinde bulunduğumuz höyüğün ve nicelerinin, tarihin aydınlatılması açısından ne kadar önemli olduğunu öğreniyoruz. Amik Ovası'nda bir kaçı dışında henüz dokunulmamış yüzlerce höyük olduğunu, bunların koruma altına alındığını da bu arada çalışmalarda gözlemci olarak bulunan bakanlık yetkilisi anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K. Aslıhan Yener, Mustafa Kemal Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Anadolu tarihi ile ilgilenen yabancı üniversitelerden aldığı destekle Hatay'ın en önemli ören yeri olan Teli Atçana höyüğünde toprak altında keşfedilmeyi bekleyen 10 sarayın en sonuncusuna ulaşmayı amaçlıyor. Onun, Teli Alalakh konusunda yazacağı kazı raporunu şimdiden merakla bekliyoruz. Şippiluliuma ile ii. Ramses arasında nasıl bir savaş yaşandı? Kim kazandı? Fırtına Tanrısı'nın o dönemde yaşayan insanların üzerindeki etkisi ne idi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K. Aslıhan Yener; kazı alanının açık hava müzesi haline getirilmesi ve turizme açılmasını beklediklerini söylerken, Ortadoğu'nun önemli yerleşkelerinden biri olan Teli Atçana'da elde edilen buluntuların kayıtları için kazı ekibi harıl harıl çalışmaya devam ediyordu. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hatay.gov.tr/gezilecekyerler/Alalakh/Alalakh.asp"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;http://www.hatay.gov.tr/gezilecekyerler/Alalakh/Alalakh.asp&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1311385660488978433?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1311385660488978433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1311385660488978433&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1311385660488978433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1311385660488978433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/antakya-atcana-alalakh.html' title='Antakya Atçana – Alalakh'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8921754364814876387</id><published>2010-08-28T00:01:00.003+03:00</published><updated>2010-08-28T14:23:33.898+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Çevlik – Samandağ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Çevlik – Samandağ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-bf.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354240959&amp;amp;site=widget-bf.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240959&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-bf.slide.com/p1/576460752354240959/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240959&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz… &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240959&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;Samandağı’na bağlı Kapısuyu köyünün üç mahallesinden biri olan Çevlik’te turizm sezonu boyunca denizden yararlanılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8921754364814876387?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8921754364814876387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8921754364814876387&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8921754364814876387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8921754364814876387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/cevlik-samandag.html' title='Çevlik – Samandağ'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8156241378402839276</id><published>2010-08-26T00:01:00.004+03:00</published><updated>2010-08-26T17:09:41.612+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Beşikli Mağara (Antakya - Samandağ - Çevlik)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Beşikli Mağara&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(Antakya - Samandağ - Çevlik)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Titus Tüneli'nin deniz tarafındaki girişine göre sağ tarafta, 100 m kadar uzaklıkta kaya mezarları vardır. Burada kayalara oyulmuş mağaraları içinde bulunan çok sayıda mezarın en çok ilgi çekeni, çukurun tabanındaki geniş mağaradır. İçinde çok sayıda mezar bulunan bu mağara diğerlerinden farklı yapılmış yüksek ve gösterişli bir mezar yüzünden halk arasından ''Beşikli Mağara'' olarak anılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-4b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354240843&amp;amp;site=widget-4b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240843&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-4b.slide.com/p1/576460752354240843/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240843&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240843&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Beşikli Mağara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samandağ Çevlik köyünde deniz kenarında 300 hektarlık alana yayılan "Seleukeia Pieria" ya da bir diğer söylenişle "Pieria'daki Seleukeia" antik kentinin en önemli kalıntılarından birisi olan Beşikli Mağara tamamen kayaya oyulmuş mezar kompleksidir. Yöre halkı tarafından mezar adasının içinde yan yana aynı boyutlarda işlenerek biçimlendirilmiş üzeri düz çatılı iki taş sandukalı mezardan ötürü Beşikli Mağara olarak adlandırılmıştır. 18. ve 19. yüzyıl seyyahlarınca seyahat kitaplarında Krallar Mezarı olarak tanımlanmış, W.Bartlett tarafından gravürleri çizilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezar adasının bulunduğu alan, eski çağda ölüler şehri olarak adlandırılan bir nekropol (mezarlık) alanı olarak düzenlenmiş, mezar adasının bulunduğu kayalık yamacın kuzey, doğu ve güney yanında kayalık içine işlenmiş mezar odaları çevrelenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezar alanına giriş batı yanda bulunan merdivenlerle sağlanmıştır. Bu merdivenlerin bir kısmı halen görülebilmektedir. Beşikli mağarada 1938 yılında Amerikan - Fransız kazı heyeti tarafından kazı temizlik çalışması yapılmış ve mezar anıtının çok eski çağlarda soyulduğu ve tahrip edildiği anlaşılmıştır. 1998 yılında ve 2002 yılından bu yana Yrd. Doç. Dr. Hatice Pamir başkanlığından yürütülen arkeolojik çalışmalar sonucunda anıtın ayrıntılı belgeleme çalışması yapılmış ve Samandağ Kaymakamlığı'nın destekleri ile alanın çevre düzenlemesi gerçekleştirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşikli Mağara olarak adlandırılan anıt mezar, birbirine bağlantılı dört mekandan, tabana ve yan duvarlara oyulan toplam 93 mezar yatağından oluşmaktadır. Önde yer alan giriş mekanının cephesinde 4 sütunlu ve üç girişli cephe düzenlemesi yer almaktadır. Ön giriş mekanı küçük dikdörtgen planlıdır ve iki ana mekanı açılmaktadır. Mekanın tavanı üç bölümlü olarak tasarlanmış, her bir bölümün köşeleri kabartma istiridye, yan kenarlarda ise kabartma sarmaşık dalı motifi ile süslenmiştir. Ön giriş mekanının tabanında ve batı yan duvarında mezar yatakları açılmış, mezar yataklarının üst kısmı kapatma plakaları ile kaplanmış olduğu anlaşılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön giriş mekanı, kuzeyde ve doğuda bulunan daha büyük boyutlu iki ayrı odaya açılmaktadır. Doğudaki odanın girişi, güney ve kuzey köşesinde kayadan oyulmuş yuvarlak gövdeli sütunlar ve bu sütunların üzerinde yükselen tonoz kemeri i kapı düzenlemesine sahiptir. Kareye yakın bir plana sahip doğu odanın merkezinde dört sütunlu merkezi alanın tavanı kabartma istiridye ve sarmaşık dalı motifi işlenerek bezenmiştir. Merkezde yer alan sütunlara ait gövdeler tahrip olmuş sadece iyon düzeninde kaide ve başlıkların az bir kısmı koruna gelmiştir. İki sütun başlığının yan yüzlerinde kabartma olarak işlenmiş daire içinde haç motifleri yer almaktadır. Doğu odada 23 adet tabana açılan mezar, 7 adet duvarda işlenmiş niş içinde mezar yatağı (arcosolium - Hıristiyan yeraltı mezarlıklarında sık rastlanan bir çeşit mezara verilen ad) yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğu odanın istiridye motifli tavanı.&lt;br /&gt;Odanın doğusundaki ve kuzeyindeki kayaç duvarların içine açılan mezar yataklarının tavanı tonozlu nişler şeklinde işlenmiştir. Bunlardan 2 mezar yatağı oldukça süslü işlenmiş; güneydoğu duvardaki mezar yatağının tavanı dışa açılan istiridye motifi, istiridye motifinin sonlandığı noktada 40 cm kalınlıkta içten dışa doğru üç kademede açılan kabartma bant kuşağı vardır. Tavan kasetine estetik bir şekilde katılan bu bantların üzerinde, sarmaşık dalı kabartması, dala konmuş kuş ve kertenkele, uçan kuş kabartması figürleri işlenmiştir. Oldukça tahrip olmuş olan figürler zorlukla seçilmektedir. Doğu duvardaki ikinci niş üzerinde ve kuzeybatı köşede yer alan mezar yataklarında da aynı bezeme düzeni görülür; fakat bantların üzeri işlenmeden sade bırakılmıştır. Doğu odanın kuzeybatı köşesi, daha küçük dörtgen bir odaya açılmaktadır. Bu odanın sadece kuzey ve doğu duvarında, üstü beşik tonoz çatılı iki arcosolium (Hıristiyan yeraltı mezarlıklarında sık rastlanan bir çeşit mezara verilen ad ) yer almakta, tabanda mezar yatağı bulunmamaktadır. Girişin kuzeyinde yer alan dörtgen planlı oda sade olarak işlenmiş ancak son derece ilginç bir mekan düzenlemesine sahiptir. Ön girişten açılan mekana, kayadan işlenmiş iki yanında iki pencere açıklığı bulunan bir kapıdan girilmektedir. Öte dünya için bir ev gibi planlanmış odanın merkezinde üzeri düz çatılı baldahin (tepelik,tenteli gibi) şeklinde tasarlanmış, doğu&amp;shy;batı aksı üzerinde birbirinden bağımsız duran iki sandukalı mezar yer almaktadır. 3.62 m uzunlukta, 1.50 m genişlikteki mezarların yüksekliği 1.93 m'dir. Bu mezarlar tamamen kayadan oyularak biçimlendirilmiş, tabandan 1.30 m yüksekliğe kadar lahit teknesi, lahit teknesinin dört köşesinden yükselen dörtgen köşeli sütunlar ve sütunların üzerinde yer alan düz çatılıdır. Sütunların arasındaki boşluklar beşik kemeri i pencereler şeklinde biçimlendirilmiştir. Yöre halkının beşiğe benzettiği bu sandukalı mezarlarda ve odanın diğer kısımlarında hiçbir süsleyici öğe kullanılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odanın kapı şeklinde giriş duvarı hariç, tüm duvarların yan yüzlerine mezar yatakları (arcosolium) işlenmiştir. Keza, odanın tabanına tamamen mezar yatakları açılmıştır. Bu oda, batısında bulunan bir diğer odaya açılmaktadır. Dörtgen planlı odanın duvarlarına ve tabanına mezar yatakları açılmıştır. Kuzeydeki bu odada duvarlarda ve tabanda olmak üzere toplam 52 adet mezar tespit edilmiştir. Mezarların üzerlerinin kaplama taş plakalar ile kapatıldığı ele geçen kalıntılardan anlaşılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 mekanlı olarak işlenmiş bu mezar odası Hipogeum olarak adlandırılan yeraltı mezar odalarına, genel düzenlenişi bakımından benzerlikler göstermektedir. Hipogeum mezar odaları Hellenistik dönemden beri yakın doğuda sık kullanılmış bir mezar tipidir. Bu mezarlarda mezar yatağı (locu/i) sayısı 250'ye kadar çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarda mezara ait bir yazıt ele geçmemiştir. 1930'lu yıllarda yapılan temizlik çalışmalarında ve 2005 yılında Hatay Arkeoloji Müzesi elemanları ile birlikte yapılan temizlik çalışması sırasında mezar anıtına ait buluntular mezar anıtının kullanımını en erken Roma dönemine M.S.1 yy'a tarihlendirmemize olanak sağlamaktadır. Keza nekropol alanının doğusundaki mezar anıtlarında da M.S. 1. yy'a ait olabilecek malzemeler ele geçmiştir. Beşikli Mağara içinde yer alan çeşitli kabartmalar, haç motifi gibi veriler anıtın Hıristiyanlık döneminde de kullanıldığını yansıtmaktadır. Tüm bu verilerin ışığı altında Beşikli Mağara nekropol alanı M.S.1. - 7. yy arasında kullanılmış bir nekrapol alanıdır. Böylesine büyük ve diğer nekropol alanlarından ayrılmış kendi içine kapalı bir alan olarak kullanılmış olması, bu mezar anıtının daha çok şehrin önde gelen kişileri için ya da kentin önde gelen ailesine ait bir aile mezar odası olarak kullanılmış olduğunu düşündürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün büyük ölçüde modern tahribata ve doğal tahribata açık olan mezar anıtının günümüzden çok öncesinden itibarecı tahrip görmüş olduğunu; seyyahların seyahatnamelerinde adı geçen Beşikli Mağara mezar anıtının en azından 18. yüzyıl öncesinde tamamen açılmış ve soyguncular&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tarafından talan edilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Antik kayıtlara göre M.S. 6". yüzyılda yaşanan iki büyük deprem felaketi ile yerle bir olan kentten günümüze kalan en önemli kalıntılardan biri olan Beşikli Mağara genel düzenlenişi ile nadir bir eserdir. Seleukeia Pieria'nın Roma döneminde Doğu Akdeniz'in iki büyük liman şehrinden birisi olduğuna, Antik kaynaklara göre zenginliği ve refahı ile birçok kenti geride bırakmış bir kent olduğuna tanıklık eden bu anıt, kentin gücünü ve özgün yaratıcılığını yansıtan bir eser olarak değerlendirilmelidir. Bizlere miras kalmış olan bu anıt çok daha fazla özen ve ilgiye layık bir eser olarak gelecek kuşaklara aktarılmayı fazlasıyla hak etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd.Doç.Dr. Hatice Pamir&lt;br /&gt;M.K.Ü. FenEdebiyat Fak.Arkeoloji Bl.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:Hatay aylık kültür ve keşif dergisi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hatay.gov.tr/gezilecekyerler/besiklimagara/besiklimagara.asp"&gt;&lt;strong&gt;http://www.hatay.gov.tr/gezilecekyerler/besiklimagara/besiklimagara.asp&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8156241378402839276?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8156241378402839276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8156241378402839276&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8156241378402839276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8156241378402839276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/besikli-magara-antakya-samandag-cevlik.html' title='Beşikli Mağara (Antakya - Samandağ - Çevlik)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4512820297173665518</id><published>2010-08-24T00:01:00.003+03:00</published><updated>2010-08-24T00:01:00.803+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Titüs tüneli (Antakya - Samandağ - Çevlik)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Titüs tüneli&lt;br /&gt;(Antakya - Samandağ - Çevlik)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e6.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354240742&amp;amp;site=widget-e6.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240742&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-e6.slide.com/p1/576460752354240742/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240742&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT: Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354240742&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tarihi kayıtlara göre, "dünyanın ilk tüneli" olarak tanımlanan Titus Tüneli, Roma döneminde dağlardan inen suların sürüklediği tortuların limanı doldurmasını önlemek için çalışmalara İmparator Vespasianus (MS.69-79) zamanında başlanmış, oğlu İmparator Titus (MS.79-81) zamanında da tamamlanmıştır. Bu çalışma sonucunda da limanın dolması önlenmiştir. Bu mühendislik harikası olan tünel, 1000 kişilik esir ordusu tarafından 10 yıl boyunca çalışılarak açılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tünel Titus zamanında tamamlandı ve derenin önü bir duvarla kapatılarak sel suları , yüksekliği 7 mt. genişliği 6 mt olan bu tünel vasıtası ile uzaklara akıtıldı, böylece limanın dolması engellenmiş oldu. 130 m'si tünel, kalanı açık kanal halinde olan tünelin uzunluğu girişten Çevliğe kadar 1380 m'dir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde tünelin üzerinde blok taşlardan yapılmış, bugün de kullanılabilir durumda olan tek kemerli bir Roma köprüsü bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titus Tüneli'ni gezerken ıslak olan zemine dikkat etmek gerekmektedir. özellikle kapalı olan 130 metrelik kısım oldukça karanlık ve kaygandır. Tünel içerisine girildiğinde biraz beklenip gözlerin karanlığa alıştırılması gerekmektedir. Tünel kenarının sağ tarafında bulunan kanalın kenarında el yordamı ile ilerlemeye çalışılmalıdır. Ve mutlaka bir el feneri bulundurmakta fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;Samandağ, M .Ö. 310’da Seleukosların kurduğu önemli bir liman kentidir. İlk yerleşimi Paleolitik çağda başlamış olan Seleucia Pieria antik kenti, devletin liman kenti, Antakya ise başkenti olmuştur. Seleukos Roma döneminde donanma üssü olarak kullanılmıştır.&lt;br /&gt;Samandağ'ın eski adı, Seleucia Pieria'dır (Selefkiye). Makedonyalı Büyük İskender'in fetihlerinden sonra, İskender'in komutanlarından biri olan Seleucus Nicator tarafından kurulmuştur (M.Ö.300 civarı) ve adını kurucu hanedandan alır. İskender'in ölümünden hemen sonra imparatorluğu parçalara ayrılmış ve haleflerden biri Lübnan, Filistin ve Suriye'yi de içine alan Selevkos İmparatorluğu olmuştur. Ancak bu imparatorluğun topraklarında birçok "Seleucia" kurulmuştu (Birisi bugün Mersin'in ilçesi olan Silifke, bir diğeri Mezopotamya'da Dicle Nehri kıyısındaki bir diğer Seleucia).&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4512820297173665518?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4512820297173665518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4512820297173665518&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4512820297173665518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4512820297173665518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/titus-tuneli-antakya-samandag-cevlik.html' title='Titüs tüneli (Antakya - Samandağ - Çevlik)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-9191205329861802101</id><published>2010-08-22T00:01:00.003+03:00</published><updated>2010-08-22T00:01:00.238+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Teknepınar (Batıayaz) - Hz. Musa Ağacı - Vakıflı Köyü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Teknepınar (Batıayaz) - Hz. Musa Ağacı - Vakıflı Köyü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-af.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354240687&amp;amp;site=widget-af.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Musa Dağı'nın eteklerinde kurulmuş, Samandağ ilçesine bağlı bir köydür. Samandağı ilçesine 10, Antakya merkeze 20 km uzaklıktadır. Yaklaşık Nüfusu 2000 olmakla birlikte yaz aylarında daha kalabalıklaşır. Temiz havası, kaynak suları ve doğal güzelliklerinin yanısıra kültürel anlamda da zengin eserlere sahip bir yayla köyüdür. Eski bir Ermeni kilisesi, cami avlusunda 1000 yıllık bır çınar ağacı ve eski Ermeni yapıları bulunmaktadır. Çağlayan ve Karapınar mesire yerleri kayaların altından çıkan buz gibi sularıyla tanınmıştır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hz. Musa Ağacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hıdırbey Köyü'nün merkezindedir. Samandağ'dan dar bir asfalt yol ile ulaşılır. Devasa bir çınar ağacıdır. Ağacın gövde çapı 7.50 metre, çevresi 20 metre, yüksekliği ise 17 metredir. Ağacın dalları yaklaşık 1.5 dönümlük bir alanı kaplar. Ağacın içi oyuktur. Ağacın içine girip çıkmak mümkündür. Bu sayede ağacın içi “çaputlu ziyaret”e dönüşmüştür. Ağacın öyküsü ise şöyledir: Hz. Hıdır ve Hz. Musa denizden çıkarlar ve birlikte Hıdırbey Köyü'ne gelirler. Hz. Musa asasını su kenarına koyar ve buradan su içer. Daha sonra yoluna devam ederek kendi adı ile bilenen Musa Dağı'na çıkar. Döndüğünde asasının yeşerdiğini görür. O yeşeren ağacın bu ağaç olduğu söylenir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Vakıflı Köyü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35 hane ve 160 nüfuslu eski bir Ermeni köyüdür. Kendine has özellikleriyle, her yıl Ağustos ayının ikinci Pazar’ında kutlanan Meryem Ana Yortusu ve üzüm bayramıyla ünlüdür. Bu zamanda dünyanın çeşitli yerlerinde gelen misafirlerin de katıldığı şenlikler yapılır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-9191205329861802101?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/9191205329861802101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=9191205329861802101&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/9191205329861802101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/9191205329861802101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/teknepnar-batayaz-hz-musa-agac-vakfl.html' title='Teknepınar (Batıayaz) - Hz. Musa Ağacı - Vakıflı Köyü'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-165786656434588982</id><published>2010-08-20T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-08-20T00:01:00.376+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Affan Kahvesi, Haytalı ve Eski Antakya</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Affan Kahvesi, Haytalı ve Eski Antakya&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-66.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354194022&amp;amp;site=widget-66.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;**&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Alıntı Bilgi Notu:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Affan Kahvesi ve Haytalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Affan Kahvesi ve Haytalı Bazı tatlar vardır; ismi anılınca bir şehri hatırlatır, bir terim olarak da özünde sayısız kavramlar taşır. Bugün bir efsane haline gelmiş, aslında Adana kültürünün bir parçası olan "bicibici" ya da yerel adıyla "haytalı"nın Hatay'da markalaşmış adresini ziyaret ediyoruz. inci Kıraathanesi, 1930 yılında Fuat Sahillioğlu tarafından yaptırılan iki katlı taş binanın alt katındadır. Yapımında Halep'ten gelen işçi ve ustaların emeği olan kahveye, Kurtuluş Caddesi üzerinde Aftan Mahallesi'nde olduğundan Aftan Kahvesi de denmektedir. Kahve, kuruluşundan bu yana Sahilli Ailesi fertlerince işletilmektedir. Kahvenin içindeki kalabalık arasından, son derece sessiz ve huzur verici bir mekan olan botanik bahçesine girdiğinizde sizi su şıkırtıları ve birkaç masa karşılar. Asma dallarının gökyüzünü kapattığı, sarmaşıkların duvarları tamamen kapladığı, küçücük havuzunda suların şıkırdadığı bu şirin bahçe, şehrin gürültüsünden ve kalabalıktan uzaklaşmak iseyenler için bire bir. Sarmaşıkların ulaşmadığı diğer duvarında ise eski Antakya fotoğrafları sergilenmektedir. Neredeyse her Antakyalının tanıdığı Aftan Kahvesi'ni özel kılan şeylerden biri de elli yılı aşkın bir süredir aynı lezzette sunulan haytalısıdır.&lt;br /&gt;Ferdi Numan Sahilli ile Affan Kahvesi ve haytalı üzerine sohbet ediyoruz. Numan Bey, haytalılarını bu kadar lezzetli ve farklı kılan sırrı tam olarak vermese de, birkaç ipucunu bizimle paylaşıyor "Üretiminde süt, nişasta ve gül şurubu kullanılan haytalının tam lezzetine varmak için bekletilmeden yenmesi gerekir. Aksi taktirde haytalı sertleşir ve şurubundaki yoğun gül kokusu havaya karışır" diyen Numan Bey, kullanılan malzemenin kaliteli olmasının lezzeti artıran faktör olduğunu belirtiyor. Haytalıyı muhallebi, gül şurubu ve dondurmanın bütünleşmesi olarak tanımlayabiliriz. Mısır veya Suriye'den özelolarak getirilen vanilya ile yapılan muhallebi küçük küpler şeklinde kesilip, dondurma ve gül şurubuyla karıştırılarak bir kase içinde servis yapılıyor. Kasenin yanında verilen el yapımı kaşıklar ise sunuma ayrı bir özellik katıyor. Haytalı üretilmeye başlandığından bugüne müşterilerin hizmetinde tarihe tanıklık etmiş, artık üretilmeyen bu metal kaşıkların kaybolmaması için oldukça titiz davranılıyor. Haytalıya olan yoğun talebi karşılamak için çabaladıklarını söyleyen Numan Sahilli, birkaç şube açarak işi daha da büyütmek istediklerini ifade ediyor. Bu kültürü yaşatmanın hem kendilerine hem de Antakya'ya kazanımlar sağlayacağının bilincinde olduklarını, yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan kahvenin yoğun temposu na tüm çalışanlarla birlikte ayak uydurmaya çalıştıklarını ve çok yorulduklarını ancak, müşterinin memnun ayrıldığını gördüklerinde tüm yorgunlukların unutulduğunu da sözlerine ekliyor. bir mekan olması dolayısıyla zaman zaman film ve klip çekimlerinde sahne olarak da kullanılmıştır.&lt;br /&gt;Numan Bey'e Affan kelimesinin anlamını sorduğumuzda, Arapça bir sözcük olabileceğini, tam anlamını kendilerinin hatta amca ve dedelerin in de bilemediğini ancak, ma-affan kötü anlamına geldiğine göre affan herhalde iyi anlamınadır şeklinde bir yorum getiriyor.&lt;br /&gt;Aftan Kahvesi'nden haytalının içimize işleyen lezzetiyle ayrılırken bize sunulan ve bize ait olan lezzetlerin değerini bir kez daha hatırlıyor ve Hatay mutiağında yerini almış haytalıyı mekanında tatmanızı öneriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : Hatay Aylık Kültür ve Keşif Dergisi &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-165786656434588982?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/165786656434588982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=165786656434588982&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/165786656434588982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/165786656434588982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/affan-kahvesi-haytal-ve-eski-antakya.html' title='Affan Kahvesi, Haytalı ve Eski Antakya'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1178908968304629961</id><published>2010-08-18T00:01:00.003+03:00</published><updated>2010-08-18T00:01:00.457+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya Tadları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antakya Tadları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-44.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193988&amp;amp;site=widget-44.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193988&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-44.slide.com/p1/576460752354193988/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193988&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193988&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1178908968304629961?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1178908968304629961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1178908968304629961&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1178908968304629961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1178908968304629961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/antakya-tadlar.html' title='Antakya Tadları'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8117659732023021765</id><published>2010-08-16T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-08-16T00:01:00.396+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Hatay - Antakya Arkeoloji Müzesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hatay - Antakya Arkeoloji Müzesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-34.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193972&amp;amp;site=widget-34.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8117659732023021765?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8117659732023021765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8117659732023021765&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8117659732023021765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8117659732023021765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/hatay-antakya-arkeoloji-muzesi.html' title='Hatay - Antakya Arkeoloji Müzesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6003538445192216082</id><published>2010-08-14T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-08-14T00:01:00.710+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya Uzun Çarşı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antakya Uzun Çarşı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-32.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193970&amp;amp;site=widget-32.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193970&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-32.slide.com/p1/576460752354193970/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193970&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-32.slide.com/p2/576460752354193970/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193970&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6003538445192216082?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6003538445192216082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6003538445192216082&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6003538445192216082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6003538445192216082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/antakya-uzun-cars.html' title='Antakya Uzun Çarşı'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3933411176574162753</id><published>2010-08-12T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-08-12T00:01:00.359+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya yapı özellikler 2.nci Bölüm</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antakya yapı özellikler 2.nci Bölüm&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-2d.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193965&amp;amp;site=widget-2d.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193965&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-2d.slide.com/p1/576460752354193965/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193965&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193965&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3933411176574162753?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3933411176574162753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3933411176574162753&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3933411176574162753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3933411176574162753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/antakya-yap-ozellikler-2nci-bolum.html' title='Antakya yapı özellikler 2.nci Bölüm'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6569301784537797678</id><published>2010-08-10T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-08-10T00:01:00.294+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya yapı özellikler 1.nci Bölüm</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Antakya yapı özellikler 1.nci Bölüm&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-2b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193963&amp;amp;site=widget-2b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6569301784537797678?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6569301784537797678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6569301784537797678&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6569301784537797678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6569301784537797678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/antakya-yap-ozellikler-1nci-bolum.html' title='Antakya yapı özellikler 1.nci Bölüm'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2034392637012838827</id><published>2010-08-08T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-08-08T00:01:00.559+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antakya</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Antakya&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-29.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193961&amp;amp;site=widget-29.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193961&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-29.slide.com/p1/576460752354193961/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193961&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354193961&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2034392637012838827?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2034392637012838827/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2034392637012838827&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2034392637012838827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2034392637012838827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/antakya.html' title='Antakya'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4773792101427425395</id><published>2010-08-06T11:00:00.002+03:00</published><updated>2010-08-06T12:21:04.808+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Softa Kalesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Softa Kalesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mersin Bozyazı ilçesinin 10 km doğusunda, Mersin yolu üzerinde “Fidik” olarak isimlendirilen tepede bulunan kalenin kuruluş tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, Antik Çağlarda kalenin yapıldığı sanılmaktadır. Bizanslılar kaleyi kullanmış ve eklerle de genişletmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı döneminde de kullanılan kale, kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Sur duvarları ile su sarnıçlar, hamam kalıntıları günümüze gelebilmiştir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-23.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354193955&amp;amp;site=widget-23.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(NOT:&lt;br /&gt;Alt kısımda resimlerin üzerinde çıkan reklamı sağ üst tarafta bulunan ÇARPI işaretine basarak kapatabilirsiniz…)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;**&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mamure kalesi ile karşı karşıyadır. İkisi arsında yerin altından yol olduğu söylenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çift sıra inşa edilmiş surlarıyla dikkat çeken Softa Kalesi, İlçenin 10 km doğusunda Mersin yolu üzerinde “Fidik” denilen tepe üzerinde kurulmuştur. Eski çağlardan beri korsanlar ve Romalılar tarafından kullanılan kale, burçlu görünümünü Orta Çağ'da almıştı. Eski çağlarda onarım görmüş ve sonra Türkler tarafından kullanılmıştır. Surların içinde birkaç su sarnıcı ile Orta Çağ'a ait hamam kalıntıları bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Çok yüksek yerde olduğu için çıkılması biraz güçtür. Mamure (Anamur) kalesi ile yeraltından ve deniz içinden bir bağlantısı olduğu, yürüme yolu iki kaleyi birbirine bağladığı söylenmektedir. Tarihi eserin fazla olduğu söylentiler arasındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalenin içine inişin çok yüksek ve dipte olmasından dolayı içine kadar inilmesi zordur. Halk arasında esrarengiz kale olarak anılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rivayete göre: Altın aramaya çıkan 2 kişi, kaleye varır. Kalenin içine inmek için harekete geçer. Kendini halatla bağlayan kişi aşağıya inmeye, diğeri de yukarıda beklemek için anlaşır. Halata bağlanan aşağıya inmeye çalışır. Bayağı sarktıktan sonra iki yılanın tam çukura iniş yerinin bitiminde toprağa yakın kavga ettiğini görür ve uzun bir süre bekler. Ama bir Türlü yılanlar kavgayı kesmez. Onun üzerine yukarıya çıkar ve amacına ulaşamaz. Daha sonra denemelerde de aynı tabloyu görür. Bir daha denemez. Bu kalenin o bölümünün yılanlar tarafından korunduğu rivayet edilir. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4773792101427425395?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4773792101427425395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4773792101427425395&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4773792101427425395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4773792101427425395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/softa-kalesi.html' title='Softa Kalesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5883250636222003516</id><published>2010-08-03T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-08-03T00:01:00.095+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Mamure kalesi camii</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Mamure kalesi camii&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-68.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354171752&amp;amp;site=widget-68.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5883250636222003516?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5883250636222003516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5883250636222003516&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5883250636222003516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5883250636222003516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/mamure-kalesi-camii.html' title='Mamure kalesi camii'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6837599044222147964</id><published>2010-08-01T00:01:00.000+03:00</published><updated>2010-08-01T00:01:00.466+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Mamure kalesi</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Mamure kalesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-5d.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354171741&amp;amp;site=widget-5d.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6837599044222147964?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6837599044222147964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6837599044222147964&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6837599044222147964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6837599044222147964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/08/mamure-kalesi.html' title='Mamure kalesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1718964392755848360</id><published>2010-07-30T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-07-30T00:01:00.450+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Anamur Tekne Turu</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Anamur Tekne Turu&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-4b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354171723&amp;amp;site=widget-4b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171723&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171723&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171723&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1718964392755848360?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1718964392755848360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1718964392755848360&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1718964392755848360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1718964392755848360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/anamur-tekne-turu.html' title='Anamur Tekne Turu'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6796173344599521010</id><published>2010-07-28T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-07-28T00:01:00.158+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Anamurium 3</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Anamurium 3&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-40.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354171712&amp;amp;site=widget-40.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ören yerinin günümüze kadar gelen yapılarının çoğunluğu M.S. 1.yüzyıl sonrasına tarihlendiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geç dönemlere ait tiyatro, odeon, palaestra, hamam, su kemerleri, kiliseler görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Kentin dağa doğru olan yamacının bulunduğu alanda ise sayıları 350′ye varan mezarlıklar bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Anamur burnunun kuzeydoğu yakasında, ortalama 250 metre genişliğinde, güneyden kuzeye doğru uzanan 1700 metre uzunluğundaki eğimli bir arazi üzerinde Roma-Bizans kenti var. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6796173344599521010?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6796173344599521010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6796173344599521010&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6796173344599521010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6796173344599521010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/anamurium-3.html' title='Anamurium 3'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7983857729645119402</id><published>2010-07-26T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-07-26T00:01:00.168+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Anamurium 2</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Anamurium 2&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-3a.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354171706&amp;amp;site=widget-3a.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171706&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-3a.slide.com/p1/576460752354171706/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171706&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171706&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Anamurium &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Kentin ne zaman kurulduğuna dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı gibi, Roma imparatorluk Çağı öncesine giden kalıntılara da bugüne kadar henüz rastlanmamıştır.&lt;br /&gt;Fakat, ilk olarak Hititliler tarafından MÖ 12. yüzyılda kurulmuş olduğu sanılmaktadır.&lt;br /&gt;Kentin adı sadece bir liman listesinde geçtiği için, MÖ 4. yüzyılda var olduğu bilinmektedir.&lt;br /&gt;Anamurium'un adının "rüzgarlı yer" anlamında kullanıldığı da antik kaynaklarca ifade edilir.&lt;br /&gt;MS l. yüzyılda kentin çevresine ilk surların yapıldığı, bir süre Kommagene Kralı Antiochos'un (38-72) yönetimine bırakıldığı tarihi bilgiler arasındadır.&lt;br /&gt;Daha sonra, Romalılar’ın egemenliği altına girmiştir.&lt;br /&gt;Kıbrıs'a yakın olması nedeniyle, özellikle Romalılar zamanında bir ara istasyon konumunda olan Anamurium, aynı zamanda kara yoluyla Toroslar'daki en önemli Roma kentlerinden biri olan Germanikopolis (Ermenek) ile bağlantılıydı.&lt;br /&gt;Böylece, bölgedeki doğal kaynakların ihraç edildiği önemli bir ticaret kenti olmuştu.&lt;br /&gt;Anamurium, MS 260 da Sasaniler tarafından ele geçirilmiş.&lt;br /&gt;4. ve 5. yüzyıllarda korsanlar tarafında sık sık tahrip edilmiş.&lt;br /&gt;Bizans döneminde de piskoposluk merkezi olmuş.&lt;br /&gt;MS 650 yılında Arap akınlarına uğrayan kent, bu tarihten sonra terk edilir.&lt;br /&gt;12. ve 13. yüzyıllarda Anadolu Selçuklularının Mamure Kalesini ele geçirmelerinden sonra, bölge Türk egemenliğine girer.&lt;br /&gt;Anamurium 19. yüzyılda İngiliz Francis Beaufort'un Akdeniz'de yaptığı Keşifler sonucunda batı dünyasına tanıtılmıştır.&lt;br /&gt;1960 yılında Toronto Üniversitesinden Elisabeth Alfoldi Rosenbaum tarafından kazılar başlatılmıştır.&lt;br /&gt;Daha sonra Kanada'lı Prof. James Russel tarafından kazılar ve diğer bilimsel çalışmalar sürdürülmüş 2000 yılında kazılara son verilmiştir.&lt;br /&gt;Kalıntılar Anamurium kumsalından başlıyor ve tepeye doğru tırmanıyor.&lt;br /&gt;Anamurium kenti yukarı ve aşağı kent olmak üzere iki bölüme ayrılır.&lt;br /&gt;En göz alıcı yapıları surlar, 3 adet hamam, 60 m. genişliğinde tamamlanamamış bir tiyatro, 900 kişilik oturma yeri bulunan odeon (konser salonu) ve paleastra aşağı kenttedir.&lt;br /&gt;Liman Caddesi'nin her iki yanındaki kaldırımların belirli bölümlerinde yer yer zemin mozaikleri bulunmuş olup, bunların bir kısmı müzede sergilenmektedir.&lt;br /&gt;Müzede sergilenen mozaikler içerisinde; barışçı kral Isaah adına düzenlenmiş mozaikte, palmiyenin iki yanında yer alan leopar ve oğlak betimlemesi nekropol kilisesi tabanında bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nekropol (Şehir Mezarlığı)&lt;br /&gt;Kentin surları dışında kalan mezarlığı, Anadolu'nun en iyi korunmuş örneklerinden biridir.&lt;br /&gt;Tonozlu mezarların tek ve iki katlı örneklerinin bir kısmının duvarlarında freskler ve mozaikler bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Genel olarak mezarlarda lahit odası, ziyaret mekanı ve diğer eklenti mekanları yer alır.&lt;br /&gt;Beşik tonozlu en eski mezarların temelleri büyük kireç taşlarından inşa edilmiştir.&lt;br /&gt;Nekropol'de görülen ikinci mezar tipinde geleneksel plana eklenti mekanlar oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;Üçüncü mezar tipi ise bir bahçe içerisinde eski tip mezarlara yeni bir ünite olarak eklenmiş yapılardan Anamurium Nekropol meydana gelir.&lt;br /&gt;Bunların dışında edikula formunda, dört cephesi kemerli ve kesik koni biçiminde mezar tipleri de yer alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamam&lt;br /&gt;Anamurium’un en iyi korunmuş yapısı, Anamurium hamamı, Romalılar zamanında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Zemini mozaiklerle kaplı, iki katlı olan hamamın giriş kapısı önündeki yazıtta şöyle yazılıdır: "Hamama hoş geldiniz, iyi temizleniniz".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odeon&lt;br /&gt;Odeon, Anamurium harabeleri içerisinde, denizden 500 m uzaklıkta sol tarafta bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Roma tarzındaki oturma yerleri, yarım daire şeklinde taştan kademeli olarak yapılmıştır.&lt;br /&gt;Odeon'un orkestra yerinin tamamı mozaiklerle kaplıdır.&lt;br /&gt;Platformun her iki yanında "paradoi" veya "paradoks" denilen iki giriş kapısı bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Bu kapılar konser salonuna girişi sağladığı gibi sanatçıların da salona girişini sağlamaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiyatro&lt;br /&gt;Kentin yukarı kesiminde yer alan tiyatrodan günümüze sadece duvarlar kalmış.&lt;br /&gt;Surlar&lt;br /&gt;500 m genişliği ve 1.7 km uzunluğu olan kenti, çepeçevre surlar çevreliyor.&lt;br /&gt;Surlar, yolun sonunda tepeye kadar çıkıyor ve kentin akropolünü de çevreliyor.&lt;br /&gt;Surların bu bölümü oldukça iyi durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müze&lt;br /&gt;Müzede sergilenen Anamurium buluntularının en ilginç grubunu pişmiş toprak insan yüzlü yağ kandilleri oluşturur.&lt;br /&gt;Bunun dışında süs eşyalarından oluşan bronz ve kemikten yapılmış bazı mezar armağanları, Roma çağına ait olan tunçtan yapılmış tanrıça Athena biçimli bir kantar ağırlığı, Bizans çağına ait halk sanatını yansıtan çeşitli malzemelerden yapılmış objeler diğer önemli buluntular arasında yer alır.&lt;br /&gt;Anamurium kumsalı ünlü caretta caretta kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktıkları 17 Akdeniz kumsalından biri olma özelliğine de sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7983857729645119402?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7983857729645119402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7983857729645119402&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7983857729645119402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7983857729645119402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/anamurium-2.html' title='Anamurium 2'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5349401276007085572</id><published>2010-07-24T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-07-24T00:01:00.500+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Anamurium 1</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Anamurium 1&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-2f.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354171695&amp;amp;site=widget-2f.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171695&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-2f.slide.com/p1/576460752354171695/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171695&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354171695&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Anamurium 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antik dönemde Roma ve Yunan kenti, büyük bir ticaret merkezi bir liman şehriydi.Toroslardan kesilen keresteler limandan Akdeniz'in doğu medeniyetlerine Fenikelilere ve Mısır'a satılırdı.Zaman zaman korsan saldırılarıyla zor durumda kalan kent halkı iç bölgelere bugünkü Ören beldesine ve eski adı Çorak olan Anamur ilçe merkezine taşınınca kent terk edilmiş, Bizans'ın sona ermesiyle de kullanılmaz olup harabeye dönmüştür.11. yüzyılda yöreye gelen Türkler de kente ilgi göstermemişlerdir.Bugün kentte hala Odeon,hamam,zindan ve yüzlerce ev ve mozaikler sapasağlamdır. Odeon'da ara sıra konserler verilmekteymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;ANAMURİUM/ANEMOURİON Kenti antik KİLİKİA bölgesi kentlerinden.Konumu ve dokusu ile çok ilginç araştırmaların sonucu bir sürü soru işareti ile dolu, gezenleri ben dahil şaşırtan,çok etkileyici bir yerleşim...&lt;br /&gt;Prof.Dr.Bilge UMAR adın aslının LUVİ dilinden ANNİMURA olma ihtimalini güçlü görüyor.MA -URA ve ANNİ ise luvi -hitit dillerinde "anne"anlamına gelmekte olduğu için Anadoludaki benzerleri ile de bağlantı kurulması hiç zor değil.Yalnız anai kökünün yamaç anlamına geldiğini de düşünmeliyiz.Deniz kenarında yamaç izlenimi veren bir kent burası.&lt;br /&gt;Kısaca yine özbeöz bir Anadolu yerleşimi ile karşı karşıyayız.Ve yer yer oldukça sağlam ve ilginç kalıntıları ile de ANEMOURİON'un ayrı bir gizemi,sihiri var. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5349401276007085572?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5349401276007085572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5349401276007085572&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5349401276007085572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5349401276007085572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/anamurium-1.html' title='Anamurium 1'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4400154642665622355</id><published>2010-07-22T00:01:00.003+03:00</published><updated>2010-07-22T00:01:00.496+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Anamur ve Otel</title><content type='html'>Anamur ve Otel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-c3.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354170307&amp;amp;site=widget-c3.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170307&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-c3.slide.com/p1/576460752354170307/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170307&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-c3.slide.com/p2/576460752354170307/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170307&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-c3.slide.com/p4/576460752354170307/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide42.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4400154642665622355?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4400154642665622355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4400154642665622355&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4400154642665622355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4400154642665622355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/anamur-ve-otel.html' title='Anamur ve Otel'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-226634150550510894</id><published>2010-07-20T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-07-20T00:01:00.346+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Damlataş Mağarası</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Damlataş Mağarası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-bf.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354170303&amp;amp;site=widget-bf.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170303&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-bf.slide.com/p1/576460752354170303/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170303&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170303&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Damlataş Mağarası, Alanya'nın içinde ve deniz kıyısında bulunmaktadır. Merkeze 3 km. uzaklıktadır. Toplam uzunluğu 30 m. olan mağara; kuru ve yatay mağara tipindedir. 200 m'lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara, 15 m. yüksekliktedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirinden güzel binlerce sarkıt ve dikitlerle süslü bu mağara hemen koruma altına alınıp mağara hakkında araştırmalara başlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlataş Mağarası hakkında ilk araştırmalar, Galip Dere tarafından yapıldı. Galip Dere, gazetelerin birinde 2. Dünya Savaşı zamanında atılan gaz bombalarından korunmak için bir mağaraya sığınan Almanlar’ın içinde astımlı olanların şifa bulduklarına dair bir haber okur. Mağaranın sağlık açısından faydası konusunda resmi incelemeler başlar. Doktor ve kimyagerlerden oluşan ekibin incelemelerinden sonra mağaranın astıma iyi geldiği tespit edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlataş Mağarası'nın kapısından içeri girince 45-50 m. uzunluğunda bir geçit, 13-14 m. çapında ve 15 m. yüksekliğinde silindirik bir boşluk, ayrıca 15000 senede oluşmuş sütunlar vardır. Mağaranın iki katlı olan boşluğu 2500 metreküp hava ihtiva etmektedir. İçindeki ısı yaz-kış 22.3 derecedir. Mutlak nem 19.6 derece nispi nem %98'dir. Mağara dış tesirlerden arınmış olup havasında bol miktarda asit karbonik vardır. Hava basıncı deniz seviyesinden biraz aşağıda olmasına rağmen 760 mm.'dir. Mağara boşluğunun tamamı 180-200 metrekaredir. Mağara etrafındaki kalınlık 10 m.'yi bulduğu için çökme ihtimali yoktur. Senenin 5-6 ayında devamlı damlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlataş Mağarası'nın Tıbbi Fonksiyonu: Mağaranın astıma iyi gelen dört vasfı olduğu tespit edilmiştir. Mağaranın ortamında bulunan normalden 8-10 misli fazla karbondioksit, yüksek oranda nem, alçak sühunet, radyoaktivite gibi unsurların ilk ikisinin astıma iyi geldiği, diğer ikisinin de yardımcı faktör olarak kabul edildiği bilinmektedir. Alanya'ya astım tedavisi için gelen hastaların, öncelikle bir doktordan mağaraya girmesinde bir sakınca olmadığına dair rapor alarak, mağaranın ilgili memuruna başvurması gerekmektedir. Tedavi süresince sembolik bir ücret ödenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlataş Mağarası turizme açıktır. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-226634150550510894?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/226634150550510894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=226634150550510894&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/226634150550510894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/226634150550510894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/damlatas-magaras.html' title='Damlataş Mağarası'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2860780869157382101</id><published>2010-07-18T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-07-18T00:01:00.220+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Alanya Kalesi Yolu ve Manzaralar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Alanya Kalesi Yolu ve Manzaralar&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-bb.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354170299&amp;amp;site=widget-bb.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170299&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-bb.slide.com/p1/576460752354170299/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170299&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354170299&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Alanya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya Kuzeyinde Toros Dağları Güneyinde Akdeniz’in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için bazen Pamfilya bazen de Klikya olarak anılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya'nın ilk iskanı ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Prof Dr Kılınç KÖKTEN ‘in 1957 yılında Kent merkezine 12 Km uzaklıkta yer alan Kadıini Mağarasında yaptığı araştırmalar, bölge tarihinin Üst Paleolitik (M.Ö.20,000,-17,000,) dönemine kadar uzandığını göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya’nın ilk kez ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu henüz bilinmemektedir. Kentin bilinen en eski adı Korakesium dur. Bizans döneminde ise Kalanoros ismi verilmiştir. 13, YY da Anadolu Selçuklu Hükümdarlarından 1, Allaaddin Keykubat’ın (1200-1237) kaleyi alması ile şehrin ismini Alaiye olarak değiştirmiştir. 1935 yılında Kenti ziyaret eden Atatürk ise Alanya adını vermiştir. (Korekesium’dan İlk kez bahseden M.Ö.4, Yüzyıl antik coğrafyacılarından Scylax’dır Bu dönemde bölge Anadolu’nun önemli bir bölümünü istila eden Perslerin egemenliği altındadır. Daha sonra ünlü antik çağ yazarı Strabon, Piri Reis, Seyyep, İbn-i Batuta ve Evliya çelebi bölgeyi gezen seyyahlar olup eserlerinde kentten bahsetmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgenin ilk çağları ve Bizans dönemi hakkında fazla bilgimiz yoktur.M.S.7.yüzyılda arap akınları sırasında kent savunması daha da önem kazanmış,akınlara karşı korunmak amacıyla kale yapımlarına öncelik verilmiştir.Bu nedenle Alanya ve çevresindeki pek çok kale ve kilise M.S.6 ve 7.yüzyıla tarihlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu Selçuklu hükümdarlarından 1. Alaaddin Keykubad, Alanya kalesinde hüküm süren ve hristiyan sülalelerinden olan Kyr Vart’ ı 1221 yılında yenilgiye uğratarak Kaleyi ele geçirmiştir. Hükümdar kendi adına burada bir saray yaptırmıştır.Selçuklu’lar başkent Konya’nın yanısıra Alanya’yı ikinci bir başkent ve kışlık merkez olarak kullanarak imar faaliyetlerinde bulunmuşlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1243’deki Moğol saldırıları 1277’de Mısır Memlüklerinin Anadolu’ya girmeleri Selçukluları yıpratmış, 1300 yılında Selçuklu Devleti parçalanmış ve bölge Karamanoğulları tarafından beşbin altın karşılığında Memlük Sultanına satılmış daha sonra 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Devleti sınırları içerisine alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya, Tarsus ile birlikte 1571 yılında Kıbrıs eyaletine bağlanmış,1864 yılında ise,Konya vilayetinin sancağı olmuştur. 1868 yılında Antalya’ya bağlanmış, 1871 yılında bu ilin ilçesi olmuştur.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2860780869157382101?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2860780869157382101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2860780869157382101&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2860780869157382101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2860780869157382101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/alanya-kalesi-yolu-ve-manzaralar_18.html' title='Alanya Kalesi Yolu ve Manzaralar'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6041980346034774890</id><published>2010-07-16T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-07-16T00:01:00.251+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Alanya, Kalesi, Yolu ve Manzaraları...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Alanya, Kalesi, Yolu ve Manzaraları...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-60.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354145376&amp;amp;site=widget-60.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145376&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Alanya&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Alanya Kuzeyinde Toros Dağları Güneyinde Akdeniz’in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için bazen Pamfilya bazen de Klikya olarak anılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya'nın ilk iskanı ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Prof Dr Kılınç KÖKTEN ‘in 1957 yılında Kent merkezine 12 Km uzaklıkta yer alan Kadıini Mağarasında yaptığı araştırmalar, bölge tarihinin Üst Paleolitik (M.Ö.20,000,-17,000,) dönemine kadar uzandığını göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya’nın ilk kez ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu henüz bilinmemektedir. Kentin bilinen en eski adı Korakesium dur. Bizans döneminde ise Kalanoros ismi verilmiştir. 13, YY da Anadolu Selçuklu Hükümdarlarından 1, Allaaddin Keykubat’ın (1200-1237) kaleyi alması ile şehrin ismini Alaiye olarak değiştirmiştir. 1935 yılında Kenti ziyaret eden Atatürk ise Alanya adını vermiştir. (Korekesium’dan İlk kez bahseden M.Ö.4, Yüzyıl antik coğrafyacılarından Scylax’dır Bu dönemde bölge Anadolu’nun önemli bir bölümünü istila eden Perslerin egemenliği altındadır. Daha sonra ünlü antik çağ yazarı Strabon, Piri Reis, Seyyep, İbn-i Batuta ve Evliya çelebi bölgeyi gezen seyyahlar olup eserlerinde kentten bahsetmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgenin ilk çağları ve Bizans dönemi hakkında fazla bilgimiz yoktur.M.S.7.yüzyılda arap akınları sırasında kent savunması daha da önem kazanmış,akınlara karşı korunmak amacıyla kale yapımlarına öncelik verilmiştir.Bu nedenle Alanya ve çevresindeki pek çok kale ve kilise M.S.6 ve 7.yüzyıla tarihlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu Selçuklu hükümdarlarından 1. Alaaddin Keykubad, Alanya kalesinde hüküm süren ve hristiyan sülalelerinden olan Kyr Vart’ ı 1221 yılında yenilgiye uğratarak Kaleyi ele geçirmiştir. Hükümdar kendi adına burada bir saray yaptırmıştır.Selçuklu’lar başkent Konya’nın yanısıra Alanya’yı ikinci bir başkent ve kışlık merkez olarak kullanarak imar faaliyetlerinde bulunmuşlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1243’deki Moğol saldırıları 1277’de Mısır Memlüklerinin Anadolu’ya girmeleri Selçukluları yıpratmış, 1300 yılında Selçuklu Devleti parçalanmış ve bölge Karamanoğulları tarafından beşbin altın karşılığında Memlük Sultanına satılmış daha sonra 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Devleti sınırları içerisine alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanya, Tarsus ile birlikte 1571 yılında Kıbrıs eyaletine bağlanmış,1864 yılında ise,Konya vilayetinin sancağı olmuştur. 1868 yılında Antalya’ya bağlanmış, 1871 yılında bu ilin ilçesi olmuştur.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6041980346034774890?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6041980346034774890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6041980346034774890&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6041980346034774890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6041980346034774890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/alanya-kalesi-yolu-ve-manzaralar.html' title='Alanya, Kalesi, Yolu ve Manzaraları...'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-414220923791866432</id><published>2010-07-14T00:01:00.004+03:00</published><updated>2010-07-14T00:01:00.405+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Alanya Kalesi ve Ehmedek</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Alanya Kalesi ve Ehmedek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alanya Kalesi, Antalya'nın ilçesi Alanya'nın simgelerinden biri olan kale. Denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerinde bulunur. Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulur.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400'e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu'nu inerek Tophane ve Tersane'yi geçip Kızılkule'de son bulacak şekilde inşa edilmiştir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi, Selçuklu Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufaklı sarnıçlar, deniz feneri ve zindandan oluşan kale, bir tarih hazinesidir. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen İçkale bulunmaktadır. Sultan Alaeddin Keykubad sarayını burada yaptırmıştır. Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alanya Kalesi 'nin bölümlerinden birinde, tutuklu olan tutsakların ve askerlerin kaderleri ile karşılaştıkları zindan ve hapisaneler mevcuttur. Efsaneye göre bu hapisaneler dolup taştığı zaman hapisanede en çok kalan mahkumlar kalenin yukarı köşesine getirilip bırakılırlardı. Buraya bırakılan mahkumlar birbirlerini kalenin yüksek uçurumlarından aşağıa atmaya başlarlardı. Geriye kalan son mahkuma üç taş verilip aşaıya atması istenirdi. Verilen bu üç taştan birini suya yetiştiremeyen son mahkumda askerler tarafından ölümün kesin olduğu uçurumdan aşağıya atılırdı. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-60.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354145376&amp;amp;site=widget-60.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145376&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-60.slide.com/p1/576460752354145376/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145376&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145376&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;****&lt;br /&gt;Ehmedek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ehmedek, Alanya Kalesi'nin kuzey yamacında Bizans döneminden kalan küçük kalenin yerine Selçuklu döneminde "orta kale" olarak yeniden inşa edilmiştir. Giriş kapısındaki kitabeden 1227 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Adını, Selçuklu döneminin inşaat ustası Ehmedek'ten aldığı sanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçer kuleli iki bölümünden oluşan orta kale, kara saldırılarına karşı stratejik bir yerde ve aynı zamanda sultanın sarayının bulunduğu iç kaleyi de koruyacak konumdadır. Kulelerin günümüze kadar gelen duvarları Bizans döneminde kayalardan yontularak yapılmıştır. Orta kalenin içindeki üç sarnıç günümüzde de kullanılmaktadır. Kale duvarlarında Selçuklu döneminden kalma gemi resimleri vardır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-414220923791866432?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/414220923791866432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=414220923791866432&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/414220923791866432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/414220923791866432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/alanya-kalesi-ve-ehmedek.html' title='Alanya Kalesi ve Ehmedek'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3567649375950936557</id><published>2010-07-12T00:01:00.000+03:00</published><updated>2010-07-12T00:01:00.141+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Antalya Düden köprüsü – Çırnık Kemeri -</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Antalya Düden köprüsü – Çırnık Kemeri -&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalya çıkışında hemen yolu sağ tarafında gördüğümüz bir köprüyü resimlemek için durduk.&lt;br /&gt;Yaklaşık 275 metre uzunluğunda, 4,20 – 5,20 metre genişliğinde toplamda 8 gözlü taş kemerli olup, Düden çayı üzerinde kurulmuş bir köprüymüş.&lt;br /&gt;Çırnık Kemeri olarak biliniyormuş. Yazılı levhaya göre 1993 -1996 yılları arasında karayolları tarafından restorasyonu yapılmış.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-49.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354145353&amp;amp;site=widget-49.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145353&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-49.slide.com/p1/576460752354145353/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145353&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145353&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3567649375950936557?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3567649375950936557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3567649375950936557&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3567649375950936557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3567649375950936557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/antalya-duden-koprusu-crnk-kemeri.html' title='Antalya Düden köprüsü – Çırnık Kemeri -'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3263181543131951049</id><published>2010-07-10T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-07-10T00:01:00.127+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Kesme boğazı ve köprüsü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kesme boğazı ve köprüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finike’den çıkınca gittiğimiz yönün eski yol olduğunu daha önce yazmıştım. Gerçi çok yorucu oldu fakat doğal görünüm ve manzara bu yorgunluğu nispeten aldı.&lt;br /&gt;İşte bu yolun son kısımlarına doğru dere üzerinde konuşlanmış bir lokanta gördük. Aynı zamanda antik yol yönlerinin ve tarihi bir köprünün hemen yanında olması, dere üzerinde katlı yapılanması, yabancı ve yerli turistlerin epeyi tercih ettiği bir yer olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-47.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354145351&amp;amp;site=widget-47.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145351&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-47.slide.com/p1/576460752354145351/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145351&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145351&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;Burasını bir de Vedat Milor’un kaleminden okuyun;&lt;br /&gt;Antalya-Kemer’i geçtikten sonra Olimpos’a doğru giderken Ulupınar mevkinde karşınıza peri masallarını andırır bir konumda kurulmuş olan bir lokanta çıkıyor. Adı da bulunduğu konuma uygun: Şelale.&lt;br /&gt;Bu kadar nefes kesici bir mekanda kurulu lokanta sadece bizde değil herhalde dünyada sınırlı sayıdadır.&lt;br /&gt;Arabanızı park edip lokantaya adım atar atmaz mis gibi bir kuzu kokusu yayılıyor. Kuzu çevirme.&lt;br /&gt;Lokanta kat kat platformlar üstüne kurulu. Bu tip bir mekanı son derece iyi kullanmışlar. Rustik mobilyalar ile döşeli bir yemek salonları var ama değişik platformlara dörtlü, altılı, sekizli ve bazılarında sedir üstüne oturup bağdaş kurarak yemek yiyeceğiniz masalar oturtmuşlar.&lt;br /&gt;Sanırım özellikle turistler açısından cazip bir durum.&lt;br /&gt;Lokantanın bir diğer özelliği de burada çeşitli alabalık havuzları olması ve arzu ederseniz kendi balığınızı yakalayabilmeniz. Siz yakalayın lokanta pişirsin!&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3263181543131951049?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3263181543131951049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3263181543131951049&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3263181543131951049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3263181543131951049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/kesme-bogaz-ve-koprusu.html' title='Kesme boğazı ve köprüsü'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6853117394006157293</id><published>2010-07-08T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-07-08T00:01:00.291+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Finike - Antalya yolu</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Finike - Antalya yolu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finike’de kaldığımız otelden ayrılıp Antalya tarafına doğru yola çıktık. Meğerse burada da yeni bir yol yapışmış ve bu yolla Antalya’ya çok daha rahat, kolay ve çabuk varılıyormuş. Ama bilmediğimizden eski yoldan 3,5 saat süren bir yolculuk yaptık. Dağların tepesine çıktık, vadileri ve vadiler boyunca dereleri takip ettik. Safariye çıkan turist turlarına eşlik ettik. Yol üstü çeşmelerden sular içip çeşme başında yeni kişilerle tanışıp sohbetler ettik.&lt;br /&gt;Bir daha aynı yoldan gider miyim? Hayır… :-(&lt;br /&gt;Bir defa gitmiş olmak sanırım yeterli..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-31.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354145329&amp;amp;site=widget-31.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145329&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-31.slide.com/p1/576460752354145329/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145329&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354145329&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6853117394006157293?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6853117394006157293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6853117394006157293&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6853117394006157293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6853117394006157293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/finike-antalya-yolu.html' title='Finike - Antalya yolu'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4376518593815423869</id><published>2010-07-06T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-07-06T00:01:00.134+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Andriake antik kent ve  Üçağız ile Beymelek Lagünü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Andriake antik kent ve Üçağız ile Beymelek Lagünü&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-85.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354126213&amp;amp;site=widget-85.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354126213&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-85.slide.com/p1/576460752354126213/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354126213&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354126213&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Andriake (Çayağzı), Demre kent merkezinden nehir boyunca uzanan asfalt yol 5 km. sonra deniz kenarındaki Çayağzı mevkiine ulaşır. Lykia'nın en önemli limanlarından biri olan Andriake, büyük ölçüde limanın güneyindeki tepenin eteğine yayılmıştır. Şehrin bir kısım kalıntıları ile nekropolü liman ağzının kuzeyinde bugünkü Demre'ye çok yakın bir kesimde bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Andriake şehrinin kalıntıları arasında su kemerleri, Nymphaion (Anıtsal Çeşme), agora sarnıç bulunmaktadır. Agoranın batısında ünlü Norrea veya Granarium (silo, hububat deposu) yer alır. Yapı yedi odadan oluşmaktadır. Cephede granariumun yapılış zamanını kesin olarak saptamamıza yarayacak bir yazıt bulunmakta olup, tam ortasında da Hadrian ve karısı Sabine'nin portreleri görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beymelek Lagünü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akdeniz Su Ürünleri Enstitüsü Beymelek Araştırma Merkezi tarafından Akdeniz'de balık neslinin sürdürülmesi amacıyla başlattıkları çalışma çerçevesinde, merkezin üretim alanı olan dalyan ağzında kuzuluklara giren balıkların anaç hale geldikten sonra tamamının denize tekrar salındığını bildirdi.&lt;br /&gt;Beymelek Dalyanı'ndaki balık varlığının her geçen yıl artıyormuş. 'Beymelek Dalyanı, Türkiye'de ayakta kalan ve kendi kendine yeten sayılı sulak alanlardan biri. 5 bin dekarlık dalyanda çupra, levrek, mırmır, sargoz, beş tür kefal olmak 25 tür balık yaşıyormuş. Beymelek Dalyanı, yavru olarak gelen balıkların beslenme, barınma ve büyük balıklardan korunma alanı. Balıkların beslenmesi için zengin olanaklara sahip'' bir sulak alanmış.&lt;br /&gt;''Yapılan araştırmalarda 5 yıl önce dalyanda 2 ton olan çupra varlığı bu yıl 20 tona çıkmış. Her balığa en az bir kez üreme şansı verilerek, sonra salınıp her salınan balığın yavruları da beslenmek ve büyümek için dalyana geri gelmesi ile balık varlığı da her yıl katlanarak artıyormuş.&lt;br /&gt;Beymelek Dalyanı, ekonomik türü olan bazı balıklar için kuluçkahane görevi görmekteymiş. Beslenmek ve barınmak için gelen yavru balıklar anaç konumuna geldikten sonra yeniden denize salınıyormuş. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4376518593815423869?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4376518593815423869/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4376518593815423869&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4376518593815423869'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4376518593815423869'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/andriake-antik-kent-ve-ucagz-ile.html' title='Andriake antik kent ve  Üçağız ile Beymelek Lagünü'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8285166165516177783</id><published>2010-07-04T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-07-04T00:01:00.136+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Finike Burguç Şifalı su</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Finike Burguç Şifalı su&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Finike ve çevresinde kaplıca niteliğinde sıcak su kaynakları yoktur fakat Finike ve Kumluca İlçeleri sınırları içindeki sular içme suyu olarak kaliteli sulardır. Diğer komşu ilçe olan Demre ilçesi ise içme suyu bakımından talihsizdir. Demre ovasından çıkan kaynak suları ve yeraltı suları kükürtlü ve tuzludur. Ancak bu kaynaklardan bazıları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;Demre ilçe sınırları içinde Çayağzı mevkiinde bulunan vadinin her iki yamacında birer kaynak bulunur. Doğudaki yamaçtaki kaynak Burguç suyu olarak, batıdaki yamaçtaki ise Soğuksu olarak bilinir. Analizler sonucunda birbirinin aynı olan ve kalevi toprak kalevili, tuzlu, hafif kükürtlü bir maden suyu olarak tesbit edilen iki kaynak halk tarafından farklı amaçlar kullanılmaktadır. Burguç suyu mide ve bağırsak hastalıkları, soğuksu ise cilt hastalıkları tedavisinde amacıyla kullanılmaktadır. Aslında her iki kaynak da yukarıda da belirtildiği gibi birbirinin aynıdır ve az miktarda alındığında bütün mide rahatsızlıklarına iyi gelir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-5c.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354126172&amp;amp;site=widget-5c.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354126172&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://widget-5c.slide.com/p1/576460752354126172/bb_t017_v000_s0un_f00/images/xslide1.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354126172&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354126172&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8285166165516177783?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8285166165516177783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8285166165516177783&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8285166165516177783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8285166165516177783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/finike-burguc-sifal-su.html' title='Finike Burguç Şifalı su'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-9207607056504562004</id><published>2010-07-02T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-07-02T00:01:00.220+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Tekne turundan görüntüler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Tekne turundan görüntüler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yalnızca gezi teknesi ve deniz kanosuyla yapabileceğiniz bu keyifte, Kekova Adası'nın büyülü dünyasını, su seviyesinin hemen altında başlayan kalıntılarını, kayaya oyulmuş gizemli odacıkları, merdivenleri ve duvarlarıyla keşfedersiniz. Kekova, açık denizi karadan ayıran ince uzun adanın adıdır. Büklerden ve dar koylardan oluşan bu mini coğrafya gezilmeyle bitecek ve doyacak gibi değil.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-32.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124850&amp;amp;site=widget-32.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124850&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124850&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124850&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bizler Finike'den Kaş yolu üzerindeki eski Sura harabeleri yakınındaki ayrımdan (7 kilometre) sonra Kapaklı köyü güzergâhından Üçağız köyüne ulaştık.&lt;br /&gt;Köyün ismi, eskiden Tristomo olan ve aynen `üç ağız' anlamına gelen Yunanca sözcüğün Türkçe karşılığı. Bir kanal, körfezin Üçağız'daki iç kısmından daha geniş olan ve `Ölüdeniz' diye bilinen dış kısmına doğru uzanır ve neredeyse bütün körfez dar ve uzun Kekova Adası ile kapanır. Bu kanal ile adanın doğu ve batısındaki iki geçit, üç ağzı oluşturur. Adanın kendisi, neredeyse bütünüyle kalıntılarla kaplıdır. Doğu geçidine bakan kıyıda daha önce Kekova olarak bilinen Kale köyü, Simena antik kenti ve Üçağız'da Teimioussa'nın kalıntıları yer alır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-9207607056504562004?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/9207607056504562004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=9207607056504562004&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/9207607056504562004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/9207607056504562004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/07/tekne-turundan-goruntuler.html' title='Tekne turundan görüntüler'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4113200910757721136</id><published>2010-06-30T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-06-30T00:01:00.172+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Hamidiye Körfezi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Hamidiye Körfezi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaleköy’ün yarım mil doğusunda sahil kuzeye doğru korunaklı bir koy yapar. Batı burnu önünde küçük bir ada, bitiminde ise bir iskelesi vardır. Hamidiye koyudur burası. Balkan ve 1. dünya savaşlarının ünlü zırhlısı Hamidiye, ve onun komutanı Yüzbaşı Rauf Orbay, düşman donanmasına baskın sonucunda bu koya sığınarak kaybettirmiş kendini. Kayalıklara boyanmış Türk bayrağı o gün bu gündür durur.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-1f.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124831&amp;amp;site=widget-1f.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NOT:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HAMİDİYE KRUVAZÖRÜ&lt;br /&gt;Hamidiye Kruvazörü, 1905 yılında Sultan 2. Abdülhamid tarafından İngiltere'de yaptırılarak teslim alındı ve Osmanlı Donanması'na katıldı. Kruvazör, 3 bin 805 tonluk, 104 metre uzunluğunda, 14,4 metre genişiliğinde ve saatte 22,2 mil hız yapabiliyordu. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı'nda Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de düşman donanmalarına karşı mücadele eden kruvaziyer, Beyrut'tan Ege Denizi'ne dönerken 25-26 Şubat 1913 tarihinde iki gün boyunca dinlenmek, kazanlarını temizlemek ve kendisini takip eden düşman gemilerini şaşırtmak için Kekova Koyu'nda demirlemişti. Kruvazörün direkleri, demirlediği koydaki Kekova Adası'nın yüksekliği nedeniyle görülememiş ve düşman gemilerini atlatmıştı. Kruvazörün demirlediği koyun adına daha sonra ''Hamidiye Koyu'' adı verilmişti. Hamidiye Kruvazörü'ndeki kahraman denizcilerin, konakladıkları iki günlük sürede koydaki kayalıklara çizip boyadıkları Türk bayrağı hala o görülebiliyor.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4113200910757721136?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4113200910757721136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4113200910757721136&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4113200910757721136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4113200910757721136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/hamidiye-korfezi.html' title='Hamidiye Körfezi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2891545732885557678</id><published>2010-06-28T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-06-28T00:01:00.777+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Kale Üçağız</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kale Üçağız&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yöreyi yapacağınız bir gezi için en rahat başlangıç noktası Üçağız'dır.&lt;br /&gt;Üçagız'a otobüs veya özel otomobilinizle ulaşabilirsiniz. Kaş-Demre yolunda Kaş'a 15 km kala ayrılan yola saparak Üçağız'a varırsınız.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bizler Üçağız limanından tekne turu ile geldik.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Köyün ismi, eskiden Tristomo olan ve aynen `üç ağız' anlamına gelen Yunanca sözcüğün Türkçe karşılığı. &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-17.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124823&amp;amp;site=widget-17.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124823&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124823&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124823&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2891545732885557678?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2891545732885557678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2891545732885557678&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2891545732885557678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2891545732885557678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/blog-post.html' title='Kale Üçağız'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6630403403858393970</id><published>2010-06-26T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-06-26T00:01:00.441+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Kale ve Kaleköy (Simena)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kale ve Kaleköy (Simena)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Üçağız'ın hemen yanında &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Kaleköy&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; ( tarihi &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Simena&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;) yer alır. Burada oldukça iyi korunmuş bir Ortaçağ kalesi bulunmaktadır. Kalenin içinde küçük bir amfitiyatro vardır.&lt;br /&gt;Kalenin manzarası mükemmeldir; tüm çevreyi izlemek mümkündür. Kalenin hemen dışında iyi korunmuş Likya kaya mezarları ve bir tapınağın lkalıntıları yer alır. Her iki köyde de misafirperver bir atmosferle karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-0a.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124810&amp;amp;site=widget-0a.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124810&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124810&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124810&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6630403403858393970?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6630403403858393970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6630403403858393970&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6630403403858393970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6630403403858393970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/kale-ve-kalekoy-simena.html' title='Kale ve Kaleköy (Simena)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6673911511789253041</id><published>2010-06-24T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-06-24T00:01:00.332+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Tersane Koyu</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Tersane Koyu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Batık şehrin birkaç km ilerisinde Tersane koyunu görmeden buradan ayrılmak olmaz. Sevimli, küçük bir koydur Tersane. Sahilde eski bir kilise ve birçok evlerin kalıntıları yer alır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tersane Koyu, Bizans ve sonraki dönemlerde teknelerin ve küçük gemilerin bakım ve onarım yeri olarak kullanılmış. Kıyıda çoğunluğu ortaçağa ait kalıntılar ve şu anda büyük bölümü yıkılmış olan bir şapel var. Tersane Koyu'ndaki yarım saatlik moladan hemen sonra girintinin yanı başındaki feneri (çakarı) sırtınıza alıp karşı kıyıdaki diğer çakara doğru devam edilir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-01.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124801&amp;amp;site=widget-01.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124801&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124801&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124801&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6673911511789253041?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6673911511789253041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6673911511789253041&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6673911511789253041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6673911511789253041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/tersane-koyu.html' title='Tersane Koyu'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-351718943926377380</id><published>2010-06-22T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-06-22T00:01:00.591+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Mavi Mağara</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Mavi Mağara&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Burç'un hemen yanında Mavi Mağara yer alır. Küçük kayıklarla içine girebileceğiniz bu mağara yaklaşık 20 m uzunluğundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi Mağara'nın hemen yanı Gökkaya Körfezi'dir. Yüzme ve her türlü su sporları için eşsiz bir yerdir. Dans etmekten hoşlanıyorsanız, geceyi buradaki diskoteklerden birinde geçirebilirsiniz. Ancak unutmayın ki Gökkaya'ya karadan ulaşım yolu yok!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-fd.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124797&amp;amp;site=widget-fd.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124797&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124797&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124797&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-351718943926377380?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/351718943926377380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=351718943926377380&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/351718943926377380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/351718943926377380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/mavi-magara.html' title='Mavi Mağara'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5793948729167815830</id><published>2010-06-20T00:01:00.001+03:00</published><updated>2010-06-20T00:01:00.529+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Üçağız limanı (Teimiussa)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Üçağız limanı (Teimiussa)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Üçağız 400 nüfuslu bir balıkçı köyüdür. Gece konaklamak için çeşitli seçenekler mevcuttur. Onur Pansiyon denize sıfır konumu ve temizlik+konforuyla en uygun seçeneklerden biridir. Köyün küçük -ve tek- caddesinde hediyelik eşya, kilim, takı vb satılan küçük dükkanlar mevcuttur.&lt;br /&gt;Köyün içinde eski bir kalenin kalıntılarını görebilirsiniz. Evler gerçekten oldukça eskidir;&lt;br /&gt;bazıları hala Likya zamanındaki hallerini korurlar. Köyün içinde ve hemen dışında Likya ve Roma devrine ait taş mezarlar yer alır. Yüzyıllık geçmişi olan bu eserlerle içi içe yaşamak, köy halkı için sıradan bir hal almıştır artık.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-f2.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124786&amp;amp;site=widget-f2.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124786&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124786&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124786&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5793948729167815830?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5793948729167815830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5793948729167815830&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5793948729167815830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5793948729167815830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/ucagz-liman-teimiussa.html' title='Üçağız limanı (Teimiussa)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2583742828927999951</id><published>2010-06-18T00:01:00.004+03:00</published><updated>2010-06-18T00:01:00.143+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Batık Şehir - Kekova adası</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Batık Şehir - Kekova adası&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ziyaretçilerin çoğu bu bölgeye &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Batık Şehir&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;'i görmek üzere gelir. Burası Kekova adası üzerinde bulunan ve sulara gömülmüş antik bir şehirdir. Küçük bir kayıkla Kekova adasının kıyılarından geçerken kıyıda ve hemen altınızda, suyun dibindeki şehrin kalıntılarını izlersiniz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kekova Adası önünüzde büyümeye başlar. Kuzey kıyılarında antik ismiyle Dolikisthe (Dolchiste), popüler ismiyle `batık şehir', yüzemeseler ve dalamalarsa da ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Meraklı gezginler, eğer deniz süt limansa antik şehrin su altındaki izlerini görebiliyorlar. Bir zamanlar yoğun keklik barındırması nedeniyle keklik adası anlamında Kakava-Kekyova denilen adaya şimdiki haritalarda Geyikova adı verilmiş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e9.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124777&amp;amp;site=widget-e9.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2583742828927999951?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2583742828927999951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2583742828927999951&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2583742828927999951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2583742828927999951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/batk-sehir-kekova-adas.html' title='Batık Şehir - Kekova adası'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7120281840148919372</id><published>2010-06-16T00:01:00.002+03:00</published><updated>2010-06-16T00:01:00.509+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Burç kalesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Burç kalesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;Bir başka güzel koy, Burç da Üçağız'dan kayıkla yarım saat uzaklıktadır. Bir yeraltı kaynağından soğuk tatlı su karışan bu güzel koyda kendinizi turkuaz renkli sulara bırakıp yüzmenin keyfini yaşayın. Hemen tepede koya bu ismi veren küçük bir kale yer alır. İşte o kale..&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e4.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752354124772&amp;amp;site=widget-e4.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124772&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124772&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752354124772&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7120281840148919372?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7120281840148919372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7120281840148919372&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7120281840148919372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7120281840148919372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/burc-kalesi.html' title='Burç kalesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7473985416795372546</id><published>2010-06-14T00:01:00.005+03:00</published><updated>2010-06-14T00:08:37.889+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAM'/><title type='text'>Merhabalar … Finike Tekne Turu - Deniz solucanı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Merhabalar … Finike Tekne Turu - Deniz solucanı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;En son Finike’de konakladığımız oteli ekledikten sonra, bilgisayarımızda meydana gelen bir arıza ile önce monitörümüzün ekran kartı yandı. Yeni monitör aldık bu sefer de hard diskler de sıkıntı oldu. Hadi onları çözdük bu sefer içindeki bilgileri kurtarmaya uğraştık.&lt;br /&gt;Tabi bu arada bizde boş duramadık… Amasya ve etrafındaki bazı kaplıcaları dolaştık.&lt;br /&gt;Çevremizde Kızılırmak deltasını ve Kuş Cenneti’ni, Ayvacık ve barajlarını, Asarcık ilçesini. Kavak ilçesindeki tarihi Kurt Köprüsünü, Tekkeköy Mağaraları ve Kabaceviz Şelalesi’ni, çevre köylerinin doğal ve tarihi yerlerini gezdik.&lt;br /&gt;Fırsat bulduk Eskişehir’i de görme şansımız oldu.&lt;br /&gt;Birkaç defa gerek sağlık kontrolü gerekse şahsi işlerimizden dolayı Ankara’ya gittik. Günübirlik Beypazarı’nı da ziyaret ettik.&lt;br /&gt;Bu arada gene bir Antakya ve Halep gezimiz oldu.&lt;br /&gt;Kısaca, bir yandan bilgisayarı adam etmeye çalışırken bir yandan da bol bol gezip bilgi ve görgümüzü arttırırken, fotoğraf arşivimizde iyice çoğaldı. Bakalım bunları nasıl paylaşacağız.&lt;br /&gt;Bizleri arayıp, sağlığımızı merak edip soran, gerek telefonla gerekse mailleri ile selam ve sevgilerini bırakan tüm gönül dostlarına içten teşekkürlerimizi sunuyor, sizleri sizler kadar özlediğimizi, inşallah, tekrar ara vermeden birlikte olmaya çalışacağımızı bildirmek istiyoruz.&lt;br /&gt;Sağlıkla, sağlıcakla ve sevgiyle kalınız…&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;SeyyAh &amp;amp; Sofram&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-d4.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=1297036692708252884&amp;amp;site=widget-d4.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=1297036692708252884&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=1297036692708252884&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=1297036692708252884&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Finike Tekne Turu - Deniz solucanı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bu vesile ile ara verdiğimiz yerden tekne turumuz esnasında karşılaştığımız Kırmızı Deniz Solucanı hakkındaki görüntüleri paylaşalım…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT: &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kırmızı Deniz Solucanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RIFTIA PACHYPTILA&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Riftia pachyptila, derin deniz diplerinde yaşayan bir solucandır ve en ilginç yanı sindirim sisteminin olmayışıdır. Ayrıca çok ilginç bir beslenme şekli vardır. Riftia'nın gövde boşluğunu dolduran dokunun, aslında kükürt kristallerine yapışmış hücre içi bakteri yığınları olduğu anlaşılmıştır. Bu bakterilerle solucan arasında çok iyi bir işbirliği vardır. Solucanın solungaçları ile aldığı sıvı, kükürt ve oksijence zengindir. Bu maddeler kan yoluyla gelerek solucanın vücudundaki bakterilerin organik bileşikler yapmasını sağlar. Solucan besin olarak bu organik maddeleri kullanır. Solucanın karbondioksit, azotlu maddeler vs. gibi metabolizma artıkları da tekrar bakterilerce alınarak besine çevrilir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7473985416795372546?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7473985416795372546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7473985416795372546&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7473985416795372546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7473985416795372546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2010/06/merhabalar.html' title='Merhabalar … Finike Tekne Turu - Deniz solucanı'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3198415945173256143</id><published>2009-12-30T00:01:00.004+02:00</published><updated>2009-12-30T00:01:00.282+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Finike’de Otel ve konaklama…</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Finike’de Otel ve konaklama…&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Uzun ve yorucu bir günün sonunda ulaştığımız Finike’de konaklamak istedik. Limanında, parkında ve şehir içinde biraz dolaştıktan sonra sahil yolundan ileri doğru giderken, yolun sal tarafında birçok otel, motel ve konaklama yerlerinin olduğunu görüp hangisi acaba diye kararsız kaldık. Birde baktık ki yolun son kısımlarına doğru konaklama yerleri kalmaz oldu. Arabada herkesin beklentisi ayrı olunca hepsini içeren bir otel için bakarken bu oteli (&lt;a href="http://www.hotelanadolu.com/site/index.php" target="_blank"&gt; Hotel Anadolu &lt;/a&gt;) gördük. Yorgunluktan gidecek halde kalmayınca şansımızı deneyelim dedik.&lt;br /&gt;Daha önce yaşadıklarımızı da göz önüne alınca ne kaybederiz ki dedik.&lt;br /&gt;Girip konuştuğumuz otel sahibinin yaklaşımı, konaklama ücretin (Kaş ve Fethiye’de bir kişi için istenen ücrete 4 kişi ve yarım pansiyon), verdiği hizmetleri de dinleyince (internet kızlarımızın öncelikli tercihi oldu!) hiç olmazsa bir gece kalalım dedik. Bir gecelik diye girdiğimiz otelde 5 gün kaldık !..&lt;br /&gt;Bahçe içinde sessiz sakin aile işletmesi olan bir yer. Akşam yemekleri ve sabah kahvaltısı dahil kaldığımız otelde ağız tadına uygun ev yemekleri ayarında menü vardı. Yolun karşı kısmında kendine ait plajının da olduğunu öğrenince konaklama zamanımız uzadı.&lt;br /&gt;Otel sahibinin hanım kızı ile bizim kızlarımız da anlaşınca, hele üstüne bizlere bir de mavi tur ayarlamaları ile kalma süremizi gönüllü uzattığımız otelden görüntüler…&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-ca.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351921098&amp;amp;site=widget-ca.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752351921098&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752351921098&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3198415945173256143?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3198415945173256143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3198415945173256143&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3198415945173256143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3198415945173256143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/finikede-otel-ve-konaklama.html' title='Finike’de Otel ve konaklama…'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-9084406061013352687</id><published>2009-12-28T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-12-28T00:01:00.729+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Finike yolu - İotape (Aytap) Antik Kenti</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Finike yolu tarihi yapı - lotape antik kenti&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İotape (Aytap) &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Antik&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; K&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;enti&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyceğiz, Fethiye, Patara ve Kaş’ı gezdikten sonra Finike’ye doğru yol almaya başladık. Her zaman olduğu gibi bir yandan etrafı seyredip ilginç değişik yer ve görüntü gördüğümüzde de durup resimleyerek giderken, bir virajı döndüğümüzde hemen yolun sağ tarafında bulunan eski yıkıntılar ilgimiz çekti.&lt;br /&gt;Yol hemen kalıntıların ortasında geçiyordu. Herhangi bir isim ve ne olduğunu belirten levha da olmayınca iyice meraklandık. Orada bulunan bir çobana sorsak ta açıklayıcı bilgi edinemedik.&lt;br /&gt;Denizin hemen dibinde bir koyun etrafında bulunan antik kent kalıntıları, yer yer yıkıntı halinde yer yer bazı yapısal bütünlüğü kalmış buluntular ilgi çekiciydi. Meğer burası antik bir Roma kent kalıntılarıymış.&lt;br /&gt;İki taraflı olan aşağı doğru az çok dik sayılabilecek eğimli koyun denizinde bulunan küçük kumsalda, ki antik bir limanmış, piknik yapan ve yüzen birkaç aile de vardı.&lt;br /&gt;Görüp resimlediğim tapınak yapı aslında bir bazilika kalıntısıymış.  Ayrıca karşı yamaçta görülen mezar yapılar bir nekropol kalıntılarını andırıyordu.&lt;br /&gt;Bunları ancak dikkatli, yavaş ve etrafı seyrederek giderken görebileceğinizi hatırlatarak elde döndükten sonra internette yaptığımız aramada zar zor bulabildiklerimizi de sizlerle paylaşalım.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-6b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351916651&amp;amp;site=widget-6b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;**&lt;br /&gt;Iotape (Aytap) Antik Şehir&lt;br /&gt;İotape Alanya'nın çevresinde bulunan bir antik şehirdir. Bu yer şehirden yaklaşık olarak 33 km uzaklıktadır. Sahil yolundan gidildiğinde Gazipaşa tarafındadır. Yol bu antik şehri ikiye bölmektedir. Bu yüzden direk olarak cadde üzerinden gidilmesi gerekmektedir. Bu çok farklı bir alanda, denize çok yakın kurulmuştur. Körfez yakınlarındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki bölümden oluşan bir şehir batı ve doğu kısımlarına ayrılmıştır.&lt;br /&gt;Bu alanlardan hemen sonra eski şehre doğru yol açılmaktadır. Burada Bizanslıların ve Romalıların uygarlık kalıntıları bulunmaktadır. Bu yere adını veren Kral Antiochus (38-72 milattan önce) karısının adını "İotape" vermiştir. Ayrıca bu şehir (98-117 milattan önce) Kaiser Trajan olarak (253-260 milattan önce) yıllarına kadar var olmuştur. Ayrıca o devirlerden kalma paraların üzerinde bir tarafında Kaisers diğer tarafında ise Tanrı Apollo ve tanrıça Tyche yer almaktadır. Yakınlarına ise daha sonraları Akropolis eski kent kurulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi ki bu yerler zamanla yıpranmış ve yüzey kısmında pek fazla bir kalıntıya rastlanılmamaktadır. Ama ki bir çok eser buradan çıkartıldıktan sona müzeye teslim edilmiştir, ve orada sergilenmek üzere yerlerini almışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vadide&lt;br /&gt; Vadi içerisinde Akropolis kenti alanında eski bir yol bulunmaktadır. Bu yol üzerindeki bazı eserler gösteriyor ki bu yol üzerinde bir çok heykelin bulunduğunu ve bu yolun önemli bir yol olduğunu. Burada yer alan yazıtlara bakarak Latope şehrinde yaşayan bir çok sporcuyu askerleri görmek mümkündür. Bu bölgeler Akropolis'in doğusunda yuvarlak bir bölgede bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gözle görülen birinci bina Basilika'dır. Güney tarafı caddeye bakmaktadır.Basilika 3 gemili köşeli bir binadır.Bu yerin yapımında yanmış tuğla ve harç kullanılmıştır. Ayrı bir bina olan kilise binası Basilika'nın kuzey kısmında inşa edilmiştir. Bu kilisenin iki girişi bulunmaktadır. Bir hücre içerisinde Aios Georgios'un fresti bulunmaktadır. Maalesef bu Fresko büyük zarar görmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölgenim hemen yanında başka bir yapı açık hamam şeklinde inşa edilmiş bir yapı bulunmaktadır. Hamamın su sistemini bugün bile görmek mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Araştırmalara göre bu suyun ana kanal yolu ile taş borulardan denize aktığı sanılmaktadır. İçme suyu ise sarnıçlardan sağlanmaktaymış. Gazipaşa yol üzerinde bir tapınak görebilirsiniz. Bu tapınak 8X12,5 büyüklüğünde bir platformdur. Yazıtlarda yer aldığına göre bu yer milattan sonra 111 ile 114 yılları arasında yapılmıştır. Bu alanda birçok mezar bulunmaktadır. İotape'nin Nekropolis'i kuzeyde ve doğuda tepe üzerinde bulunmaktadır. Birçok mezar muz ağaçlarından dolayı zarar görmüştür. Fakat bazı mezarlar halen yeryüzünde kalmayı başarmıştır. Hereon'un mezarının yanında değişik türde mezarlıklar bulunmaktadır. Bu yeri gündüz gözüyle güneşli bir havada ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-9084406061013352687?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/9084406061013352687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=9084406061013352687&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/9084406061013352687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/9084406061013352687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/finike-yolu-iotape-aytap-antik-kenti.html' title='Finike yolu - İotape (Aytap) Antik Kenti'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2023832059645788854</id><published>2009-12-26T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-12-26T00:01:00.369+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Kaş ve Likya kaya mezarları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kaş ve Likya kaya mezarları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antiphellos antik kenti üzerine kurulmuş olan Kaş'ta kentin içindeki tarihi kalıntılar gündelik hayatın bir parçası olmuş.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-fa.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351916538&amp;amp;site=widget-fa.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos adı, antik kentin en eski adıdır. Antik kent tarihte Antiphellos ismi ile anılmıştır. Karia ve Likya Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan Antiphellos, aynı zamanda bir ticaret limanıdır. Makedonya Kralı Büyük Iskender'in, Anadolu seferi sırasında, Kralliğın egemenliği altına girmiştir. İskender'in genç yaşta ölümünden sonra bölge, Seleukoslar'la Ptolemaioslar arasında el değiştirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antik kent, Roma Dönemi'nde önem kazanmış ve Bizans Dönemi'nde Piskoposluk merkezi olmuştur. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış daha sonra Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği yönetimi ele geçirmiş ve Osmanlı Devleti ilçeyi Yıldırım Bayazıt zamanında topraklarına katmıştır.&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2023832059645788854?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2023832059645788854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2023832059645788854&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2023832059645788854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2023832059645788854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/kas-ve-likya-kaya-mezarlar.html' title='Kaş ve Likya kaya mezarları'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-789433836362910316</id><published>2009-12-24T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-12-24T00:01:00.480+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Patara Antik kenti</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Patara Antik kenti&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e4.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351916516&amp;amp;site=widget-e4.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Patara, Fethiye – Kaş yolunda, Kaş'a 41 km. mesafededir. Bütün antik devirler boyunca Lykia bölgesinin en önemli şehirlerinden biri olan Patara, kitabelerde ve sikkelerdeki yazılış şekli ile Lykia dilinde PTTARA diye geçmektedir. İskender'e kapılarını açan şehir özellikle onun halefleri zamanında deniz üssü olarak büyük önem kazanmış, M.Ö. 315'te Antigonos, 304'te de Demetrios tarafından işgal edilmiştir. Daha sonra Ptolemaios'ların eline geçen şehrin bu dönemdeki adı Arsinoe'dir. M.Ö. 190’da ise III. Antiochos tarafından alınmıştır.&lt;br /&gt;Lykia Birliği sırasında metropolis durumunda olan Patara üç oy hakkına sahipti ve birlik toplantıları çoğu kez burada yapılıyordu. Roma İmparatoru Hadrianus da karısı ile birlikte bir müddet burada kalmıştır. Noel Baba'nın (Myralı Saint Nicholas) doğum yeri olan kent Bizans egemenliği sırasında hâlâ bir liman kentiydi. Şehir büyük bir ticaret merkezi olmasının yanı sıra Apollon kehanet merkezi olarak da önem taşımakta idi.&lt;br /&gt;Kalıntılar arasında M.S. 2. yüzyıl başlarına tarihlenen giriş kapısı ve çevresindeki çok sayıdaki Roma dönemi lahitleri, dikkati çekmektedir. Ayrıca kentte Vespasianus’a ithaf edilen hamam, bir tiyatro binası, Hadrianus Granarium’u gibi kalıntılar görülmektedir. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-789433836362910316?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/789433836362910316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=789433836362910316&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/789433836362910316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/789433836362910316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/patara-antik-kenti.html' title='Patara Antik kenti'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8897240638973057939</id><published>2009-12-22T00:01:00.000+02:00</published><updated>2009-12-22T00:01:00.203+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Patara koruma bölgesi ve Patara Plajı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Patara koruma bölgesi ve Patara Plajı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-ce.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351916494&amp;amp;site=widget-ce.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Patara Plajı, Patara antik kenti yakınında bulunan ve bu bölgedeki en büyük ve güzel plajlardan biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patara kumsalı, çevredeki kumsalların en uzunu ve en görkemlisidir. 18 km. uzunluğundaki kumsalın derinliği yer yer 200-300 metreye ulaşır. Kumu incedir. Deniz ise sığdır. Hemen hemen hiç durmayan rüzgarı nedeniyle rüzgar sörfü için de uygundur. Patara kumsalı deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta) yumurta bıraktıkları yerler arasında bulunduğu için koruma altındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patara plajından içeriye, antik kente, rüzgarla taşınan kumulların önüne geçilebilmesi için setler oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patara plajı genişliği ve uzunluğu nedeniyle geçmişte Yeşilçam filmleri tarafından çöl sahnelerinde fon olarak kullanılmıştır. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8897240638973057939?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8897240638973057939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8897240638973057939&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8897240638973057939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8897240638973057939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/patara-koruma-bolgesi-ve-patara-plaj.html' title='Patara koruma bölgesi ve Patara Plajı'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7066199966569385496</id><published>2009-12-20T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-12-20T00:01:00.551+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Fethiye kaya mezarları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Fethiye kaya mezarları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akdeniz kıyı bandında kurulduğundan günümüze kadar yerleşimin kesintisiz sürdürüldüğü tek merkez konumundaki Fethiye veya antik ismi ile Telmossos kentinin geçmişi filolojik bazı tespitlere göre M.Ö. III. binlere kadar gitmesine karşın o dönemleri teyit edecek eserlere henüz rastlanmamışmış. Antik dönemden itibaren karşılaşılan pek çok deprem ve yeni yerleşim anlayışı antik dönem yapılarının zaman içerisinde kaybolmasına neden olmuş. Ancak modern kentin güneyindeki kayalıklara oyulmuş mezarlar ile şehrin çeşitli noktalarında yer alan lahit mezarlar antik çağdan günümüze ulaşan en eski kalıntılar olarak değerlendirilmektedir. Kaya mezarlarından en ünlüsü ve en görkemlisi hiç şüphesiz sol duvarı üzerindeki yazıta göre Amyntas mezarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-b1.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351916465&amp;amp;site=widget-b1.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Likya Kaya Mezarları Şehir içinde Likya döneminden kalma M.Ö. 4.yy. eserleri dikkati çeker. Bunlar, şehrin simgesi haline gelen doğal kayaya oyulmuş mezarlardır&lt;br /&gt;Definecilerin kral mezarları dedikleri bir birinden güzel yapılarla bezenmiş muhteşem göz kamaştırıcı sanat eserleridir. Ne var ki define bulma tamahkârlığı bu yapıların birçoğunu yok etmiş.&lt;br /&gt;Kaya mezarları, kayaların fiziki yapıları uygun olan yerlere kaya oyularak mağara şeklinde yapılmış, iç ve dış cepheleri bir çok figürlerle süslenmiş olanları da var. Kaya mezarları Tümülüs mezarlarından olduğu gibi toplumun içinde statüsü birinci derecede olan şahıs ve aileleri için yapılırmış. Kutsal anıtsal mekanlardır. Kaya mezarları çoğu kez, aileler için yapılırmış, Ailede ölenlerin cesetlerini mezar odasına koymak için giriş bırakılırmış, bu tür odaların girişleri basamaklı, kabartma süslemeler yer almaktadır&lt;br /&gt;Bir çok kaya mezarlarının dış cephelerine, ölen kişi yada ailesi hakkında tarihi ve kutsandıklarına dair bilgiler yer almaktadır, mezar odalarına Tümülüs yapılarından olduğu gibi, cesetler taş yada ağaç lahitler içinde, altın,gümüş değerli taşlar, süslü giysileri, metal yada topraktan yapılmış eşyalar,fayans kaplar yad a heykeller, gibi bir çok eşya bulunabilmektedir.&lt;br /&gt;Yine bu kaya mezarları da "SİT" alanı içindedirler, kazı yapılması yasaktır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7066199966569385496?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7066199966569385496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7066199966569385496&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7066199966569385496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7066199966569385496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/fethiye-kaya-mezarlar.html' title='Fethiye kaya mezarları'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6965260214213711933</id><published>2009-12-18T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-12-18T00:01:00.189+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Fethiye Telmessos tiyatrosu</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Fethiye Telmessos tiyatrosu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-a2.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351916450&amp;amp;site=widget-a2.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fethiye’de dolaşırken parkın hemen karşısında bulunan antik tarihi mekanı görüp durduk. Kapısında Telmessos Tiyatrosu yazıyordu. 1800 yıllarına kadar büyük oranda ayakta olduğu bilinen bu antik yerin üzeri zamanla erozyonla toprakla dolup kapanmış. 1993 – 1995 yılları arasında müze müdürlüğü tarafında yapılan kazılarda tahmini 6000 kişilik oturma yeri kapasiteli 28 oturma sırası olan geç Hellenistik dönem yapımı tiyatro ortaya çıkartılmış. M.S. 2 y.y.da Roma döneminde sahne, M.S. 3 -4 y.y. da da en öndeki oturma sıralarının ön kısmına koruma duvarı yapılmış böylelikle ayı zamanda arena olarak ta kullanılmış. M.S. 7 y.y. dan sonra da kullanılmayarak terk edildiği bilgisi eklenmişti.&lt;br /&gt;Şimdiki hali ile yaklaşık 1500 kişi kapasitesi kalmış olan antik tiyatronun üst ve yan kısımlarında yerleşim alanları bulunuyordu. Birçok antik yerlerin balına gelen burası içinde geçerli olmuş. Asırlar boyu insan faktörünün işe karışması ile mekanların yapısal parçaları alınmış başka yapılarda kullanılmış, yerleri alan olarak kullanılmış ve günümüze kadar gelebilenlerden kalanları görme şansına sahip olabiliyoruz.&lt;br /&gt;Burası da eskinin günümüze kadar kalabilmiş yapılarından biri. Gezip dolaşıp bakarken hayran olmamak mümkün değil. Oturma sıralarını yerleşimi, oturma yerlerinin aralarına konuşlandırılmış basamakların estetiği ve yükseklik oranlarının düzeni, her kısımdan orta alanda bulunan sahnenin görünebilirliğinin netliği ve ses dağılımı çok güzeldi.&lt;br /&gt;Geride kalmış olan bazı parçalar üzerindeki ince taş kalem işçiliklerinin estetik güzelliği ise bir başka hayranlık uyandıran eserlerdi.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6965260214213711933?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6965260214213711933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6965260214213711933&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6965260214213711933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6965260214213711933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/fethiye-telmessos-tiyatrosu.html' title='Fethiye Telmessos tiyatrosu'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5099275847278061446</id><published>2009-12-16T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-12-16T00:01:00.170+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Fethiye ve Ölüdeniz</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Fethiye ve Ölüdeniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyceğiz’den çıkıp Ortaca, Göcek ve Kargı yolunu takip edip Fethiye Ölüdeniz’e indik. Yolların sağlı sollu konaklama ve yemek yerleri ile dolduğunu görerek sahile kadar indik. Milli park girişinde ücretimizi ödeyip içerde bir yer bulup arabamızı park ettik. Oldukça sakin sessiz bir sahille karşılaştık. Su motorlarının arkasına bağlı halatlarda paraşütle uçanlar, su kayağı yapanlar ve tepelerden paraşütle atlayanlarla hem havada hem de sahilde renkli görüntüler vardı.&lt;br /&gt;Merkezdeki parkın orta kısmında ilk Türk hava şehidi Tayyareci Fethi Bey adına konuşlandırılmış bir de anı heykeli vardı.&lt;br /&gt;Ayrıca şehrin dış mahallerinden birinde de Osmanlıdan kalma yağmur su sarnıçlarından bir örnek görüp resimledik. Bunu ayrı bir yazı ve resimlerle ileride paylaşmayı planlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-35.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351906613&amp;amp;site=widget-35.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Turizm otoritelerince "Tanrının Dünyaya bahşettiği cennet" olarak nitelendirilen Ölüdeniz, ülke dışına taşan ünü ile dünyaya mal olmuş bir turizm merkezi. Kıyılara kadar uzanan yemyeşil çam ormanları, içinde yeşilin, mavinin ve morun her tonunun görülebileceği ılık denizi, uzun kumsalı ile Ölüdeniz bir Dünya harikası. Son yıllarda, 1975 m. yükseklikteki Babadağı'nın doruklarından paraşütle atlayanlar, dünyanın en nefes kesici manzarasıyla karşılaşmakta. Yılın on ayı denize girme olanağı sunan bu eşsiz koyda çok sayıda turistik tesis, restoran, alışveriş merkezi ile sağlık kabini, duş-tuvalet, büfe, kabin vb. üniteler bulunmakta, ilçeye 14 km. uzaklıktaki merkeze gün boyu dolmuşlarla ulaşım sağlanmakta.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5099275847278061446?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5099275847278061446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5099275847278061446&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5099275847278061446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5099275847278061446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/fethiye-ve-oludeniz.html' title='Fethiye ve Ölüdeniz'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3288532784133659938</id><published>2009-12-14T00:01:00.000+02:00</published><updated>2009-12-14T00:01:00.160+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla Köyceğiz</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Muğla Köyceğiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmaris’ten çıkıp Muğla – Fethiye karayoluna çıkıp öncelikle Fethiye Ölüdeniz gitmeye niyetlendik. Bir yandan etrafı seyrederek bir yandan da zaman zaman durup fotoğraflar çekerken bir de baktık ki Köyceğiz’e gelmişiz. Muğla - Fethiye yolu üzerindeki Köyceğiz Gölü kenarına kurulmuş Köyceğiz’e girerken bir sahil ilçesine değil de içerlerde bir kasabaya giriyormuşsunuz gibi geliyor. Sonra birdenbire göl karşınıza çıkıverince şaşırırsınız.&lt;br /&gt;Hemen ilçe merkezine doğru yönlendik. İlk girişte hemen sağ tarafta Hacıbey camiini gördük, kapı üzerindeki kitabesinden 1913 yıllarında yapıldığı yazan cami hakkında ne yazık ki bir bilgi toparlayamadık.&lt;br /&gt;Kıyı kısmında çay bahçelerinin de yer aldığı yüksek ağaçların gölgelediği park alanı, insanı cezbeden dinginliği ile sukuneti ile nefis göl manzaralı görünümü ile sizi çağırıyor.&lt;br /&gt;Parkın yan tarafında Öğretmen evi park içinde İsmet İnönü büstü ile bütünlüğü tamamlıyor.&lt;br /&gt;Köyceğiz adının nereden geldiğine gelince: efsanelere göre köyceğiz, gölün alanı üstünde bulunmakta olan bir ovada kurulmuş. Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış. Felaketin seyrine gelenler gölün doğu kısmında kalan bir kaç evi ve insanı görünce: "bütün şehir batmış, yalnızca kıyıda bir köyceğiz kalmış." demişler. Bugün hala gölün altında bir batık şehir olduğuna inanılıyormuş.&lt;br /&gt;Köyceğiz, bir yanına Sandras dağı'nı almış öbür yanına Ölemez tepelerini. onların arasında masmavi bir göl. çevresinde ise sazlıklar, yeşillikler, yeşilin ve mavinin bin bir tonu, birlikte gece gündüz dans ediyor. İki katlı evlerin arasında daracık sokaklar, ahşap evler, sokaklarında ve evlerin pencerelerinden dışarı sakinlik, dinginlik taşıyor. Öyle büyük şehirlerin kargaşası yok burada. Canınız ne arzu ediyorsa yapın ve hayatı bir kaç saatliğine de olsa durdurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-ec.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351906540&amp;amp;site=widget-ec.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu güzelim coğrafyada yerleşim bin yıllar önce başlamış. İlk yerleşimin izleri MÖ 3400 yılarına uzanıyor. Sonra İskitler, Asurlular, İyon ve Dorlar, Persler, Helenler, Seleykoslar, Romalılar, Menteşoğulları ve Osmanlılar yerleşmişler bu topraklara. Gölün Akdeniz’le birleştiği noktadaki Kaunos antik kenti, MÖ binli yılların doğu Akdeniz ve Ege’nin kesişim noktasındaki en önemli liman kentlerinden biri olmuş.&lt;br /&gt;Bugünün Köyceğiz’i ise Osmanlılar döneminde gelişmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göl, 52 km2'lik tatlı su gölü, dağlardan yedi kol halinde inen sularla, bol su kaynaklarıyla besleniyor. Onun için de yaz kış özelliğini yitirmiyor. Fazla suyunu 10 km. uzunluğundaki dar bir kanalla (Dalyan) Akdeniz’e boşaltıyor. Elinizde ayrıntılı bir çevre haritanız yoksa çevrede dolaşırken neresi göl, neresi deniz karıştırıyorsunuz. En iyi ipucu gölün sazlıkları. Dalyan Boğazı ile Akdeniz’e bağlanan gölün kapladığı alan 6300 hektar. Boğazın ucunda Sülüngür adlı, tatlı-tuzlu su karışımı küçük bir lagün gölü daha var. Bu göl kefallerin yumurtlama yeri. Deniz kıyısı ise 50 ile 200 metre arasında değişen genişlikte ve 5,5 Km. uzunlukta çok güzel bir kumsalla süsleniyor. (Bakınız İztuzu Kumsalı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göl, körfezin ağzının alüvyonlarla tıkanmasıyla denizden ayrılmış, ama tam da kopamamış ki, suyunu denize akıtmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;Deltayı Nam Nam ve Yuvarlak Çay’ın alüvyonları oluşturmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En enteresan özelliği ise, sazlıklarla kaplı doğal bir kanalla göl Akdeniz’e bağlanır. bu tür göllere yani denizle doğal bir kanal vasıtası ile birleşen göllere ayaklı göl adı verilir. Dünyada bu tür göllerin sayısı köyceğiz gölüyle beraber yalnızca 7 tanedir. Yani dünyada ki doğa harikası 7 ayaklı gölden birisi de köyceğiz gölüdür. derinliği 20-60 metre arasında değişiyor. Köyceğiz gölünün diğer bir enteresan tarafı ise deniz düzeyinden 6-10 metre yüksek olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göldeki küçük adaya yörede Hapishane Adası deniyor(göl içinde dört adet irili ufaklı ada varmış). Ada tarihte önceleri askeri amaçlarla kullanılmış, sonra hapishane yapılmış. Cenevizlilerden kalma kalenin kalıntıları görülebiliyor. Yörede Âşık Adası da deniyor. Anlatılan öyküye göre birbirine sevdalanan iki genç aileleri evlenmelerine izin vermeyince bu adaya sığınmışlar. Ailelerin baskısından kurtulmuşlar da kötü kaderden kurtulamamışlar, koca bir yılan sokmuş da oracıkta ölmüşler. ( Anadolu'da çok yaygın olan 'Ada ve Yılan hikâyelerinden birini de burada dinleyebilirsiniz.)&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3288532784133659938?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3288532784133659938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3288532784133659938&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3288532784133659938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3288532784133659938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/mugla-koycegiz.html' title='Muğla Köyceğiz'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6517477178240169919</id><published>2009-12-12T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-12-12T00:01:00.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Marmaris ve Kalesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Marmaris ve Kalesi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahın erken saatlerinde ayrıldığımız Selimiye Köyü’ndeki otelden doğruca Marmaris’e gittik. Birçok sahil kasabasında olduğu gibi o saatler o kadar rahat ve güzel oluyor ki.. Trafik yok denecek kadar az, tek tük insanlar, kimileri iş yerlerini açıyor kimileri düzenlemelerini yapıyor kimileri sabah kahvaltıları alıyor kimileri de bizler gibi sabah gezilerinde…&lt;br /&gt;Kıyıdan gezerek dolaşmaya başladık, kale yanındaki üzeri kemerlerle örtülü Kervansaray, kaleye çıkan dar ve basamaklı sokağın hemen girişinde bulunan Kkntteki diğer bir Osmanlı yapısı da Hafza Sultan Kervansarayı’dır. 1545 Yılında yapıldığı üzerindeki yazıtta belirtilmiş. Kervansaray’ın 7 küçük ve bir büyük odası günümüzde turistik eşya ve hediyelik satan dükkanlara tahsis edilmiş.&lt;br /&gt;Gene çarşı içindeki Tarihi Bedesten ise, eskiden olduğu gibi bugün de alışveriş merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Alışverişi yapanlar ve satılan ürünler değişmiş sadece, her şey turistik olmuş.&lt;br /&gt;Kale ilk kez İonialılar tarafından yapılmış. Bugünkü kale 1522’de Osmanlılar tarafından yapılmış olanıymış. Kale, 1914 yılında bir Fransız savaş gemisinden atılan top ateşi sonucu büyük zarar görmüş. Cumhuriyet döneminde kale yerleşime açılmış ve 18 konut, çeşme yapılmış. 1980-90 Yılları arasında restore edilen Kale’nin içinde bugün müze yer alıyor. Kalenin girişi doğrudan bahçeye açılıyor. Avlunun iki yanından surlara merdivenlerle çıkılıyor. Surlardan çevreyi izlemenizi öneriyoruz. Hem liman hem çevre yollar çok güzel görüntüler veriyorlar.&lt;br /&gt;Kapalı mekanlardan ikisi arkeoloji müzesi olarak düzenlenmiş. Birisi de Kanuni Sultan Süleyman Salonu diye isimlendirilmiş.&lt;br /&gt;Bahçede ve bu iki salonda bölgedeki kazılardan elde edilen eserler, amphoralar, Knidos, Burgaz, Hisarönü kazılarından elde edilen pişmiş toprak, cam eserler, sikke ve süs eşyaları sergileniyor. Galerilerden biri Türk Evi olarak düzenlenmiş etnografya salonu, bir diğeri de kale komutanının odasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-b1.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351906225&amp;amp;site=widget-b1.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Edindiğimiz bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Marmaris Arkeoloji Müzesi, tarihi bir mekânda Marmaris Kalesi'nde hizmet vermektedir.&lt;br /&gt;Herodotos, Marmaris'te ilk surların, M.Ö. III. binde yapıldığını yazmıştır. Bu dönemde bir Karia kenti olan Physkos (Marmaris), bu gün olduğu gibi Ege Denizi ve Akdeniz arasında bir geçiş noktasıdır. Kentin limanı Rodos ve Mısır'a açılan ticaret yollarıyla çağlar boyunca önemini korumuştur. 19. yüzyıl araştırmacısı Charles Texier eserinde; kalıntıları Fineks Dağları'nda bulunan Physkos Körfezi'ne hakim bir kaleden söz etmiştir. M.Ö. 334 yılında, Marmaris'i işgal eden Büyük İskender'in startejik öneminden ötürü kaleyi onarttığı bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yat Limanı arkasında yüksek bir noktada yer alan Marmaris Kalesi'nin yapımından söz eden tek yazılı kaynak, Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesidir. 17. yüzyılda Muğla çevresini gezen Evliya Çelebi, Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos Seferi öncesinde, kalenin yaptırılması için emir verdiğinden ve kalenin sefer sırasında askeri üs olarak kullanıldığından söz etmektedir. Kaynakta, kalenin ana kaya üzerine dört tabyalı olarak inşa edildiği, düzgün taşlardan örülmüş 400 ayak duvarı olduğu, giriş kapısı üstünde bir kitabe, içerde dizdar, imam, kayyum ve nöbetçiler için birer oda bulunduğu söylenmektedir. Diğer bir tarih yazarı, Celaloğlu Mustafa'nın Kanuni Sultan Süleyman ve ordusunun Marmaris günlerini, Rodos Seferi'ni ve İstanbul'a dönüşlerini anlattığı eserinde, kaleden hiç söz edilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bahriye Kitabı"nı yazan Piri Reis ise, Marmaris Limanı'nı ayrıntılarıyla anlattığı eserinde ve çizdiği haritada Marmaris Kalesi'ne yer vermemektedir. Piri Reis'in Akdeniz'deki diğer kaleleri çizdiği ve kitabı için notlar aldığı 1494-1520 yılları arasında, Marmaris'te limanda bir kalenin varlığı kaydedilmemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgiler ışığında, Marmaris Kalesi'nin yapım tarihine ilişkin bir başka görüş daha vardır. Buna göre, 1520 yılında tahta çıkan Kanuni Sultan Süleyman, Rodos Seferi dönüşünde kalenin yapılmasını istemiştir. Kaleye çıkılan dar ve basamaklı sokağın girişinde Hafıza Sultan Kervansarayı yer almaktadır. Dikdörtgen planlı kervansarayın, yedi küçük ve bir büyük odası vardır ve üzeri kemerlerle örtülmüştür. Kale ile çağdaş bu yapının girişinde bulunan yazıtta, 1545 tarihi okunmaktadır. Bu tarih, kale ve hanın sefer sonrasında, aynı zamanda inşa edildiği görüşünü güçlendirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalenin önemli bir kısmı, Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1914 yılında bir Fransız savaş gemisinin top atışları ile yıkılmıştır. Cumhuriyet öncesinden başlayarak yakın tarihe kadar, içi Marmarisliler tarafından iskân edilen kalede, 18 konut, bir çeşme ve bir sarnıcın bulunduğu bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmaris Kalesi 1980-1990 yılları arasında, restore edilmiş ve 1991 yılında Marmaris Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Toplam yedi kapalı mekânı bulunmaktadır. Beşik tonozlu giriş mekânı iç bahçeye açılmaktadır. Avluda sağda ve solda yer alan merdivenler surlara çıkışı sağlamaktadır. Beşik tonozla örtülü olan kapalı mekânlardan ikisi; arkeoloji salonu olarak düzenlenmiştir. Bu salonlarda ve bahçede bölgeden toplanan taş eserler, Hellenistik, Roma ve Bizans Çağlarına ait amphoralar ile Knidos, Burgaz, Hisarönü kazılarında açığa çıkarılan pişmiş topraktan yapılmış kandiller, şişeler, figürinler çeşitli kaplar ve cam eserler, ok uçları, sikkeler ve süs eşyaları sergilenmektedir. Etnografya salonunda ise, Osmanlı Dönemi sonuna tarihlenen günlük yaşamla ilgili dokuma, halı, kilim, mobilya, bakır mutfak eşyaları, silahlar ve süs eşyaları sergilenmektedir. Bu salonlar dışında diğer mekânlar sanat galerisi, büro ve depo olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müze, turizm sezonu süresince, pazartesi günleri dışında her gün 08.30-12.00 ve 13.00-17.30 saatleri arasında ziyarete açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batıda deniz, güneyde dağlarla çevrili bir yerleşim olan Marmaris bu stratejik özelliği nedeniyle tarihte de tercih edilen bir yer olmuştur. Antik adının Physkos olduğu, Rodos Devleti'nin karşıyaka kentleri içinde de ayrı bir önemi bulunduğu yazılı kaynaklardan öğrenilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmaris Arkeoloji Müzesinin kontrolü altındaki Marmaris ve Datça ilçeleri tarihi coğrafya içinde bir bütünlük sergilemektedir. M.Ö. 3 bin yıldan itibaren, Osmanlı Dönemi sonuna kadar bölgenin tarihini yansıtan bir çok iz bulunmaktadır. Marmaris İlçesi ve Datça Yarımadası'nın prehistorik tarihi günümüzde henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bölge yerli ve yabancı gezginler ve bilim adamları tarafından keşfedilmiş ve incelenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmaris İlçesi sınırları içinde; Physkos, Amos, Erine, Kastabos, Saranda, Bybasslos, Tymnus, Gallipolis, Prynos, Hydas, Cennet Ada, Kedreal, Keçi ve Bedir Adaları, Euthenna, Bayır-Gebekse, Pymos, Gavur Sancağı, Loryma, Kıran Gölü, Çubucak seramik atölyeleri ile Datça İlçesi sınırları içinde yer alan, Knidos, Bybassos, Trioplon, Burgaz yerleşimleri antik coğrafyada Rodos Birliği'nin Anadolu'daki topraklarının bir parçasıdır. Yani Rodos'un karşı yakasıdır. Yarımadada bu örenyerlerinin yanı sıra, bölgede yer alan sarnıç, mezar, kale, kilise, manastır, değirmen, yağhane gibi tek yapılardan oluşan birçok kültür varlığı bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda bölge tarihi bilimsel olarak kazı ve yüzey araştırmaları ile ayrıntılı olarak incelenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6517477178240169919?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6517477178240169919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6517477178240169919&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6517477178240169919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6517477178240169919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/marmaris-ve-kalesi.html' title='Marmaris ve Kalesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2743633546581564998</id><published>2009-12-10T00:01:00.006+02:00</published><updated>2009-12-10T20:25:11.271+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Marmaris Selimiye ve Yaşadığımız hayal kırıklıkları..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Marmaris Selimiye ve Yaşadığımız hayal kırıklıkları..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum’dan çıkıp yolumuza devam ettik. Marmaris’i geçtikten sonra İçmeler’e uğradık. Orada yolu sorarak Selimiye’ye doğru devam ettik (Marmaris'ten 40 km kadar sonra). Gittiğimiz tarif edilen yol eski yolmuş, orman içinden giden yol ayrımlarında yön belirten levhalarda olmayınca biraz bunaldık. Yer ayırttığımız otele telefon açıp yol tarifi aldık.&lt;br /&gt;Bu sefer, arkadaşlarımızın da etkisi ile, ilk defa internet üzerinden bulduğumuz bir otelde yer ayırttık. Web sayfasında gördüğümüz resimleri ve açıklamaları ile, denize 50 m., apart, sessiz sakin bir yer olarak görünen otelden net üzerinden ücretini yatırarak ayırttığımız yer için bir macera yaşayacağımızı bilemiyorduk !...&lt;br /&gt;Neyse, uzun uğraşlar sonunda Selimiye köyünü ve oteli bulduk. Sakin fazla kalabalık olmayan denizi güzel bir yer görünümünde olması bizlere yorgunluğumuz unutturdu, ama erken unutturmuş !...&lt;br /&gt;Denize 50 m. olan otelin mesafe anlayışı yazanla ve bizim anladığımızla aynı değildi !... Denizden en az 500 metre uzakta, hafif bir yukarı toprak yolla çıkışla vardığımız otelin bizdeki hayal kırıklığı ve siniri, bir yandan o kadar yol gelmiş olmanın yorgunluğu, diğer yandan ücreti peşin yatırmış olmamız….&lt;br /&gt;Sabır çekip biraz da atışıp mecburen odamıza çıktık. Dört yatak dediğimiz halde ve ücretini ona göre yatırmamıza rağmen 3 yatak ve bir yatak haline getirilebilen koltuk vardı. Bir yandan sinirlenerek birbirimizi sakinleştirmeye çalışarak denize gitmeye karar verdik.&lt;br /&gt;Üstlerimizi değiştirip indik, yanımıza yol gösteren bir ilgili (!) ile birlikte otelden çıkıp toprak yoldan aşağı indik sola söndük ana yola çıktık yol üstünde bulunan bir dükkanın yanından köy kahvesi masalarının yanından geçtik bahçe duvarını birkaç basamaklı merdivenle aşıp tarla içinden yürüyerek sahile geldik.&lt;br /&gt;Bir başka şokkkkk!...&lt;br /&gt;Toplamda en fazla 15 m. genişliğinde, bir tarafında sahil köy kahvesi diğer tarafında bir balıkçı mağazası (küçük dükkanı) arasında taşlıklı büyükçe havuz kadar bir yer ve yarısı da yosunlu…&lt;br /&gt;Deniz güzel olmakla beraber kapalı bir koy olan körfezde güneş alçaldığı için gölgede kalmış su soğumuş, bir yandan seyirciler bir yandan da çocuk havuzu olan yerde yüzmeye çalıştık. Aynı şekilde olan birkaç aile de gelince koca deniz daraldı !...&lt;br /&gt;Sakinleşelim diye geldiğimiz denizden daha da birikimlenerek (!) geri dönmek üzere toplandık, yol üstümüzde bulunan dükkandan ufak tefek bir şeyler aldık. Apart olduğu için bir de akşam yemeği için yeni bir sürprizle karşılaşmayı arzu etmediğimizden hem akşamlık hem de sabah kahvaltısına hazırlık olması için aldıklarımızla birlikte aynı yolu (denize 50 m. olan !... daha sonra web sayfasında 150 m. olmuş !…) yürüyerek döndük.&lt;br /&gt;Döndüğümüzde bizim gibi benzer konuşmaları yapan birkaç aileyi daha bahçe lokanta kısmında gördük.&lt;br /&gt;Neyse duşlarımızı alıp balkonda bir şeyler atıştırıp doğal güzellikleri seyrederek sakinleşmeye uğraştık.&lt;br /&gt;Ve daha fazla kalmamaya karar verip aşağıya inip haber verdim, o arada beni duyan diğer ailelerden de ertesi sabah ayrılacaklarını söyleyenler oldu.&lt;br /&gt;Sabah kahvaltımızı yapıp ayrıldık, gerçi o da ayrı bir yazı olur da …&lt;br /&gt;Ama bundan sonra net üzerinden yer ayırtmaya son verdik, gözümüzle görüp içimize sinmeden verildiği iddia edilen hizmet ile istenilen ücretin uyumluluğunu görmeden hiçbir yerde kalmadık. Yapılan bir yanlış birçok olumsuzluklara yol açıyor, kim ne derse desin !.. Kalmak durumunda kaldığımız apart otelin adı mı?!.. Artık yorumlarda ekleriz…&lt;br /&gt;Neyse biraz köyü ve sahili gezip güzelliklerini seyredip fotoğrafladık. Burası da yat turizmine sessiz sedasız hizmet veren doğal limanlardan biri. Selimiye'nin hakim olduğu geniş kapalı koy adeta bir göl görünümünde. Selimiye, tatilden vur patlasın, çal oynasın eğlenmeyi bekleyenler için uygun bir yer değil. Daha çok dinlenmek, sakin kafa kendini sıfırlamak isteyenlerin beklentilerine cevap verecek bir sahil köyü. Son yıllarda nüfus artmış. Köylü'nün bir kısmı memnun. Diğer kısmı ise değil. Hesapta yapılaşma yasak ama her tarafta inşaat var. Yeni bir de marina yapılmış. Çok bir zamanı kalmamış anlayacağınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-51.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351906129&amp;amp;site=widget-51.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;**&lt;br /&gt;Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Selimiye Köyü, Hisarönü Körfezi'nin incilerinden biri. Antik çağda ismi Hydas olan köy, sonraları Losta ismini taşımış. Günbatımında dağların arkasında kaybolan güneş etrafı kırmızı tonlarına boyadığı için köye "Kızılköy"de denmiş.&lt;br /&gt;Bozburun Yarımadası'nda Loryma Kaisareia, Kastabos, Erine, Bybossos gibi antik yerleşimlerden biri olan Hydas (Selimiye), Arkaik döneminden kalma kalıntıya sahip. Çevrede biri Selimiye'nin en yüksek tepesinde, diğeri Sarıkaya Tepesi'nde, sonuncusu ise Kızılköy Mahallesindeki Aşarkale olmak üzere üç kale kalıntısı bulunuyor. Koyun güneydoğu tepelerinde Hellenistik çağdan kalma sur kalıntıları özellikle yabancı turistlerin ziyaret yerleri. Güney kısmında kare planlı mezar anıtı, kıyıdan 100 metre açıktaki Selimiye'ye yaklaşan teknelere yol göstermek amacıyla inşa edilmiş gözetleme burcu ve deniz feneri, manastır ve tiyatro turistik amaçlı gezi yerlerini oluşturuyor. Günümüze dek gelebilmiş eserlerden başka üç yıldır bölgedeki batıklarda araştırma yapan A.B.D'li sualtı arkolog bilimadamları batıktan çıkardıları malzeme ve anforaları Bodrum sualtı müzesinde sergiliyorlar. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2743633546581564998?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2743633546581564998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2743633546581564998&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2743633546581564998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2743633546581564998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/marmaris-selimiye-ve-yasadgmz-hayal.html' title='Marmaris Selimiye ve Yaşadığımız hayal kırıklıkları..'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7609860016656656418</id><published>2009-12-08T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-12-08T00:01:00.221+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum Cam Batığı Müzesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bodrum Cam Batığı Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ffff00;"&gt;Cam Salonu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Serçe Limanı Batığı salonunun hemen karşısında yer alan bu salonda antik cağlarda kullanılan cam ve camdan yapılmış objeler sergilenir. Paşabahçe Şişe Cam Fabrika’sının katkıları ile açılan bu salonda, MÖ.1400 yılından M.S 11. yüzyıla kadar olan dönemdeki cam eşyalar sergilenir. Bodrum yarımadası ve çevresindeki antik şehirlerden gelen cam eşyaların yanı sıra su altı kazılarında ele geçmiş objelerde bu salonun vitrinlerini süsler. Buradaki en eski parçalar M.Ö. 1400 senesine tarihlenen cam külçeler (ingotlar) dır. Ayrıca Kaunos antik kentinden, Stratonikea kentinden ve Serçe Limanında bulunan cam batığından gelen eşyalar burada sergilenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-77.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351905655&amp;amp;site=widget-77.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff00;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Cam Batığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Marmaris yakınında Serçe limanında 1977 yılında bulunan Cam Batığı gerek taşıdığı kargo gerekse geminin gövdesinin korunması açısından dünyanın en önemli batıklarından biridir. Bu 16 metre uzunluğundaki gemi düz olan alt tabanı sığ sularda seyreden ile nehir gemilerini andırır. Yaklaşık 35 metre derinlikte bulunan cam batiği kazısında arkeologlar 100 ton kumu temizleyerek kazıyı gerçekleştirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serce limanı batiği hiçbir batığa nasip olmayan sonuçlar verdi. Ayni döneme ait inanılmaz zenginlikteki cam ve metal eşyalar İslam cam ve metal objelerinin tarihlenmesine büyük katkılar sağladılar. Bu 11. yüzyıla tarihlenen gemi cam eşyaların yanı sıra, iki ton cam külçe ve 1 ton civarında kırık cam taşımakta idi. Arkeologlar, geminin güney Suriye’den yola çıkıp Karadeniz’e, Kırıma veya güney Tuna boylarına doğru gittiğini sanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemide bulunan 110 amforanın çoğunun şarap ve gemideki yolcular ve mürettebat için su, yiyecek taşıdığı biliniyor. Gemide ele geçen Islama paralar ve eşyalar bunun bir Müslüman gemisi olduğunu gösterir.Öte yandan gemide bulunan domuz kemikleri ve üzerinde Hıristiyan azizlerinin bulunduğu bazı eşyalar gemide Hıristiyan yolcularında bulunduğunun gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Özel teşekkür...&lt;br /&gt;Sabahın erken saatlerinde gezdiğimiz kale müzenin Tunç Çağ Batıkları bölümüne geldiğimizde bizlere ön bahçede nezaket gösterip içtikleri çaylardan ikram eden görevli hanımlara buradan bir kere daha özel teşekkürlerimizi iletiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7609860016656656418?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7609860016656656418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7609860016656656418&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7609860016656656418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7609860016656656418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/bodrum-cam-batg-muzesi.html' title='Bodrum Cam Batığı Müzesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3768790235411490679</id><published>2009-12-07T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-12-07T00:01:00.422+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum kale ve müzesi 3.Bölüm (Doğu Roma Batığı)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bodrum kale ve müzesi 3.Bölüm&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğu Roma Batığı – Bodrum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merdivenin sağında duvar üzerinde görülen kabartmada Saint George´un ejderhayı öldürmesi gösterilmektedir. Bu kabartmanın orijinal yeri burası değildir. İç kaleden, İtalyan kulesinin kuzey duvarından getirilmiştir. Saint George figürünün altında üç arma görülmektedir. Merdiveni çıkınca karşımıza gelen kapı üzerinde, ortada Piere d´Aubusson´un tarikat haçı ile birleşik arması bulunmaktadır. 1476-1503 yılları arasında Rodos´ta üstad-ı azam olarak görev yapmıştır. Bir çok kere de Bodrum Kalesi´ni ziyaret etmiştir. Kendisine sığınan Cem Sultan´ı tutsak ettiği için papa tarafından kardinal başlığı rütbesiyle ödüllendirilmiştir. Arma üzerinde püsküllü kardinal başlığı görülmektedir. Arma sarı zemin üzerine çatallı kırmızı haçtır. Bundan başka iki arma daha vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıyı geçince sağda görülen küçük kule, asma köprünün kontrol kulesidir. Bu kulenin batıdaki dış duvarı yüzünde II. Mahmut´un tuğrası vardır. Üzerinde hicri 1235 tarihi okunmaktadır. Bu tuğra, sol alttaki Malta haçından da anlaşılacağı gibi bir şövalye armasının üzerine yazılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç kaleye girmek için geriye dönülüp, dar yol takip edilmelidir. Solda kale duvarının üzerinde, yüksekçe bir yerde bir arma grubu vardır. Bu arma ile ilgili bir fotoğraf sonradan kapatılmış mazgal deliklerinden birinde sergilenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VI. kapının üzerindeki Latince yazıtta "Efendimiz uyurken bizi koru, uyanıkken kurtar. Senin koruman olmadıkça bizi kimse koruyamaz." denmektedir. Yazıtın altında üçlü bir arma grubu bulunmaktadır. Bu kapıdan geçilince kalenin güney bölümüne ulaşılır. Burada çevre duvarı iki tanedir. VII. Kapının karşısında su yalağı olarak kullanılmış iki lahit bulunmaktadır. VII. kapı üzerinde üçlü bir arma grubu vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesik tonozlu bir koridorla iç kaleye girilir. Bu koridorun altında bir sarnıç bulunmaktadır. İç kale girişi üzerinde de bir önceki arma grubu işlenmiştir. İç kalede ve şapelin altında ondört sarnıç vardır. Kale muhasara edildiği zaman, gerekli su bu sarnıçlardan sağlanabilmiştir. Bu sarnıçlardan bazıları halen kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç avluda antik dünyanın ve yörenin tüm ağaç ve çiçeklerini görmek mümkündür. Bunlardan biri defnedir. (Grekçe´si daphne, Latincesi laurus). Anadolu´da zakkum diye bilinen bu ağaç çiçekleri ve yaz kış dökülmeyen yaprakları ile kaleyi süslemektedir. Kralların ve soyluların gölgesini sağlıklı buldukları çınar ağacı kalenin orta avlusundadır. Antik dünyada çok önemli yeri olan zeytin ağacı ile pek çok törende kullanılan mersin de yetiştirilmektedir. Mersin Afrodit´in kutsal ağacı idi. Kuşlardan güvercin, çiçeklerden de gül Afrodit´e adanmıştı. Güvercinlerin selamlamalarıyla karşılaşmak ve gül kokularını duymak belki de kaleyi gezenlere Afrodit´i anımsatacaktır. Adam otu tükenmekte olan bir bitkidir. Bu yüzden kalede itina ile yetiştirilmektedir. Bu otun tıpta anestezide kullanıldığı bilinmektedir. Yaz boyunca en güzel moru açan ipek karanfilleri, her türlü rengi olan gülfatmaları (sardunya), çeşitli kaktüsleri, begonvilleri ve Kıbrıs akasyasından, çam, gölge ağacı, nar ve duta kadar Akdeniz iklimine uygun her türlü çiçek ve ağacı kalede görmek mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-f4.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351901684&amp;amp;site=widget-f4.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff00;"&gt;Doğu Roma Batığı – Bodrum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Yüzyıl Gemisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şövalyelerin inşa ettiği İspanyol şapeli günümüzde, Turgutreis yakınındaki 14 adadan biri olan Yassıada’da keşfedilen 7. yüzyıl batığında ele geçen eserlerin sergilenmesinde kullanılmaktadır. Geminin 1/1 ölçeğindeki ve zamanının gemi yapım tekniğinin uygulanması ile yapılan kıç tarafı şapel içinde sergilenir. Geminin baş tarafı ise amforalarla dolu olarak gösterilmiştir. Süngerci Kemal Aras’ın bulduğu ve o dönemde antik batıklar konusunda Akdeniz’de araştırma yapan Amerikalı gazeteci Peter Throckmorton’a gösterdiği bu batık, Yassıada’nın 125 metre açığında bulunan ve “gemi tuzağı” olarak isimlendirilen sığlığa çarparak batan birçok gemiden sadece biriydi. Gemi, kayalara çarparak su almaya başlamış ve Yassıada’nın 75 metre güneyinde sulara gömülmüştür. Yüzyıllar boyunca adeta bir gemi mezarlığına dönüşen bu tehlikeli bölgede yapılan çalışmalarda, değişik tarihlere tarihlenen çok sayıda batığa rastlanmıştır. Bu batıklara son olarak 1993’de batan bir Lübnan şilebi eklenmiştir. Özellikle 4. yüzyıl, 7. yüzyıl, 16. yüzyıl batıklarının barındıran bu bölgede amfora parçalarının Osmanlı gemisinin toplarına karıştığı görülür. Hiç su bulunmamasına karşın adada çok sayıda fare bulunmasını, uzmanlar burada birçok geminin batışı sonucu karaya çıkan farelerin çoğalması ile ilgili olduğunu düşünüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada bulunan bir çok batıktan sadece iki tanesi bilimsel şekilde kazılmıştır. Bu gemilerden en önemlisi olan Yassıada Doğu Roma Batığı, yaklaşık 900-1000 amfora taşıyan, 20 metre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde bir MS 7. yüzyıl gemisi idi. Gemi, İS 626 senesinde, Bizans İmparatorluğu savaşlarla sarsılırken, adanın yakınındaki kayalıklara çarparak batmıştır. Geminin kuzeyden güneye doğru güçlü bir rüzgarın yardımı ile seyir ederken Yassıada yakınındaki kayalıkları fark etmeyip battığı sanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 60 ton taşıma kapasitesi olan bu gemi, 1961-1964 yılları arasında arkeolog George Bass ve ekibinin gerçekleştirdiği 3533 dalışla bilimsel bir şekilde kazıldı. Hiçbir objeye yerinden oynatılmadan sert fırçalar yardımı ile temizlendi ve etiketlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğimli bir yamaçta ve 32 ila 36 metre arasında değişen bir derinlikte yayılmış bulunan batığa ait eserler, 18 yıl süren kazı sonrası çalışmaları sonucunda temizlenmiş ve tarihlendirilmiştir. Kazı çalışmaları sırasında 12 * 6 metre büyüklüğünde ve tamamen amforalarla kaplı bir alan kazıldı. Bu eğimli ve kumlu arazinin üst tarafında geminin çapaları, alt tarafta ise geminin mutfağına ait çatı kiremitleri ve geminin ocağına ait tuğla parçaları bulundu. Bu buluntular ve ele geçen çanak çömlek gemide bir mutfak bulunduğunu işaret etmekte idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yassıada kazısı sırasında batığa ait bütün objeler yerinden alınmadan sert fırçalar yardımı ile temizlendi. Gemide bulunan eşyalar arasında balık ağlarını, mutfak çanak çömleğini, balık avlamak için kullanılan zıpkını, üzerinde Georgios yazısı bulunan büyük bir kantarı sayabiliriz. Antik çağlardan günümüze ulaşmış kantarlar arasında en büyüğü olma onuruna sahip bu kantarın üzerinde geminin kaptanı veya sahibi olduğu tahmin edilen kişinin ismi yer alır. İsmin arkasında ise, bir haç şekli yer alır. Kantarın yanında bulunan bir ağırlık seti, geminin marangozuna ve geminin lostromosuna ait ve odun toplamaya ve su için kazmaya yarayan aletler oldukça ilginçtir. Ayrıca gemi buluntuları arasında ele geçen çivilerde yolculuk sırasında tamiratlar yapıldığını gösterir. Geminin Karadeniz’den veya Contantinople yakınındaki bir limandan son yolculuğuna çıktığı sanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemide bulunan ve imparator Heraklitus dönemine tarihlenen 15 adet altın ve tunç para, geminin tarihlendirilmesine yardım etmesi açısından çok büyük önem taşırlar. Perslerin ve Arapların birbiri arkasına Bizans’a savaş açtığı bu sorunlu döneme ait paralar, geminin tarihlendirilmesi açısında çok önemli. Diğer buluntular ve özelikle bu paraların yardımı ile Yassıada Batığı, İS 626 tarihine tarihlenir. Ele geçen 24 yağ kandili, 9 adet demir çapalar da tarihlendirmeye yardım ederler. Gemide bulunan ilginç buluntulardan biri ise amphoraları eğmeden içinden şarap çekmeye yarayan ve “şarap hırsızı” diye adlandırılan alettir. Geminin kıç tarafındaki mutfak bölümünde ise çok sayıda pişmiş topraktan kaplar, 24 adet kandil ve hatta bakır kaplar bulunmuştur. Ayrıca batıkta ele geçen kurşun levhalar ve kurşun eritme potası seyahat sırasında bile ağlara takılan kurşun ağırlıkların üretildiğini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3768790235411490679?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3768790235411490679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3768790235411490679&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3768790235411490679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3768790235411490679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/bodrum-kale-ve-muzesi-3bolum-dogu-roma.html' title='Bodrum kale ve müzesi 3.Bölüm (Doğu Roma Batığı)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4612999078536991539</id><published>2009-12-06T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-12-06T00:01:00.392+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum kale ve müzesi 2.Bölüm (Uluburun Gemisi Batığı)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bodrum kale ve müzesi 2.Bölüm&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;(Uluburun Gemisi Batığı)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;II. kapı üzerinde en tepede taçlı bir kartalın bulunduğu üçlü bir arma grubu yer almaktadır. Üçlü arma grubunun solunda tek bir arma yer almaktadır. Bu kapının solunda iptal edilmiş bir kapı bulunmaktadır. Üzerinde iki arma bulunmaktadır. II. kapı geçildikten sonra küçük bir avluya varılır. Avlunun denize bakan yönünde içi dolgu olan liman kulesi bulunmaktadır. Top koruganının girişi de buradadır. Kapı lentosu üzerinde imparator Hadrianus´la ilgili Yunanca bir yazıt vardır. Top koruganı halen sanat galerisi olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III. kapı çok iyi korunmuş bir kapıdır. Duvar içerisinde aşağıdan yukarıya doğru hareketli demir levha için kapı boşluğu ve yağ delikleri vardır. III. kapı üzerinde bize göre solda iki arma bulunmaktadır. Tarikatın arması, sağda üstad-ı azam Guy de Blanchfort´un (1512-1513) arması vardır. Alttaki haçlı armanın hangi şövalyeye ait olduğu bilinmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kapıdan geçilince batı hendeğine ulaşılır. Sağda görülen beden duvarındaki yeşil taşların tümü Mausoleion´dan getirilmiştir. IV. kapının karşısındaki liman kulesi nişi içinde bir Romalı komutan heykeli bulunmaktadır. Bu tür heykel gövdelerine çokça rastlanmaktaydı. Bunların başları da ayrı yapıldığından yeni komutan geldiğinde, eski komutanın başı alınarak gövdeye yeni komutanın başı konuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV. kapı merdivenli bir tonoza açılır. Kapı üzerinde dört arma bulunmaktadır. IV. kapıdan yukarı çıkmak yerine, batı hendeği içindeki iki taraflı ağaçlıklı yolda ilerlendiğinde, antik Halikarnassos ve çevresinden toplanmış sunaklar, lahitler ve çeşitli eserler izlenir. Solda su deposundan başlayan taş duvar XIV. yüzyıl ortalarında yapılmış Türk Kalesi´ne aittir. Şövalyeler sonradan Mausoleion´un taşlarıyla burada izlenebileceği gibi, duvarları yükseltmişler ve kaleyi büyültmüşlerdir. Şövalyeler hendekleri ulaşım yolu olarak kullanmamışlar, asma köprülerle iç kaleye ulaşmışlardır. Hendeğin kapatıldığı güney duvarı üzerinde Mausoleion´un yeşil taşlarından yapılmış asma köprü ayağı görülebilir. Ayağın iki yanındaki duvar, kale hapishane olarak kullanıldığında yapılmıştır. Hendeğin sonundaki taş merdiven de sonradan ilave edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-d7.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351901655&amp;amp;site=widget-d7.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff00;"&gt;Uluburun Gemisi Batığı – Bodrum Su Altı Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaş’ın kasabasının 8.5 km güneydoğusunda 1982 yılında bulunan Uluburun batığı erken tarihi, ilginç buluntuları ve taşıdığı muhteşem kargosu ile dikkatleri üzerine çeker. . Bronz Çağına MÖ.. 14 yüzyıla tarihlenen Uluburun batığının kargosu bakir, kalay ve cam külçelerden ve çeşitli ülkelerden gelen objelerden oluşur. Yaklaşık 45 metre derinlikte bulunan Uluburun Batiği, bugüne kadar bu derinlikte kazılan ender batıklardan birisi. Uluburun Kazısının 11 yaz dönemi devam eden kazı süreci sırasında 22.400 dalış gerçekleştirildi. Meyilli bir arazide yatan Uluburun batığının kalıntıları 44 metre ile 52 metre arasında değişen derinlikte idi. Geminin ana kargosu yaklaşık 10 ton ağırlığında ve 318 dört kulplu bakir Kıbrıs külçelerden meydana gelmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, 31 tane iki kollu külçe ve yuvarlak olanları bulunmuştur. Gemide bulunan toplamı yaklaşık 1 ton tutan kalay külçeler, gemideki madenlerin tunç silahlar yapımında için kullanılacağını göstermekte. Uluburun batığında arkeologları şaşırtacak zenginlikte eşyalar ve mücevherler bulundu.Örneğin 150 cam külçe, Miken ve Kıbrıs orijinli çanak çömlek, Mısır ve Kenan ülkesinden mühürler, mücevherler , Afrika’dan fildişi, Hippopotamus dişleri şimdiye kadar eşine rastlanmamış bir kargoyu işaret eder. Şüphesiz arkeologları en çok sevindiren buluntu, Mısır Firavunu Akheneton’un karısı Nefertiti’ye ait mühürdür. Bu kraliçenin bugüne kadar gelebilmiş tek altın mührüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geminin yine çok ilginç buluntularından birisi ise antik çağlarda kullanılan yazı defteridir. Balmumu üzerine sert bir kalemle yazı yazılmasına olanak sağlayan yazı defteri Ilyada’da zikredilir. Geminin Kenan ülkesinden yola çıkıp Kıbrıs’tan bakır aldığı ve Uluburun civarında şiddetli rüzgar nedeni ile karaya sürüklenip parçalandığı sanılır. Buluntular ve gemide bulunan odun ve ahşaplardaki tarihlendirme Uluburun Gemisini M.Ö. 14. yüzyıla hatta daha kesin olarak 1316 yılına tarihlendirmemize yardim eder. Arkeologlar geminin milliyetinin bulmak konusunda oldukça zorlanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4612999078536991539?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4612999078536991539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4612999078536991539&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4612999078536991539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4612999078536991539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/bodrum-kale-ve-muzesi-2bolum-uluburun.html' title='Bodrum kale ve müzesi 2.Bölüm (Uluburun Gemisi Batığı)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4076436044055718712</id><published>2009-12-05T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-12-05T00:01:00.605+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum kale ve müzesi 1.Bölüm</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bodrum kale ve müzesi 1.Bölüm&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Arabamızı sahilde bulunan bir okulun parkına bırakıp sahilden dolaşıp geldiğimiz kalesini bulup müzeye girdik. Tabi her zaman olduğu gibi müze girişlerinde ücret ödemedik. Zira bizlerde ailecek &lt;a href="http://www.muzekart.com/" target="_blank"&gt;&lt;span style="color:#ffff00;"&gt;Müze Kart&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; bulunuyor. Sizler hala almadıysanız en kısa zamanda edinmenizi öneriyoruz. (araya koyduğumuz bu reklam ücretsiz ve de gönüllü olarak eklenmiştir !....)&lt;br /&gt;Girişte bizleri Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı ile Heredot büstleri ve kale müze hakkında bilgi veren panolar karşılıyor. Sol tarafta açık alanda ağaçlar altında çok güzel bir oturma alanını görüp turumuz sonunda gelmek üzere ilk kapıdan girip gezimize başladık.&lt;br /&gt;Kale; M.S. 15. yy.da Rodos Şövalyeleri tarafından St. Peter adına 99 yılda inşa edilmiş. Halikarnassos'un ilk kurulduğu noktada Zephyrion adası üzerine kurulmuş. Kale'nin yapımı sırasında Mausolos Anıt Mezarının taşları ve rölyefleri kale duvarlarında kullanılmış. Osmanlılar zamanında Kale içindeki kiliseye bir minare ilave edilerek bir cami haline getirilmiş. Ayrıca bir de küçük Türk Hamamı inşa edilmiş. 1595'te hapishane olarak kullanılan Kale bugün müze olarak düzenlenmiş. Yaklaşık 30.000 m²'lik alana sahip olan kalede 5 kule var. Bunlar Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı Kule'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-4b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351886923&amp;amp;site=widget-4b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;Bodrum Kalesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum Kalesi iki liman arasında, üç tarafı denizlerle çevrili kayalık bir yarımada üzerine kurulmuştur. Kuzey yönünden karaya bağlıdır. Kale kareye yakın bir plan göstermektedir. 180 x 185 metre ölçülerindedir. En yüksek yeri deniz seviyesinden 47,50 metre yükseklikteki Fransız kulesidir. Bu kuleden başka İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı kule olmak üzere dört kule daha vardır. Kalenin doğu duvarı dışında kalan bölümleri, çift beden duvarı ile takviye edilmiştir. Şövalyeler denizde güçlü bir donanmaları olduğu için, denizden yapılacak bir hücumu savuşturacaklarına inandıklarından, deniz surlarını zayıf bırakmışlar, kara tarafındaki surları kuvvetlendirmişlerdir.&lt;br /&gt;İç kaleye, yedi kapı geçilerek ulaşılır. Kalenin I. kapısı kuzeybatı köşesindedir. Kapıya karakol yanından bir rampa yol ile ulaşılır. Rampa başlangıcında kapı meyilin arkasında kalmaktadır. Böylece kapı direk top atışlarından korunmuş olmaktadır. Mermer kapı lentosu üzerinde Yunanca bir yazıt bulunmaktadır. 1512-1513 yıllarında kalede komutanlık yapan Jacques Gatineau, kalede casusluk edeceklerin cezalandırılacağını ihtar etmektedir. Bu da şövalyelerin çevrede yaşayanlara güvenmediğini göstermektedir.&lt;br /&gt;Kapıdan içeri girildiğinde kuzey hendeği diye adlandırdığımız bölüme ulaşılır. Kapının iç tarafında üçlü bir arma grubu yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum kalesinin duvarlarında 249 arma vardır. Ayrıca 16 arma da müze bahçesinde sergilenmektedir. Bu armalar genellikle birbirlerine benzemektedir. Asılları boyalı olan bu armaların boyaları silindiği için bir kısmının kime ait olduğu bilinememektedir. Armaların üzerlerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri bulunmaktadır. Kale burçlarında bulunan armaların bazılarında boya izleri hala görülmektedir. Fransız kulesinin kuzeydoğu üst köşesindeki bayrak üzerinde, doğu duvarı, seyirdim yolunun Fransız kulesine bakan tarafında, Sen Katerin kabartmasında renk izlerine rastlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalenin I. kapısının iç tarafında bulunan, üçlü arma grubunun ortasındaki arma, kale komutanı Jacques Gatineau´ya aittir. Armaların altındaki Latince yazıda "İnanç, Katolik kilisesi adına burada Gatineau tarafından korunacaktır." denmektedir. Bu arma grubunun solunda, kapı lentosunun üzerindeki aslan Hellenistik Çağa aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslı bir arma köprüsü olan tahta köprüden, eğimli taş yola ulaşılır. Hendeğin içi liman yapılmadan önce kısmen deniz suyu ile dolmaktaydı. Sağdaki moloz duvar, kale hapishane olarak kullanıldığı zaman ilave edilmiştir. Kalın duvarlı, çatısı eğimli, büyük yapı top koruganıdır. Hendeğin batıdan gelecek hücumlara karşı korunması için, üzerindeki armalardan anlaşıldığına göre 1513´te yapılmıştır. Top mazgalları, hendek ve liman yönünde görülmektedir. Limana girecek teknelerin su kesimine ateş edebilmek amacıyla deniz seviyesine yakındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde kuzey hendeği Bodrum Festivali´nin yapıldığı, tiyatro oyunlarının oynandığı bir alan olarak değerlendirilmektedir. Oturma kademelerinin gerisinde, hendeğin arkasında görülen mezar Roma Devrine aittir. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4076436044055718712?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4076436044055718712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4076436044055718712&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4076436044055718712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4076436044055718712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/bodrum-kale-ve-muzesi-1bolum.html' title='Bodrum kale ve müzesi 1.Bölüm'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-529091615849507784</id><published>2009-12-03T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-12-03T00:01:00.893+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum Turu</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Bodrum Turu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akyarlar’dan sonra erken geldiğimiz Bodrum’da henüz gecenin yorgunluğu ve hareketliliklerini üzerinde atamamış sahil tatil kasabasının nimetlerinden yararlandık. Sakin trafiksiz bir yol, etrafı rahatlıkla seyredip resimleme yapabilmemize fırsat verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-ff.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351886847&amp;amp;site=widget-ff.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yol kenarında bulunan, bazı geceler konserler düzenlenen, antik tiyatroyu uzaktan da olsa resimledik. Helen döneminden günümüze gelen önemli kalıntılardan biri olan tiyatronun kapasitesi 13.000 kişilikmiş.&lt;br /&gt;Yol üzerinde durup limanı, tekneleri, kalesini çektik. Eğer oturma yerlerini gezerseniz oturma yerlerinin bazılarının üzerine yazılan adları -ola ki o çağda- tiyatroya yardım veren ya da kombine bilet alan kişilerin adlarını - okuyabileceksiniz!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahilde bulunan bir okulun otoparkına arabamızı bırakıp, kalesini ve çarşısını gezmek üzere kıyı kenarından teknelerin yanında yürüyüşe başladık.&lt;br /&gt;Teknelerin çoğunda daha hareketlenme başlamamıştı. Bazıları tur için hazırlıklar yapıyor, su ve gıda yüklemeleri ile yakıt alıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahilde yat limanında yer alan 1737 yılı yapımı Tepecik Cami Kızılhisarlı Mustafa Paşanın kahyası tarafından inşa edilmiş. Kızılhisarlı Mustafa Paşa Bodrum’a tersane yapmak üzere gelmiş.&lt;br /&gt;Halk arasında bu camiye Eski Cami de denilmektedir. Giriş kapısı üzerinde yapım kitabesi bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabe:&lt;br /&gt;“Hüdâ bir kulun tergip edince böyle hayrata&lt;br /&gt;Mücahit fi sebilullah o Gazi Mustafa bil kim&lt;br /&gt;Müyesser itmamı duhuliden desün âmin&lt;br /&gt;En teselli düşer daim nice türlü ibadete&lt;br /&gt;İdüp ihya Beytullaha talip oldu margate&lt;br /&gt;Dualar çün anın tarih dâhil ola cennete.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cami kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlı olarak yapılmış. Üzeri çatı ile örtülü. Önünde birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlı iki sütunlu, üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin yanında taş kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene kıyıda eğer araba ile gitmek istemeyenler için Datça’ya bir feribot işletmeciliği de başlamış.&lt;br /&gt;Kale civarında bazı kafeteryalar, çay bahçeleri yeni yeni açılmış, sabah kahvaltılarını alan yerli yabancı turistler tek tük bulunuyordu. Gene o civarda tezgah açmış olan esnaf, malzemelerini sergilemek üzere paketlerinde çıkartıp yerleştirmeye başlamışlardı.&lt;br /&gt;Kıyı kenarında bulunan güzel düzenlenmiş temiz parkta buluna dalgıç ve ney çalan ihtiyar heykelleri de beğendiklerimiz arasındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum Kale ve müzesi bir sonraki yazımızda…&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-529091615849507784?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/529091615849507784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=529091615849507784&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/529091615849507784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/529091615849507784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/bodrum-turu.html' title='Bodrum Turu'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8589966017875707148</id><published>2009-12-01T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-12-01T00:01:00.314+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum Akyarlar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bodrum Akyarlar&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nefis bir kumsala ve pırıl pırıl bir denize sahip olan koy, Bodrum’a 13 km. uzaklıktadır. Antik adı Arhialla olan Akyarlar, sörf için son derece uygun koşullara sahip olması ile dikkat çekici olmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karaincir’den sabah erken yola çıkıp Bodrum’a giderken yol üstünde ve sahilden gördüklerimize dayanamayıp epeyi fotoğraf çekmiştik. Sabahın dinginliğinde tertemiz bir hava da karşıda bulunan yunan adası da (burnumuzun dibinde ‘…) görülebilmekteydi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-d5.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351742933&amp;amp;site=widget-d5.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8589966017875707148?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8589966017875707148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8589966017875707148&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8589966017875707148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8589966017875707148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/12/bodrum-akyarlar.html' title='Bodrum Akyarlar'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7782906189269200048</id><published>2009-11-30T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-30T00:01:00.752+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Bodrum’da konaklama – Karaincir</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bodrum’da konaklama – Karaincir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçoğumuzun çocukluk ya da gençlik döneminde yaptığı arkadaşlıkların bir kısmı arkadaşlık öte anlam kazanıp yıllar boyu görüşülemezse de, bir vesile ile irtibat kurulduğunda bir anda eski günlere dönülüyor.&lt;br /&gt;Gene böyle Ankara’da yıllar önce lise ve üniversite öğretimi esnasında sokak ev komşumuzun bir oğlu ve kızı ile böylesine bir arkadaşlığımız vardı. Yılar sonra bir vesile ile Ankara’ya gittiğimde trafikte kırmızı ışıkta beklerken yaya geçidinden geçen birisi ile göz göze geldiğimizde, aynı arkadaşımla rastlaşmış olduk.&lt;br /&gt;İşimi hallettik sonra o gece birlikte olup hasret giderip, o zamana kadar&lt;br /&gt;yaşadıklarımızı paylaşmıştık. Gel zaman git zaman haberleşerek irtibatımızı kopartmamaya çalıştık.&lt;br /&gt;Bu sene de böyle haberleşirken aynı zamanlarda Bodrum’da olacağını söyleyince bir gün dahi olsa birlikte olup, ailelerimizi özellikle kızlarımızın da çok arzu ettiği annesi ve kız kardeşi ile de tanışmalarını sağlamış oluruz dedik.&lt;br /&gt;Annesi Firuzan teyzemiz bir devlet sanatçısı, kız kardeşi de hem yurt içinde hem de yurt dışında birçok oyunun sahnelenmesinde rol almış yılların bale sanatçısı, zaten arkadaşımda Devlet opera ve Balesinde görevli, dolayısıyla sanatçı bir aile…&lt;br /&gt;Sağ olsun arkadaşımın yardımı ile Bodrum Akyarlar Karaincir’de bize bir otelden yer ayırtması ile bir arada olabilmenin planlarını yaptık.&lt;br /&gt;Akşam üzerine doğru ulaştığımız Akyarlar’da buluşup hasret giderip otele yerleşip, hemen mayoları giyip doğru denize atladık.&lt;br /&gt;Bizler denizden çıkıp otelin hoş geldin lokma tatlısını yiyip sohbet ederken kızlarımız denizin tadını çıkarttılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-a9.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351742889&amp;amp;site=widget-a9.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Akşam yemeğinden sonra ailecek bir araya gelip başladık sohbete… Kızlarımızla bir muhabbet yaptılar ki sormayın… Gerçi bende balerin kızımızı yaklaşık 30 yıldır görmemiştim, uzun bir süre yurt dışında sahne aldığından bu fırsatımız olmamıştı. O gece deniz kenarında bir kafede oturup, Firuzan teyzemizin bizlere Bodrumun ünlü lokmasını da yedirmesi ile artık sohbetin tatlılığı damaklara da yerleşti.&lt;br /&gt;Bir başka zaman diliminde tekrar buluşup görüşebilmek dileği ile vedalaşıp sabahın erken saatlerinde kahvaltımızı yapıp bizler tekrar yollara koyulduk.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7782906189269200048?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7782906189269200048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7782906189269200048&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7782906189269200048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7782906189269200048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/bodrumda-konaklama-karaincir.html' title='Bodrum’da konaklama – Karaincir'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2257127285026862374</id><published>2009-11-28T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-11-28T00:01:00.159+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla Konakaltı Konağı - Merkez Oteli - Kültür Merkezi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Muğla Konakaltı Konağı - Merkez Oteli - Kültür Merkezi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzeyi gezip dolaşıp çıktıktan sonra yukarı doğru yürüdüğümüzde yolun hemen üzerinde buluna yenilenmiş bir yapıyı görüp içine bakalım derken orada bulunan bir görevlinin girebileceğimizi söylemesi ile girdik.&lt;br /&gt;Burası Cumhuriyet döneminin ilk oteliymiş, şimdilerde Muğla Belediye Kültür Merkezi olarak kullanılmaktaymış.&lt;br /&gt;Geniş ve ferah bir avlu ile karşılaştık. Avlunun kenarlarında avluya açılan kapıları düzenlenmiş odalar, giriş tarafında iki katlı yapı ve gene odalar,bunları alt ve ön kısımlarında oturulacak yerler yapılmıştı.&lt;br /&gt;Karşı orta tarafta ise, Sayın Nail Çakırhan’ın bir büstü ile altında da hakkında kısa bir biyografisi yer alıyordu.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-b5.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351742645&amp;amp;site=widget-b5.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;KONAKALTI HANI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;19.yy’ a tarihlenen sivil mimarlık örneği bu han ahşap ağırlıklı bağdadi bir yapıdır. Üst kat şehre ticaret yapmaya gelen tüccarların ve mevsimlik işçilerin konaklaması için kullanılmıştır. Alt katta dükkanlar, hayvan damları ve ambarlar yer almaktaydı. Muğla Belediyesi himayesinde Ağa Han mimarlık ödülü sahibi Nail Çakırhan gözetiminde restore edilen han, günümüzde Muğla Belediyesi Eğitim, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde kültürel ve sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2257127285026862374?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2257127285026862374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2257127285026862374&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2257127285026862374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2257127285026862374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mugla-konakalt-konag-merkez-oteli.html' title='Muğla Konakaltı Konağı - Merkez Oteli - Kültür Merkezi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7950974256733699290</id><published>2009-11-27T11:29:00.004+02:00</published><updated>2009-11-27T11:39:35.582+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAM'/><title type='text'>Mübarek Kurban Bayramınız Kutlu Olsun..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;Sevgili Dostlar,&lt;br /&gt;Mübarek Kurban Bayramınızı kutlar;&lt;br /&gt;Sevdiklerinizle sağlıklı, bereketli, sevinçlerin ve kederlerin&lt;br /&gt;paylaşıldığı ve huzur dolu günler dileriz !&lt;br /&gt;Allah herkesin gönlüne göre versin ...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 375px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-4b.slide.com/widgets/themepic.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351911755&amp;amp;site=widget-4b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7950974256733699290?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7950974256733699290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7950974256733699290&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7950974256733699290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7950974256733699290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mubarek-kurban-bayramnz-kutlu-olsun.html' title='Mübarek Kurban Bayramınız Kutlu Olsun..'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1290140375231919026</id><published>2009-11-26T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-26T00:01:00.228+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla  Kurşunlu Camii Şerifi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Muğla Kurşunlu Camii Şerifi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e7.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351738343&amp;amp;site=widget-e7.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Muğla il merkezinde bulunan bu camiyi Esseyyit Şucaaddin 1494’ye yaptırmış. Minber penceresi önündeki 1853 tarihli kitabede Müderris Mehmet Rahmi Efendi tarafından onarıldığı ve kubbenin kurşunla kaplandığı yazılıymış. Bu yüzden de camiye Kurşunlu Cami ismi verilmiş. Şerif Efendi de 1900 yılında camiyi bir kez daha onartmış ve önüne bir son cemaat yeri eklemiş. Ayrıca camide 1853 ve 1900 tarihli onarım kitabeleri bulunmaktaymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caminin banisi Esseyyid Şucaeddin’in mezarı cami minber penceresinin önünde olup, mezarının üzerinde “Ban’i Hazel Cami-i Şerif Esseyyid Şucaeddin 899 (1494).” Yazılıymış. Cami değişik dönemlerde yapılan onarımlar nedeni ile özelliğini büyük ölçüde yitirmiş. Yalnızca taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi orijinalliğini korumuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynaklarda caminin önünde otuz hücreli bir de medrese olduğu yazılı ise de bu medreseden herhangi bir iz günümüze gelememiş.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1290140375231919026?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1290140375231919026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1290140375231919026&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1290140375231919026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1290140375231919026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mugla-kursunlu-camii-serifi.html' title='Muğla  Kurşunlu Camii Şerifi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4621878188353350436</id><published>2009-11-24T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-24T00:01:00.272+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla Saatli kule altındaki Tarihi çeşme</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Muğla Saatli kule altındaki Tarihi çeşme &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Tarihi çeşme&lt;br /&gt;Muğla Merkez’de bulunan Saatlikule’nin altındaki tarihi Saatlikule Çeşmesi’nin kentin tanıtımına yönelik değerlere ne kadar güzel sahip çıkıldığını da gözler önüne seriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-a1.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351738273&amp;amp;site=widget-a1.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAATLİ KULE&lt;br /&gt;1895’ te Muğla’nın ilk Belediye Başkanlarından Hacı Kadızade Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana, Hicaz’a giderken Şam şehrinde gördükleri kulenin bir benzerini Muğla’da yaptırmak istemişler ve ünlü Rum usta Filvarus’a (Mihail Konstantin’in oğlu) bugünkü saatli kuleyi yaptırmışlar.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4621878188353350436?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4621878188353350436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4621878188353350436&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4621878188353350436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4621878188353350436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mugla-saatli-kule-altndaki-tarihi-cesme.html' title='Muğla Saatli kule altındaki Tarihi çeşme'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1313104681368510559</id><published>2009-11-22T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-22T00:01:00.047+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla Müzesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Muğla Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehri dolaşırken Adliye ve Belediye binalarını arka tarafında eski cezaevi binasını müze olarak düzenlemişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-29.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351738153&amp;amp;site=widget-29.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Doğa Tarihi Bölümü, 1992 yılı sonlarında Özlüce Köyü Kaklıcatepe’de yapılan kazılarda 3 fosil yatağında bulunan ve 5-9 milyon yıl önce yaşamış hayvan ve bitkilere ait fosillerin sergilendiği Turolian Parkı Doğa Tarihi Bölümü müzenin en ilginç bölümüydü. Kazılarda zürafagiller, boynuzlugiller, gergedangiller, hortumlu memeliler, domuzgiller, atgiller ve etçilere ait fosiller ile çok sayıda bitki fosilleri bulunmuştu. Bu canlılar, Doğu Asya'dan İspanya'ya kadar uzanan geniş bir alanda yaşamış ve yok olmuş canlılarmış. Bu dönem canlılarına ait fosiller ilk defa İspanya'nın Tervel Havzası'nda bulunduğundan, bu döneme Turolian denilmekteymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkeoloji Bölümü, Arkeolojik buluntuların sergilendiği bu bölümde kalıntıların büyük bölümü Yatağan ilçesindeki Stratonikeia antik kenti kazılarında ortaya çıkarılmış. Ayrıca Yatağan'daki Lagina ve Sedir Adası'ndaki antik Cedrae şehirlerinin buluntuları da burada sergilenmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etnografya Bölümü, Muğla'nın çeşitli yörelerinden ve çeşitli dönemlerden giyim kuşam ve günlük kullanım eşyaları bu bölümde sergilenmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerek avlu gerekse bölümlerin düzeni ile sergilenen eserlerin görsel zenginliğini bizler çok beğendik, emeği geçen herkese teşekkür edip tebriklerimizi iletiyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1313104681368510559?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1313104681368510559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1313104681368510559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1313104681368510559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1313104681368510559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mugla-muzesi.html' title='Muğla Müzesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1498067749638024431</id><published>2009-11-20T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-11-20T00:01:00.153+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla’dan görüntüler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Muğla’dan görüntüler&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şehre girip arabamızı merkezi bir yerde ana yolun yan taraflarının otopark olarak kullanılan yere park edip yürüyerek etrafı dolaşmaya başladık. Bu gezimiz esnasında çektiğimiz bazı görüntüleri sizlerle paylaşalım.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-32.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351737906&amp;amp;site=widget-32.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1498067749638024431?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1498067749638024431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1498067749638024431&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1498067749638024431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1498067749638024431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mugladan-goruntuler.html' title='Muğla’dan görüntüler'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3602716433265272621</id><published>2009-11-18T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-18T00:01:00.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Muğla İsmet tayyaresi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Muğla İsmet tayyaresi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muğla’ya girerken, Muğla Belediyesi tarafından kentin girişine Uğur mumcu Bulvarı ile Atatürk Bulvarı’nın kesiştiği döner kavşağa konulmuş olan maket uçağı görünce hemen durup resimledik ve hakkında bilgi edinmeye çalıştık.&lt;br /&gt;Kurtuluş savaşında Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasında büyük rol oynayan ve halen İzmir Gaziemir’deki Hava Teknik Okullar Komutanlığı’nda sergilenen "İsmet Tayyaresi" isimli De-Hawilland- 9 tipi uçağın orijinal boyutlardaki maketinin yapımı yaklaşık iki ay sürmüş. İngiltere Uçak Müzesi’nden alınan çizimler ve ODTÜ uçak mühendislerinin katkısıyla 9 kişilik (İsmet Tayyaresi’nin maketinin belediye personeli tarafından kısa sürede bitirilerek) ekipler tarafından yapımı 2 ay süren maketin Muğla Belediyesi tarafından tıpkı yapımı gerçekleştirilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-b5.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351737781&amp;amp;site=widget-b5.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İSMET TAYYARESİNİN ÖYKÜSÜ&lt;br /&gt;Ulusal Kurtuluş Savaşının en sıcak günlerinin yaşandığı 1921 yılının Temmuz ayı sonlarında Kuşadası’na zorunlu iniş yapan bir Yunan uçağı yöredeki köylüler tarafından el konularak Söke’ye getirildi. Söke’de Türk Jandarması ile İtalyan işgal güçleri arasındaki gergin görüşmelerden sonra uçağa Türk Jandarması tarafından el konuldu. 57. Fırka Komutanı Miralay Şevik Aker, Muğla Belediye Başkanı Ragıp Zorbas ve Muğla Milletvekillerinin talebi ve eş güdümünde uçağın Muğla’ya taşınması kararlaştırıldı. Uçak Vecihi (Hürkuş) Bey ve Hamdi (Koşman) Beyin gözetiminde Muğla’ya nakledildi. 12 gün süren zorlu yolculuk sırasında uçağın tekerlekleri kanat ve motoru hasar gördü. Hasar gören uçak Muğla’da marangoz Mehmet Köseoğlu, tüfekçi Emir Bekiroğlu, Sadık (Aral) ile Demirci Madan’ın Salih Madanoğlu ve makinist Eşref Usta’nın çabaları ile uçuşa hazır hale gelmiştir. İtalyanlardan sağlanan motor yağı ve uçak benzini ile uçurulan Tayyare 19 Ağustos’ta deneme uçuşu yapmış, 21 Ağustos tarihinde Akşehir, 23 Ağustos tarihinde Batı Cephesi Komutanlığı’nın talimatı ile Ankara’ya gelmiştir. Ankara havaalanında uçağın kuyruğu ve gövdesinin iki yanına Türk Tayyaresi olduğunu gösteren işaretler yapılmış, Vecihi beyin teklifi ile uçağa batı cephesi komutanı İsmet Bey’in adı verilmiştir. Uçak 24 Ağustos sabahı Ankara’dan havalanarak Sakarya Savaşına katılmak üzere cepheye gönderildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3602716433265272621?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3602716433265272621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3602716433265272621&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3602716433265272621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3602716433265272621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/mugla-ismet-tayyaresi.html' title='Muğla İsmet tayyaresi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5162000946836524990</id><published>2009-11-16T00:01:00.006+02:00</published><updated>2009-11-16T00:01:00.305+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Denizli Kale (Tabea) eski kale</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Denizli Kale (Tabea) eski kale&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamukkale’den çıkıp Denizli – Muğla yoluna çıkıp yollandık. Yol üzerinde Kale ilçesini görüp içine girip biraz dolaştık. Tipik bir Anadolu kasabası görünümümde olan ilçeden ayrılıp birkaç km. gittikten sonra yolun sağ tarafında gördüğümüz önce sarı sonra da kahverengi yön levhasını görünce bir bakalım dedik.&lt;br /&gt;Genel olarak bu gibi işaretleri gördüğümüzde eğer üzerinde mesafe yani km. yazıyorsa, yakınlığına göre ya da zamanımız uygunsa muhakkak girip bir ziyaret etmeye çalışıyoruz ki birçok levhalarda ne yazık ki yazmıyor !... Burada da yön levhasında 1 km. yazınca yola saptık. Önce jısa bir eski yapım tek kemerli taş bir köprüden geçtik. Sert zeminli toprak ama araba ile gitmeye müsait bir yoldu.&lt;br /&gt;Yolun hemen baş tarafında sağda seyir için sıralar yapılmış, orta kısmı çim, etrafı çitlerle çevrili bir alan gördük. Hemen ilerisinde tek başına bir minare ve onun 100 -200 metre kadar ilerisinde ikinci bir cami gördük.&lt;br /&gt;Tek başına duran minare yanına gittiğimizde, yıkılmış bir cami alanı, çevre duvar kalıntıları, giriş kapı mermer eşiği ile ilk ve son cemaat yerleri belli olan kalıntıları vardı. Tek merdivenle şerefesine çıkılan, su basmanın üzerine çift katlı dikdörtgen kaide yapı üzerine, yivli burmalı verev işlenmiş taş işçiliği ile bir çember üzerine yığma kesme taşlarla örülmüş minare gövdesi, korkulukları yıkılmış şerefesi, tepesinde külahı, külahın üzerinde fener asmak için yapılmış bir kol, iç içe geçmiş çift hilalli alemi ile bir bütün halindeydi.&lt;br /&gt;Buradan daha ileride olan yenilenmiş hali ile adının Cevher Paşa Cami olduğunu öğrendiğimiz camiye gittik. Cami tamamen yenilenmiş, girişteki tahta köşeli el oyması şekillendirilmiş sütunlar, son cemaat yeri ve ana kapı girişi eski kalem işi teknikle boyanmış, yazı panoları oluşturulmuştu. Kapının üzerindeki yazı bandında Hicri 1235 tarihi okunmaktadır, bu da miladi 1819 – 1820 yıllarına denk geliyor. Kapısı kilitli olduğu için içini göremedik. Ama netten bulduğumuz birkaç resmi de ekliyorum.&lt;br /&gt;Bu arada yapılan yenileme çalışmalarında gözden kaçan ya da önemsenmeyen cami önünde bulunan bazı mezarların ve mezar taşlarının tahrip edilmiş veya zamana yenilmiş hali ile kırık ve parçalı olarak bulunması bizleri ayrıca üzdü.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-c1.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351735233&amp;amp;site=widget-c1.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Edindiğimiz bilgiler;&lt;br /&gt;Bugünkü Kale ilçesinin güney bitişiğinde bulunan ve günümüzde terk edilmiş durumdaki "Eski Kale" adıyla anılan doğal kayalığın üzerinde kurulmuş olan yerin adına Tabae (Tabai, Taba) olarak rastlanmaktadır. Yazıtlarında Tabenon olarak görülür. Tabae'nin ilk kuruluşu hakkında kesin belgeler bulunmamakla beraber, yüzeydeki kalıntılar ile birlikte yöre ile ilgili çeşitli kaynaklar Hellenistik dönemden önceki Karyalılar zamanından beri var olduğunu göstermektedir. Bu yerleşim kesintisiz olarak Karya, Hellen, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı şeklinde devam etmiştir.&lt;br /&gt;Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen antik Tabae kentinin Büyük İskender’in Makedonya İmparatorluğu’ndan sonra kurulduğu tahmin edilmektedir. Büyük bir ihtimalle Tabaenon adli kişi tarafından kurulduğu ve bu ismi aldığı sanılmaktadır.&lt;br /&gt;Tabenos-Tabenon-Tabea, (bugünkü adıyla Kale) 12. yy. baslarında Mirza Bey tarafından fethedildikten sonra, bir Türk yurdu oldu. Evliya Çelebi ve Ibn-i Batuta yazdıkları eserlerde bu bölgeden bahsetmişlerdir.&lt;br /&gt;Evliya Çelebi`nin, 17. yüzyılda burada han, çarşı ve camiler olduğunu yazdığını, ama çoğu günümüze gelememiş. Burası 1954`te doğal afet bölgesi ilan edilerek, zamanın idaresi tarafından halkın ovaya inmesi talep edilmiş. Bu göç, 1965 yılına kadar sürmüş. Halk giderken evlerinin taşlarını ve ahşaplarını da götürmüş, bu yüzden mesken olarak hiçbir şey göremiyoruz. Sadece evlerin temelleri var.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5162000946836524990?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5162000946836524990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5162000946836524990&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5162000946836524990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5162000946836524990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/denizli-kale-tabea-eski-kale.html' title='Denizli Kale (Tabea) eski kale'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8874112526915983546</id><published>2009-11-14T00:01:00.004+02:00</published><updated>2009-11-14T00:01:00.336+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale’de gece</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale’de gece&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahtan beri gezip dolaşmaktan hem yorulduk hem de açıktık. Önce kır lokantası ALİŞ’e gidip akşam yemeklerimizi yiyip, üzerine demli çay ve kahvelerimizi içip epeyi bir sohbet ettik. Otele dönüp biraz dinlenip gece görünüşlerinin fotoğraflarını çekmek üzere taravertenlerin alt tarafında yolun hemen yanına yapılan parka gittik.&lt;br /&gt;Hava kararmaya başlamasından gurup zamanından tam karardığı zamanlarını resimlemeye çalıştık. Tabi bizlerde ailecek bol bol çekildik.&lt;br /&gt;Bu arada makineye ayak koyup karşısına geçip çekilmek istediğimizde park görevlisinin yanımıza gelip yasak olduğunu söylemesi ile bir yaşımıza daha girdik. Gerçi ülkemizde her zaman yeni yeni kurallar öğrenmek o kadar kolay ki !...&lt;br /&gt;Meğer fotoğraf makinesine ayak (tripod) koyup resim çekmek istersek bu profesyonel resim çekmeye giriyormuş ve Denizli Valiliğinin ve Pamukkale Kaymakamlığının emri ile yasaklanmışmış….&lt;br /&gt;Ne diyelim şimdi !?... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(ÖNEMLİ NOT: BU RESİMLER AYAKSIZ (TRİPODSUZ), AMATÖRCE VE ANI AMAÇLI ÇEKİLMİŞTİR. BU PAYLAŞIMDAN HERHANGİ BİR ŞEKİLDE GELİR ELDE ETMEK AMAÇLANMAMIŞTIR !...)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-94.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351722388&amp;amp;site=widget-94.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8874112526915983546?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8874112526915983546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8874112526915983546&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8874112526915983546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8874112526915983546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/pamukkalede-gece.html' title='Pamukkale’de gece'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6715647338572178928</id><published>2009-11-12T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-11-12T00:01:00.687+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale Antik satış mağazası</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale Antik satış mağazası&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Müzesini, antik kenti ve antik havuzu dolaştıktan sonra, müze alanının karşı tarafında ağaçlar altında bulunan satış mağazasını de ziyaret ettik. İçinde bulunan el emeği göz nuru cam-deri-tahta eserlerin yanında imitasyon ürünlerin de sergilenip satıldığı, ferah ve güzel döşenip planlanmış olan mekandan, gerek ürünlerin göz alıcılığı gerek ise çalışanların da yakın ilgisi ile biraz zor ayrıldık.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-23.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351722275&amp;amp;site=widget-23.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6715647338572178928?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6715647338572178928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6715647338572178928&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6715647338572178928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6715647338572178928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/pamukkale-antik-sats-magazas.html' title='Pamukkale Antik satış mağazası'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4140792730052866279</id><published>2009-11-10T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-10T00:01:00.964+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale Hierapolis Antik Havuz</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale Hierapolis Antik Havuz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akülü araç ile gezimizin sonunda bizi &lt;a href="http://www.pamukkale.org.tr/tr/default.asp?sayfa=antik_havuz" target="_blank"&gt;Antik Havuz &lt;/a&gt;önünde bırakmasını rica ettik. Teşekkür edip indiğimiz araçtan Antik Havuz’a giriş yaptık. İsteyenlerin kabinlerde üstünü değiştirip havuza girebildiğini, isteyenlerin havuz kenarında bulunan kafetaryada oturup sıcak soğuk bir şeyler içip veya yemek üzere yarı açık ve kapalı mekanlarda oturabildiğini gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meğer özellikle Roma İmparatorluğu Dönemi’nde Hierapolis ve çevresi tam bir sağlık merkezi durumundaymış. O yıllarda antik kente ve etrafına kurulan 15’ten fazla hamama binlerce insan gelir ve sağlıklarına kavuşurlarmıştı. Bugün antik havuzu meydana getiren İ.S. VII. Yüzyılda oluşan depremmiş. Sütunlu caddenin yanında yer alan sivil agoraya ait ion düzeninde yapılmış olan (İ.S. I.yy) portik (üstü örtülü, önü sütunlu açık galeri) bu deprem sonucunda oluşan kırık içinde meydana gelen havuzun içine yıkılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antik Havuz, suyun sıcaklığı nedeni ile rahatlatıcı bir etkiye sahip olmasının yanı sıra, birçok hastalığın tedavisi konusunda da etkiliymiş. Bu konuda yapılan araştırmalara göre Antik Havuz’un suyu, kalp hastalığı, damar sertliği, tansiyon, romatizma, deri, göz, raşitizm, felç, sinir ve damar hastalıklarına, içildiğinde de spazmlı midelere çok iyi gelmekteymiş. Bu da Roma Dönemi’nden itibaren Antik Havuz’un etrafında sürekli olarak sağlık merkezlerinin kurulmasının nedenini açık bir şekilde ortaya koymaktaymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-e8.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351722216&amp;amp;site=widget-e8.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kleopatra’nın havuzu olarakta adlandırılan bu havuzun suyu hakkında edindiğimiz bilgiler:&lt;br /&gt;Termal havuzdaki su sıcaklığı 36 C°- 57 C°, PH değeri 5,8, radon değeri 1480 piccocuri/ litredir. Kaplıca suları, bikarbonatlı, sülfatlı, kalsiyumlu, karbondioksitli, kısmen demirli ve radyoaktif bir bileşime sahiptir. Aynı zamanda buradaki sular banyo ve içme kürlerine de elverişli olup, 2430 MG/litre eriyik mineral değerine sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4140792730052866279?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4140792730052866279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4140792730052866279&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4140792730052866279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4140792730052866279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/pamukkale-hierapolis-antik-havuz.html' title='Pamukkale Hierapolis Antik Havuz'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8977095036237763263</id><published>2009-11-08T00:01:00.005+02:00</published><updated>2009-11-08T12:25:05.005+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale Hierapolis Antik Kent Gezisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale Hierapolis Antik Kent Gezisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene gene &lt;a href="http://www.pamukkale.org.tr/tr/default.asp" target="_blank"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Pamukkale&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; müzesini gezerken zamanın yetmediğini, görevlilerin öğle mesai arası geldiği için kapanacağını anons etmeleri ile haberdar olduk. Geçen sene de mesaiye yetişemediğimiz için gezemediğimiz müzeyi terk etmek zorunda kaldık.&lt;br /&gt;Neredeyse birçok yazımızda hep yazdığımız gibi, hiç olmazsa yazın turizm mevsimi olarak kabul edilen dönemlerde müzelerin mesaisinin devamlılığının sağlanmasını dile getiriyoruz. Bu nedenle birçok ilde birçok müzeyi ziyaret edemedik. Bakalım bu durum ne zaman arzu ettiğimiz gibi olacak !...&lt;br /&gt;Neyse, gene böyle müze gezimizi aceleye getirip öğle mesaisi için eksik bitirip çıkmak zorunda kalınca, travertenlerin üst ön kısmında bulunan banklara oturup hem dinlenmek hem de manzarayı seyretmek istedik.&lt;br /&gt;O arada, valilik il özel idare tarafından görevlendirilmiş akülü gezi ve seyir arabasını görüp, Antik kenti gezebilmek için ücretimizi ödeyip (kişi 1 tl.) bindik.&lt;br /&gt;Eski Pamukkale Hierapolis Antik kentinin kalıntılarını, nekropolünü, yaklaşık 1 km uzunluğundaki kentin en önemli ve geniş ana caddesini, Agora’nın yıkıntılarını, sütun gövdeleri, zeytinyağı üretim alanlarını ve antik tiyatroyu seyrederek gezdik. Gezerken sürücü görevli bey bir yandan da bizlere bilgiler aktardı, yönelttiğimiz sorulara cevaplar verdi, konuya hakim ve bilgi sahibi olması bizim de yeni bilgiler edinmemize vesile oldu.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aslında o yorgunluğun üzerine bu araçla gezmek iyi oldu, gidecek olanların bunu da not almalarını istiyoruz.&lt;br /&gt;Araçla gezerken çekebildiğimiz görüntüleri de sizlerle paylaşalım.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-2e.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351722030&amp;amp;site=widget-2e.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8977095036237763263?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8977095036237763263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8977095036237763263&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8977095036237763263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8977095036237763263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/pamukkale-hierapolis-antik-kent-gezisi.html' title='Pamukkale Hierapolis Antik Kent Gezisi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-4199316701387602332</id><published>2009-11-06T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-11-06T00:01:00.332+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale müze ve tarihi yerleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale müze ve tarihi yerleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Travertenlerin bulunduğu tepenin üst kısmında bulunan Hierapolis Kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından bu yana Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-34.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351715380&amp;amp;site=widget-34.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Müzede Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında &lt;a href="http://gittiklerimden.blogspot.com/2008/09/denizli-laodikeia-1.html" target="_blank"&gt;Laodikeia &lt;/a&gt;, Colossae, Tripolis, Attuda gibi Lycos (Çürüksu vadisi) kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır. Ayrıca Tunç Çağı’nın en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü’nden elde edilen eserler müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caria, Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler Hierapolis Müzesi’nde toplanmış ve sergilenmektedir. Hierapolis Hamamının bölümlerinden olan üç kapalı mekan ile doğu bitişiğindeki kütüphane ve gymnasium olarak bilinen açık mekanlar müze teşhir alanları olarak düzenlenmiştir. Açık teşhirde sergilenen eserler daha çok mermer ve taş eserlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hierapolis ve Laodikeia kazılarından çıkan eserlerden oluşmakta olan Lahitler ve Heykeller Salonu, İ.Ö. IV. binden beri birçok uygarlığa damgasını vuran küçük buluntular sergilenmekte olan Küçük Eserler Salonu, Hierapolis Tiyatrosu’nun sahne binasının fasadını (önyüz, cephe) süsleyen eserlerin birçoğu restore edilerek sergilendiği Hierapolis Tiyatrosu Buluntuları Salonu bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karahayıt yolu tarafından girilecek olursa antik kentin girişinde kral mezarları ile gladyatör lahitleri bulunuyor. Ayrıca eski yerleşimin değişik yerlerine dağılmış durumda bulunan kalıntı ve buluntuların yanında kayaların üzerinde termal suyun dağılımını sağlayan kanalların da açılmış olduğu görülebilmektedir.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-4199316701387602332?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/4199316701387602332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=4199316701387602332&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4199316701387602332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/4199316701387602332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/pamukkale-muze-ve-tarihi-yerleri.html' title='Pamukkale müze ve tarihi yerleri'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2387154666652857365</id><published>2009-11-04T00:01:00.002+02:00</published><updated>2009-11-04T18:32:00.923+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Denizli – Karahayıt</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Denizli – Karahayıt&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah otelde kahvaltı yaptıktan sonra gezip planlarımızı yaparken, Karahayıt'ı görüp görmediğimiz sordular. Bilmediğimizi görünce muhakkak görmemizi önerdiler ve yolunu tarif ettiler.&lt;br /&gt;Tarif edilen yolu takip ederek Karahayıt Kasabası içinde bulunan, Denizli’ye 23 km, Pamukkalenin yaklaşık 5 km. kuzeyindeki, Kırmızı su travertenleri 60 derece sıcaklıkta çıkan termal su çevresinde oluşmuş. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle kırmızı, yeşil ve beyaz renkli traverten tabakaları oluşturmaktadır. Yakın zamana kadar daha çok iç turizme hizmet veren Karahayıt kaplıcaları artan konaklama tesisleri ile önem kazanmış ve Pamukkale'den sonra turizmdeki yerini almış. Karahayıt kırmızısu travertenleri yaklaşık 500 m² lik bir alanda bir parkın içinde yer alıyor. Bize göre doğal güzelliği bakımından ilin görülmeye değer önemli turizm beldelerinden birisi.&lt;br /&gt;Gerek ulaşımın kolay olması gerekse ev tipi pansiyonlar ve apartlardan 5 yıldızlı pansiyonlara kadar her bütçe ve konfora uygun konaklama seçeneklerinin olması bu kaplıcaları çok cazip kılıyor. Dolaşırken gördüğümüz fiatlar oldukça uygun ve cazipti. Bazı oteller kahvaltı dahil 35 tl. fiatlar asılmıştı. Hatta bazılarında çift kişi daha uygun olanları da vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-d0.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351715024&amp;amp;site=widget-d0.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hem kaplıca suyu hem de çamuru kullanılıyormuş. Radyoaktivitesi yüksek olan kaplıca suları, kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago, gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına karşı tamamlayıcı tedavisinde olumlu etkileri görülmekteymiş.&lt;br /&gt;Çamur içerdiği bio minaraller vitaminler humik asit linginin humin petkin özellikleri cildi yenileyen hücreleri harekete geçiriyor ve cilde doğal bir güzelliğe kavuşturuyormuş. Derideki atık toksinler atılıyor artık derilerin vücut tarafından atılması sağlanıyormuş. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2387154666652857365?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2387154666652857365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2387154666652857365&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2387154666652857365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2387154666652857365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/denizli-karahayt.html' title='Denizli – Karahayıt'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5565276801841349489</id><published>2009-11-02T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-11-02T00:01:01.045+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale ve travertenler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale ve travertenler&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Denizli ilinde bulunan Türkiye'nin en tanınmış doğa harikası olan Pamukkale, yeraltı kaynak sularının içerdiği kireçten oluşmuş havuzları ile yerli yabancı birçok insan ilgisini çekiyor. 2700 metre uzunluğunda ve 160 m yüksekliktedir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale'yi 20 km uzaklıktan dahi görmek mümkün. Denizli tarafından Pamukkale yoluna girilince karayolundan çok net görülebilmektedir.&lt;br /&gt;Eskiden var olan oteller kamulaştırılarak alanlar temizlenmiş, düzenlenmiş ziyarete ve gezilmeye çok daha uygun hale getirilmiş.&lt;br /&gt;Su kaynaklarından su sevki planlanarak küçük havuzların daha da beyazlaşması sağlanmış. Üst kısma yapılan parklardaki düzenlemelerde bulunan banklarda oturarak etrafı, ovayı ve yol ile travertenlerin arasına alt tarafına yapılmış büyükçe seyir ve yüzme havuzları seyredilebiliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-59.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351714905&amp;amp;site=widget-59.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edindiğimiz Bilgiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Traverten sözcüğü, İtalya’da geniş traverten çökeltilerinin bulunduğu Tvoli’nin, Roma zamanındaki adı ‘Tivertino’dan gelmektedir. Traverten çok yönlü, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Pamukkale termal kaynağını meydana getiren jeolojik olaylar geniş bir bölgeyi etkilemiştir. Bu bölgede sıcaklıkları 35 – 100 °C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunmaktadır. Pamukkale termal kaynağı, bölgesel potansiyel içindeki bir ünitedir. Kaynak, antik devirlerden beri kullanılmaktadır. Termal su kaynaktan çıktıktan sonra, 320 m uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan 60-70 metrelik kısmı çökelmenin olduğu traverten katlarına dökülür. Burada su, ortalama 240-300 m yol kat eder. Kat kat havuzcuklarında ve kat kat seddelerinde, çökelmekte olan kalsiyum karbonat, başlangıçta bir jel halindedir. Zaman içerisinde sertleşmekte ve ‘Traverten’ olmaktadır.&lt;br /&gt;Termal kaynak suyunun, normal şartlara dönüşmeye çabalaması çökelmeye ve traverten oluşumuna sebep olmaktadır. Termal sudaki kalsiyum bikarbonatın aşırı miktarda bulunması ve suyun yüzeye çıkışı sonucu karbondioksit açığa çıkar ve kalsiyum karbonat çökelir. Çökelme termal sudaki karbondioksitin havadaki karbondioksit dengeye gelinceye kadar devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazlığın oluşumunda, hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Yerinde yapılan analizlerde, kaynak başındaki suyun karbondioksit miktarı ortalama 725mg/1 iken, suyun travertenleri terk ettiğinde bu miktar 145mg/1'e düşmektedir. Keza kalsiyum bikarbonat da benzer şekilde 1200 mg/1'den 400 mg/1'e düşmektedir. Keza Ca 576/8mg/1'e düşmektedir. Bu analiz sonucuna göre, 1lt. sudan traverten üzerine 499.9mg. CaCO 3 çökelmektedir. Bu miktar 1 1/sn. su için günde 43191g. çökelme demektir. Ortalama yoğunluğu 1.48g/cm 3 alan kaplar. Suyun ortalama debisi 466.21/sn. olduğuna göre 13584m 2 alan beyazlatılabilecektir. Pratikte bu şartları yerine getirmek güçtür. Ancak bu teorik yaklaşıma göre yılda 1mm. kalınlığında 4.9km kare alan beyazlatılabilir.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5565276801841349489?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5565276801841349489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5565276801841349489&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5565276801841349489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5565276801841349489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/11/pamukkale-ve-travertenler.html' title='Pamukkale ve travertenler'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5406331879455351493</id><published>2009-10-31T00:01:00.004+02:00</published><updated>2009-10-31T00:01:00.078+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Pamukkale Aliş Kır Lokantası ve Göreme Hotel</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Pamukkale Aliş Kır Lokantası ve Göreme Hotel&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Geçen seneki gezimizde de Pamukkale’yi dolaşırken müzenin açık olduğu saatleri kaçırdığımızdan tekrar aşağı tarafa inip Denizli’ye dönerken yol kenarında görüp girdiğimiz ve gerek hizmet, gerek temizlik gerekse sunulan tadları beğendiğimizden gene aynı yere (ALİŞ) uğramak istedik. Daha önceden kendileri ile haberleştiğimizden, sağ olsunlar, bizlere kalacak yerde ayarlamışlardı.&lt;br /&gt;Akşam üzerine doğru ulaşabildiğimiz ALİŞ’te meğer bizleri bekliyorlarmış. Otantik ve yerel Anadolu kültürünü yansıtan mekânlarında bir bölüme oturup yorgunluk atmaya niyetlendik. Bu arada hoş geldiniz faslından sonra sohbete başladık. Bize hazırlanan masa da yok yoktu. Yerel ev yapımı siyah zeytin, gene ev yapımı çökelek, ev yapımı turşular, süzme yoğurt, tereyağı, domates biber söğüş tabakları, tabi yanında demli çaylarla sıcak saç yufka ekmekleri… Üzerine de Ali beyin annesinin yaptığı gözleme, kuyu kebabı ve mantıları afiyetle götürdük.&lt;br /&gt;Bizim için yer ayırttıkları &lt;a href="http://www.hotel-goreme.com/turkce.html" target="_blank"&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt;Göreme Hotel&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; 'e gidip odalarımıza &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;yerleştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-a8.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351714728&amp;amp;site=widget-a8.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirin bir bahçe içinde, yörenin termal suyu ile doldurulmuş yüzme havuzunun kenar kısmında iki katlı, temiz ve ailecek kalınabilecek, ferah havadar bir mekandı. Arabamızı bahçesine park edip odalarımıza çıkıp yorgunluk atıp bahçeye indiğimizde bizler için demlenmiş çaylarımızı içip bir yandan sohbet edip bir yandan da çektiğimiz fotoğrafları bilgisayara yükleyip, netten gelen e-postalarımıza bakıp, geç saatlere kadar oturduk.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İki gece bir buçuk gün geçirdiğimiz bu mekanlarda fiatları da çok uygundu.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5406331879455351493?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5406331879455351493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5406331879455351493&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5406331879455351493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5406331879455351493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/10/pamukkale-alis-kr-lokantas-ve-goreme.html' title='Pamukkale Aliş Kır Lokantası ve Göreme Hotel'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1983842213342258835</id><published>2009-10-29T00:01:00.003+02:00</published><updated>2009-10-29T00:01:00.590+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Denizli Akhan Kervansarayı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Denizli Akhan Kervansarayı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizli - Afyon karayolu üzerinde giderken hemen yolun sağ kısmında görülebilecek olan yapı günümüzde şehir çıkışında yer alıyor gerçi görünüşte içinde kalmış gibiydi.&lt;br /&gt;Anadolu Selçuklularının batıdaki son kervansaraylarından biri olan ve iki kitabesi bulunan (biri ana kapının diğeri de iç kısımdaki geniş hol şeklindeki han girişinin kapısında) Akhan sultan hanları şemasına uyan bir hanmış. Yapılan araştırmalar sonucu, Anadolu'da yaklaşık 200 han ve kervansaray olduğu tespit edilmiş.&lt;br /&gt;Dışarıdan restore edilmiş gibi görünmekle birlikte içine girip dolaştığımızda ye daha tam bitmemiş ya da kadirşinas insanımızı katkıları ile eski haline getirilme konusunda katkılarda bulunulmakta !... Bazen yolumuz üzerinde gördüğümüz bu gibi yerlerin bir kısmının kapalı olmasına kızıyoruz ama bu gibi görüntüleri görmektense kapalı kalsa mı daha iyi olur diye de düşünmekten kendimiz alamıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-6b.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351714667&amp;amp;site=widget-6b.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu kervansaraylar, 11. yüzyılda Selçuklu Türkleri'nin Anadolu'ya yerleşmeye başladıklarında inşa ettikleri ilk yapıların bir bölümünü kervansaraylar oluşturuyormuş. Bunlar yolcular için güvenlikli bir yer, deve kervanları için ise iyi birer istasyonmuş. Başlıca ticaret yolları boyunca birbirlerinden en fazla 40 kilometre uzaklıkta, yani deve hızıyla günde dokuz saatlik aralarla inşa edilmişler. Ticaret kervanlarını ve bunların taşıdığı yükleri haydutlardan korumak için birer kale gibi yapılan bu yapılar, aynı zamanda askerler için de gece konaklama yeri olarak ta kullanılmışlar. Şehir ve kasabalarda kurulan ticaret hanlarından farklı olarak, kervansaraylar vakıf binalarıymış. Yolcular üç günlüğüne vakfın konuğu olur, yatak, yiyecek ve hayvanların bakımı ve yemleri için ücret alınmazmış. Bir kervansarayın yapısı, yüklü develerin geçebileceği kadar büyük, genellikle zengin bir biçimde süslenmiş, fakat sağlam tek bir kapısı bulunan dörtgen bir avludan meydana getirilmiş. Avlunun etrafı genişçe odaların bulunduğu galerilerle çevrili olurmuş. Daha küçük ölçekli kervansaraylara ise "Han" denilirmiş.&lt;br /&gt;Kapalı olan kısmı 1253 (H.651) yılında, avlu 1254 (H.652) de tamamlanmış. Yaptıran Vali Seyfettin Karasungur Bin Abdullah olup, kitabesinde II. İzzettin Keykavus'un adı da geçmekteymiş.&lt;br /&gt;Kervansaray açık ve kapalı bölümlerden yapılanmış, toplam 1.100 m²'lik bir alan üzerine oturmakta olup, kare bir avlu ve derinlemesine dikdörtgen bir holden meydana gelmiş.&lt;br /&gt;Avlunun girişinin sağ tarafındaki bölümde, iki katlı mekanlar, bir eyvan ve iki kapalı birim yer almasına rağmen, diğer tarafta revaklar ve kapalı mekana bitişik tonozlu iki mekan yer almaktaydı.&lt;br /&gt;Han'ın avlu portali geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemliydi. Portalde görülen en önemli özellik ise, figürlü süslemelere sahip olmasıdır. Büyük ölçekli güvercin ve küçük ölçekli geyik, sfenks, kartal, aslan, ejder vb. hayvan figürleri, gamalı hac motiflerinin aralarına yerleştirilmiş, oldukça grift bir süsleme oluşturulmuş.&lt;br /&gt;Giriş kapısının her iki tarafında taşa işlenerek yerleştirilmiş bulunan güvercin figürleri sanki yüzeyde poz veriyormuş edasıyla durgun bir halde “biblo” görünümündeydi. Kapının her iki tarafında da yer alan geometrik şekiller bir uyum içinde, taş işçiliğinde yerini almış. Gene iki tarafta yer alan namazgah şeklinde içe doğru gövdelenmiş, kenarlarında sütüncelerin yer aldığı yapımın üst kısmında midye şeklinde figür, her iki tarafında da 8 yapraklı çiçek motifi, üst kenar kısmında da sanki triglifleri andıran yumuşak çizgilerle kenarlandırılmış motifler yer alıyordu. Farklı renkler taşların ve mermerlerin kullanıldığı geniş ve ferah yapının daha da güzelleştirilmesi dileği ile, yolu düşecek olanların ziyaretini beklediğini söyleyelim.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1983842213342258835?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1983842213342258835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1983842213342258835&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1983842213342258835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1983842213342258835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/10/denizli-akhan-kervansaray.html' title='Denizli Akhan Kervansarayı'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-860977143412032186</id><published>2009-10-27T00:01:00.001+02:00</published><updated>2009-10-28T07:27:05.447+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Oğlakçı köyü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Oğlakçı köyü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara’dan yola çıkıp 77 km. mesafedeki Polatlıya giderken, yaklaşık ortalarda (Polatlıya 35 km. kala) yolun sağ tarafında tipik Anadolu köylerinin evlerinin benzerlerini görünce durup köye girdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-18.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351714584&amp;amp;site=widget-18.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 100 yıl önce kurulmuş olan köy, Mülk Köyü ile birlikte konuşlanmışken, ortasından akarsu ve Ankara – Eskişehir otoyolunu geçmesi ile ikiye ayrılmış. Oğlakçı köyü şanlı tarihiyle kahraman insanlarıyla birçok savaşlarda yer almış ülke savunmasında büyük görevler üstlenmiş.&lt;br /&gt;Köyün nüfusu 1990 lı yıllardan itibaren genç nüfusun kentlere göçmesiyle giderek azalmış.&lt;br /&gt;Köy Anadolu Türkmen kültürünün sahip olup insanları misafir sever ve sıcak kanlıdır, düğün nişan gibi özel günlerde giyilen yöreye özgü giysiler (Sarka ve Sefahir) ve takılar bunun en güzel örneklerindendir. Köy son yıllar büyük kentlere aşırı göç verdiğinden nüfusu oldukça azalmıştır.&lt;br /&gt;Köy Anadolu Türkmen kültürüne sahip olup insanları misafir sever ve sıcakkanlıydı, cami yanındaki çeşmenin yanında büyük çınar ağacının altında sohbet eden yaşlı iki köylünün anlatımları ile bilgilendik.&lt;br /&gt;1981 yılında Toprak-İskan tarafından köy camisi onarılmış, yan tarafında bulunan tarihi çeşme kitabesi üzerinde Hicri 1231 (Miladi 1815 -1816) yılı kazınmıştı.&lt;br /&gt;Köy içinde biraz gezinip birkaç görüntü aldık. Halen içinde yaşayanların olduğu evler gibi ne yazık ki terk edilmiş evleri de görüp resimledik. Bazı evlerin ocakları, avluları harabeye dönmüştü.&lt;br /&gt;İnşallah bir sonraki uğramamızda bu evleri en az diğerleri kadar bakıma alınırda, yol üstü geçerken uğrayıp birer ayranlarını içmek kısmet olur.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-860977143412032186?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/860977143412032186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=860977143412032186&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/860977143412032186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/860977143412032186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/10/oglakc-koyu.html' title='Oğlakçı köyü'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6153543774675855133</id><published>2009-10-25T11:42:00.006+02:00</published><updated>2009-11-24T13:57:10.448+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Yaz Tatili, Yola çıkış ve kaza</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yaz Tatili, Yola çıkış ve kaza&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışan biri olarak, bütün bir yılsonunda kendimizce planladığımız izin günlerimizin geleceği anı bekleyerek geçirdiğimiz zamanın gelmesiyle, başladığımız hazırlıkları tamamlayarak yolculuğumuza başladık.&lt;br /&gt;Gidilecek yerleri planlayıp, önceden yer ayırttığımız yerleri ve günleri, haberleşip bir arada olmayı düşündüğümüz arkadaşlarımızla buluşma arzusu ile sabahın erken saatlerinde yola çıktık.&lt;br /&gt;Hafif yağmurlu bir gün başlangıcında, yolların ıslaklığına da bakarak fazla hız yapmadan yollandık. Şehirden çıkalı daha yeni olmuştu, arabanın az da olsa yalpalaması ile birlikte birden şiddetli bir sesle irkilmemizle arabanın sağa sola yalpalamasına engel olmaya çalışarak, fren yapmadan yolun sağına yanaşmaya çalıştık. Yanımızdan geçen arabaların paniklemesi bizden fazlaydı.&lt;br /&gt;İnip baktığımızda basit bir lastik patlaması gibi görünen durum karşısında fazla telaşlanmayıp hemen yol yardımına telefon açtık. Bize yardımcı olup en yakın yerden ekip yollayacakların söyleyip oraya bağladılar. Allah’tan çıkan ekip tanıdık çıktı. Bir saat içinde geldiler, tekerleği söküp yedeği takarken birde ne görelim; Lastik iç kısımdan paramparça olmuş, neredeyse 1 metreye yakın yırtılmış, ABS elektronik bağlantılarını parçalamış. O an ailecek bir şok yaşadık ve dua edip şükrettik. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" type="application/x-shockwave-flash" align="middle" src="http://widget-d7.slide.com/widgets/slideticker.swf" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752351711959&amp;amp;site=widget-d7.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="TEXT-ALIGN: left; WIDTH: 400px"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752351711959&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752351711959&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752351711959&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kia’nın Samsun’dan gelen yol acil servis ekibi bizi yedekleyerek servis merkezine götürdü. Bizce lastiği değiştirip hemen yola çıkacağız diye beklerken, bu tip lastiğin (Bridgstone’un bir modeli) en son 2002 de üretildiğin o zamandan bu yana hiç üretilmediğin ve piyasada bulunmadığını da öğrenmiş olduk. Servis müdürü ve servis sorumlusunun birlikte yaptıkları araştırma, çaba ne yazık ki netice vermedi, hiçbir yerde bulamadık. Birde bu lastiklerin yatan lastik olduğunu da bu vesile ile öğrenince iyice keyfimiz kaçtı. Biraz mecburiyetten biraz da artık keyfimiz kaçtığından arabanın dört lastiğini de değiştirtip, balans ayarlarını da yaptırıp yola hazır hale geldik ama vakitte öğleni bulunca, gideceğimiz yere de en az 12 saat yol yapacağımızı göze alamadığımızdan eve geri dönüp dinlenmeye ve ertesi gün yola çıkmaya karar verdik.&lt;br /&gt;Bu vesile ile önce KIA nın yatan lastikli ve üretimi durmuş lastiklerle donanmış yeni sıfır araç satmasını ve bu şekilde araç satılmasına izin veren sorumlu kuruluşları protesto etmeden duramayacağız.&lt;br /&gt;Yıllardır aynı marka araç kullanırız ve her modelinden de şimdiye kadar çok memnun kaldık ve bu güvence ile aldığımız sıfır araçta bu şekilde tehlikeli bir durumla karşılaşıp neredeyse ölümden dönmüş olmanın bir hikmeti olduğunu düşünüp dua edip şükrettik.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;Gene bu vesile ile; Samsun Felek otomotivin Samsun İsuzu ve Kia servisine, başta servis sorumlusu Mehmet Çelebi Bey’e ve şahsında tüm teknik servis çalışanlarına (özellikle sabahın o erken saatinde sıcak yatağından kalkan Tahir Çelik ustamıza), Servis Müdürü Sayın Musa Felek Bey ‘e ve sabahın o saatlerinde sıcak çay servisi ile bizleri teselli etmeye çaba harcayan Çağla hanım’a içten teşekkürlerimizi iletiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere daha hatırlatalım, LÜTFEN YOLLARDA HIZ YAPMAYINIZ VE ARAÇTA KİM VARSA (ÖN VE ARKADA OTURANLAR DA DAHİL) EMNİYET KEMERLERİ TAKILI OLSUN !...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6153543774675855133?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6153543774675855133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6153543774675855133&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6153543774675855133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6153543774675855133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/10/yaz-tatili-yola-cks-ve-kaza.html' title='Yaz Tatili, Yola çıkış ve kaza'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7931205374795936170</id><published>2009-10-13T20:51:00.009+03:00</published><updated>2009-10-13T21:26:50.386+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Amasra _ Bartın _ Safranbolu _ Kastamonu Gezisi</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Amasra _ Bartın _ Safranbolu _ Kastamonu Gezisi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Merhabalar…&lt;br /&gt;Gene bir fırsatını bulup kısa da olsa hafta sonunda bir geziye daha katıldık. Daha önce de katıldığımız gezilerde tanıştığımız birkaç gezisever ve diğer katılımcılarla birlikte Bartın – Amasra – Safranbolu ve Kastamonu turu yaptık.&lt;br /&gt;Şansımıza havanın da açık, güneşli ve geziye müsait olması da ayrı bir güzellik oldu.&lt;br /&gt;Akşamın erken saatlerinde yola çıkarak ilk olarak Bartın’daki otelimize yerleşip kısa bir dinlenmeden sonra doğruca Amasra’ya yola çıktık. İlçeye varmadan önce genel resimler çektik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;AMASRA GENEL GÖRÜNÜM&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/a7Vbb6Ch6D9jM-YeYr53YU1vS2O7hUkn?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303c2b/1/232/ninshNVx3D_3hrqz5h512lFEPflQQDfs.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlçede dolaşmaya çıktık, Roma Köprüsü diye de adlandırılan Kemere Köprüsü üzerinde anı ve görüntü için birkaç fotoğraf çektik ve çekildik.&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;AMASRA KEMERE KÖPRÜSÜ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/-4tSJ_Tv7z8YeXU5Wz34q0PMknbWdidc?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303d37/1/100/8vTxpVbm5T9MDu2aG3QaQWcctG_bbyLr.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlçeden epeyi dolaştıktan sonra sahile inip öğle yemeği için yer ararken Amasra Pidesi’nin farklılığını görüp sipariş verip yedik ve bayağı da beğendik. Daha sonra da limana gidip orada da Amasra Lokmasının tadına baktık !...&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;AMASRA PİDESİ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/fBsM0MXo5j_zxKsJQlxf1-ZJiCMYaCfV?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303dab/1/147/xoRM69de2z8rLH-3d2fOoyORjptLW6vz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Amasra’dan ayrılıp Küçük şirin oldukça temiz bir kıyı köyü olan Çakraz’a gidip sahilde oturup yorgunluk çaylarımız içtik. İnce kumlarla kaplı sahili kim bilir yazın ne kadar doluydu.&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;AMASRA ÇAKRAZ KIYI SAHİLİ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/jOmXR3NgwD_FxjrfX6JEfWmypUwYbgdU?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303e26/1/107/jllnFl0n3D8Pe23jA_smDVY6t8jVMZyj.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çakraz’dan ayrılıp doğruca Bartın’a yollandık. Cumhuriyet Meydanında aracımızdan inip şehre dağıldık. Yol üzeri devam edip çeşitli taze ve renkli sebze ve meyvelerle tezgahları dolu manavları seyrederek, Şadırvan Caddesini takip ederek yukarı doğru gezerek ve bol eski Bartın evlerinin resimlerini çekerek gezdik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BARTIN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/MdD3p2k47D-RzRoe0nzHzbXUg--kzrbN?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303e48/1/229/OzXea6cb7T-VEUvmd4SBIfOrm6cE3s9U.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bartın’dan ayrıldıktan sonra sahil köyü olan İnkumu’na gittik. Nefis bir sahil, kıyısında yapılmış güzel bir park ve dinlenme alanları ile kıyıda yapılanmış evler (ki çoğu boştu), pansiyonlar ve birkaç kafeterya vardı.&lt;br /&gt;Sahilde güneşin batışını seyredip gurup halini bol bol resimledik. BARTIN &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İNKUMU SAHİLİ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/TEooz6iXxz_GWZIt9ZoOg8kXHdD8RKRG?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303ee5/1/169/gA_APDc_zT-lhs18WR-8gxTgOQasOc8L.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ertesi gün sabah erkenden kaldığımız otelde kahvaltımızı yapıp (ki oldukça güzel bir oteldi, çalışanların yaklaşımı, nezaketi, temizliği, sabah kahvaltı ve akşam yemeği çeşitliliği ile bizden tam not aldılar…) Safranbolu’ya doğru yollandık. Yol üzerinde orman içinden geçerken sonbaharın enfes görüntülerini çekmek için kısa bir mola verip hem temiz havayı içlerimize çektik hem de bol resim aldık.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRANBOLU YOLU SONBAHAR GÖRÜNTÜSÜ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/CGrb2uSf5T9Vaq1K-0dxWKYCDPdrYEz0?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303f2a/1/24/rqIkBCXC2j-t8-PvIIVKBBW8trhJZARw.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Safranbolu’ya ulaştığımızda özel bir firmanın lokum yapımı ve Safranbolu hakkında bir slayt gösterisini izleyip, paket paket lokumların hem tadına baktık hem de arabamızın arkasını doldurduk.&lt;br /&gt;Oradan çıkıp ilçeyi ve tarihi eski yapılarını gezmeye başladık. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRANBOLU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/kooh6PA25T85HlCt3EATGjO5BG96u3ke?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303f69/1/179/EHqeutPNrz-Bvc2YVS4cQLUsJkgtfzYy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu gezme esnasında Kaymakamlar Evi diye adlandırılan eski ama yenilenerek etnoğrafik müze yapı şeklinde güzel bir çay bahçesi şeklinde düzenlenmiş ev müzeyi dolaştık.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRANBOLU KAYMAKAMLAR EVİ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/yOHfOcqwtD8GRbFN1HYRBTtQXVikWrHF?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a303fac/1/203/gPpVcyzt7T_TG3Dxm6TSHTAjHvDgwxX6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1796 yılı yapımı İzzet Paşa camisinin hemen arka kısmında, demirciler çarşısının giriş kısmında bulunan bir köprünün üzerinde bulunduğu Akcasu Kanyonu’nu resimledik.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRANBOLU AKCASU KANYONU&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/885DZ_en6z-Fw1tLA7jxzQl0l0QHt611?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a30402e/1/225/aDrxzYv7tT87zSGGp6CV1HFzOn0YZDWw.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Artık neredeyse unutulmak üzere olan el sanatlarından biri demircilik ve bununla ilgili ürünlerin sergilenip yapıldığı küçük bit çarşıyı dolaşıp, çarşı içinde el emeği ve gücü ile ürün yapan bir baba-oğul ustalarla sohbetimiz oldu.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRANBOLU DEMİRCİLER ÇARŞISI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/PNf3UeQPzz_wiqmvoH4RNRAefkMbaG-W?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a30409c/1/70/HN6voFAL3j8lk3qkNRLWdX7oEXVtYjOK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Safranbolu’dan sonra Yörük Köyü’nü de ziyaret ettik. Tarihten birer anı olan taş ve tahta işçiliklerinin bir arada uygulandığı birkaç katlı çok odalı evlerden meydana gelen ve hali hazırda da korunmaya çalışılan bir yerleşim yeriydi.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRANBOLU YÖRÜK KÖYÜ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/1bJKVUim5j_uIWbv9dOc5foxcXxdxKF4?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a30410d/1/170/ZP3mZ-jkyj-HnUe5wNHnRrAcl5k2J8bH.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yörük Köyü’nü dolaşırken yetiştirilmiş olan Safran Çiçeklerini de görmek ve resimleme şansını da yakaladık. İşte onlardan birisi…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAFRAN ÇİÇEĞİ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/1RhAtaaP4j_AMWNTADJJZAJPVzQu3Tbk?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 398px; HEIGHT: 343px" height="356" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a307651/1/145/CXiYV-QT6T-kfz5mbYtqwDnwO759fJjY.jpg" width="471" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ve yolculuğumuzun son adımı olan Kastamonu’ya ulaşıp orada kalesini, Nasrullah Camiini, Münire Medresesini ve tarihi birkaç yerini gezdik. Münire medresesi içinde Kastamonu’nun ünlü etli ekmeğini yedik, oradan da gene ünlü Çekme Helvalarından çantalarımızı doldurup, Şerife Bacı Anıtı önünde anı resmi çekilip, arabamıza binip Samsun’a yollandık.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KASTAMONU ve ŞERİFE BACI ANITI ve MEYDANI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/GN5fwQ6-tj9H-dHkogY6NRAMpN-3Ofg8?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002a304151/1/55/BhykBSUr7j-kHMJ3wn1zAeXte5A9unQ5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sağ salim şehre ulaştığımızda tura katılanlar olarak bir sonraki turda buluşmak dileği ile vedalaşıp, tur rehberimize (Aykut Bey’e), bizlere rahat bir yolculuk yaptıran şoförümüze (Ahmet Bey’e) teşekkürlerimizi ilettik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hem doğal güzellikleri ile hem de zengin yöresel ürünleri ile gözlerimiz şenlendi. Sizlere de bu güzellikleri görme ve tadmanızı öneririz.&lt;br /&gt;Bu gezinin de diğerleri gibi notlarını ve resimlerini kısa zaman içinde paylaşmak dileği ile … (İnşallah…..)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7931205374795936170?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7931205374795936170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7931205374795936170&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7931205374795936170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7931205374795936170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/10/amasra-bartn-safranbolu-kastamonu.html' title='Amasra _ Bartın _ Safranbolu _ Kastamonu Gezisi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1957537503537942493</id><published>2009-09-28T19:32:00.007+03:00</published><updated>2009-09-29T09:53:05.235+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Güneydoğu Anadolu Gezisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Güneydoğu Anadolu Gezisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhabalar sevgili arkadaşlar, birinci yaz gezimizden döneli epey oldu ama dönüşte de ramazan münasebetiyle davetti, misafirdi derken zamanımız çok yoğun geçti.&lt;br /&gt;Çok şükür sağlıkla ulaştığımız Ramazan ayını ve bayramını hep beraber kutladık.&lt;br /&gt;Bu arada da arkadaşlarımızın da yönlendirmesi ile Ramazan Bayramında planlanan Güneydoğu Anadolu gezisine katıldık. Yaklaşık 2700 km. ve 7 il ve bazı ilçeleri ile ören yerlerini gezip gördük.&lt;br /&gt;Gittiğimiz yerlerde de bazı dostlarımızla da görüşme fırsatımız da oldu. Gaziantep’te arkadaşlarımızın ablaları ve ailesi, Şanlıurfa’da da Celile Hanım ve ailesi ile görüşüp güzel zaman geçirdik. Buradan Nursel hanıma ve &lt;a href="http://nanekokusu.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#66ffff;"&gt;Celile Hanım&lt;/span&gt; &lt;/a&gt;ve ailesine içten teşekkürlerimizle, sevgi ve selamlarımızı da yolluyoruz.&lt;br /&gt;Gezi dönüşü bu hafta sonunda da Eskişehir’den gelen dostlarımızla buluşmak üzere Sinop’un Gerze ilçesine gittik. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/AMv1yJK6kz_5kDfaozPd2G4P0aX79_jp?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="12 Gerze Balıkçı barınağı" style="WIDTH: 388px; HEIGHT: 370px" height="374" alt="12 Gerze Balıkçı barınağı" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029d0a405/1/69/6Kmx-1CuzD_hPPCvhQYS-bWJ6OeCWQ8N.jpg" width="442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gezilerde çektiğimiz fotoğraflar ve gezi notları o kadar çok ki, bunları ileriki yazılarımızda paylaşmaya çalışacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, ilk başta planlanan tur gezi haritası ile tekrar, merhaba diyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/X1I53Q2X6j9IqkOZojaiXo742ygdlTNR?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" height="379" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc0173/1/70/hwMTCQBG4T9Uw1Q3OarKGO1Z_Df9wKeR.jpg" width="395" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan bayramının arife günü sabahı erken saatte vardığımız Kahramanmaraş’ta çarşısında (Bakırcılar ve kapalı Çarşı da) dolaşırken gördüğümüz, tatlı ve tuzlu çeşitleri ile Maraş çöreği..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/kwNeqohS7T8BQpaMLpNqmfTk6c0gnEg6?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 390px; HEIGHT: 375px" height="375" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc02a8/1/151/GmM-ebp44D8zz37Dk56CnkQbhvCukk91.jpg" width="403" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.Maraş’tan sonra vardığımız Gaziantep’te otelimize yerleştikten sonra dolaşırken çektiğimiz, çocukluk anılarımın olduğu anıt meydanındaki eski Hükümet Konağı..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/BT1eMO3U5T9PtmKzyAKlFivjRCS7WZz_?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 389px; HEIGHT: 377px" height="377" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc03a2/1/10/sIC-alQjtz9HkZQ6AGQ8TOKIwgDrv2j_.jpg" width="417" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa yolunda bulunan Birecik ilçesindeki Kelaynak Üretim çiftliğinden görünüm…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/wI8VQAL4nj9sA-yGB6HIcTAjM3V2vlHU?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 388px; HEIGHT: 383px" height="381" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc052d/1/31/CBI5-6YI4D9_BlRhwvnrqZeZNh164equ.jpg" width="409" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene Birecik ilçesinde restore edilmiş hali ile Birecik kültür Evi - Alaburç …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/mvi3UZi43T_s-XfOCslqIPkwZ3jM8EQG?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 386px; HEIGHT: 377px" height="377" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc073e/1/14/yK0cLHi9yD81XpxkwW3XgiEv2kF9IlIh.jpg" width="409" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa’da Balıklı Göl – Ayn Zeliha Gölü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/qFYHf3lM5z-jOplF8YSgzYYsxmrMyK-l?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc089e/1/190/knQLWEgw4z80sePxSDVUOEHhvfsk2QyF.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mardin evleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/QFUzCRygmz--w41DHW3pIz1dPTzurYFU?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 387px; HEIGHT: 383px" height="380" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc09de/1/127/qK8WNaZ80z9_MRahsHd-SJo6yhRduwT4.jpg" width="410" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Midyat ilçesinde Gelüşke Hanı …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/PtQOQNXn6D_IiZr8YFILYeK29m2T4qmb?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 383px; HEIGHT: 381px" height="380" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc0b67/1/140/rN44MLAD3j8vLD2AiXJWMUDrp5nOhRJm.jpg" width="411" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasankeyf’te tarihi köprü ayakları.. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/NENsdDZT4z8K5nvOuIvVGHtzs8bDb6VU?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 386px; HEIGHT: 382px" height="382" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc0ea5/1/165/kttLDYWj2j-CVHknZJjGn6JGlDdHFcOj.jpg" width="415" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyarbakır surlarından bir kesit..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/Je7vMoRy6z-DfOXe6UHLV85HNiQvCKq6?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 388px; HEIGHT: 378px" height="379" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc10cc/1/221/9K2-by-xwz9W3CRr0TFkZqUgpmuObTRG.jpg" width="420" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elazığ’da Harput Kalesi… &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/4AkLCTR82T-mPnqRoo5OKlgzfl8asTbo?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 389px; HEIGHT: 376px" height="380" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc1209/1/39/-vFwh2zN1T8LB-yEdnUN7DO-p_do_puH.jpg" width="427" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malatya’da Şireciler Çarşısında güneşte kurutulmuş kayısı kuruları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/CAlOO09b1T-pCS_c4P_sXiddZaQ7sFit?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" style="WIDTH: 388px; HEIGHT: 381px" height="381" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029cc13a1/1/149/IG5bQThfzD9kfph32gDE2661yxhD4VQp.jpg" width="430" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1957537503537942493?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1957537503537942493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1957537503537942493&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1957537503537942493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1957537503537942493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/09/guneydogu-anadolu-gezisi.html' title='Güneydoğu Anadolu Gezisi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6426326620879820588</id><published>2009-09-06T01:02:00.004+03:00</published><updated>2009-09-06T01:02:00.379+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><title type='text'>Tatil bitti, gezi dönüşü ve merhaba...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tatil bitti, gezi dönüşü ve merhaba...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçoğumuzun çalışma hayatında beklediği, kısa da olsa, üç beş günlük diye adlandırdığımız tatil zamanını sabırsızlıkla bekler ama dönerken de, ne kadar da kısa oldu diye hayıflanırız. Bu gezimizde de, yaklaşık 4500 km. yol gidip, 5500 den fazla resim ve film çektik, şimdilik birkaç tanesini sizlerle paylaşıyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Yola çıktığımız ilk gün arabamızın lastiğinin iç kısımdan parçalanarak patlaması ile geçirdiğimiz sıkıntılı ve üzüntülü geçirdiğimiz zamanı saymazsak, işte bizde bütün bir sene beklediğimiz dinlenme zamanını yaşadık ve döndük !... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KAZA !..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/NdW0jr1r4z-1B1JY9T6rdklkgXBQF9tl?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029420f79/1/52/iGHbgfrxtT-R0Chk5v77qnVqeSEMbvah.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak Pamukkale’de yer ayırtıp 2 gece bir gün oraları dolaştık.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PAMUKKALE OTEL..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/8CpImA3dvz_wFPyPopXd3rqdZu-m-okg?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421167/1/171/gIsqbkgsyT_31-PcuKokc2iZrSH_VLMl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PAMUKKALE ALİŞ KIR LOKANTASI...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/vCyeZkrz5j9fDNp3MqJvTZgYr15fkNU6?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294211f2/1/100/oBcM7wxx7z_F6pmPAjeZRESQfCMYLl8c.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PAMUKKALE TRAVERTENLER..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/8IDFYDJDoj-rKEJc2pVo20Tyj3TWKSd5?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421275/1/155/Dk0HSuDW1T_9ch0e9G48q8RN74w_iaI6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Müzesini, antik havuzunu, antik şehirdeki kral mezarlarını ve Karahayıt’ı ziyaret ettik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PAMUKKALE KARAHAYIT ..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/iLsdq1kh3j_Jfj-StX6u96RBeWcF7qFQ?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294212e3/1/162/D551ISFV5T8_SEj6rD8h-drexZ1hmW_-.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında Bodrum’da yıllardır görüşemediğimiz sözleşmiş olduğumuz arkadaşlarla buluşup güzel bir gün ve gece geçirdik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BODRUM - AKYARLAR - KARAİNCİR ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/tODMr99ywz-K60QcT8Q8CUAjVIW5sPt6?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421542/1/247/IJnGJxh85z8OyvDwJwOAmrVJ4verSN3N.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün hem Bodrum’u hem kalesini ve sualtı müzesini gezdik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BODRUM KALESİ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/ylxTK8sa3z-hN1Hq0SFaztZmvOD5bxme?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="2 08 bodrum - kale" alt="2 08 bodrum - kale" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294236b6/1/221/DpRqtSiI2z-iL7bklV5Fr-wh-aUF0tln.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan ayrılıp, önceden haberleştiğimiz, Marmaris Selimiye’de bir apart otelde yer ayırtmış 4 gün kadar kalmayı planlamıştık ama yazılan ve söylenen ile karşılaştığımız durum aynı olmayınca hemen ertesi sabah ayrıldık. Bunu bir sonraki yazımızda daha geniş yazacağız. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;MARMARİS SELİMİYE OTEL ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/JbkhFRPo7z_hf5WV95m82k_gQSQF7qcD?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002942164e/1/27/KItc4v3Q3j8by7dRH3FmJviYeljvLAPg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah erkenden ayrılıp Marmaris’i ve kalesini gezdik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;MARMARİS SOKAKLARI ...&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/xgBkCEky0j8L2kbc4WPaAwWQP92AQ4qk?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294216f0/1/108/gry4j1qv5z--6M257a7963akAOKHDsjq.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;MARMARİS KALESİ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/Fn7GXuKD2z_j9tJcr1srItbfSX5CHR-x?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294217a8/1/250/hHWoXoRN5T81cnxJfl6ROpQGK7DJQs5M.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolumuza devam edip yol üstünü ve etrafın da gezerek önce Köyceğiz’e uğradık, göl kenarında bulunan sahil kahvelerini ve şehir içini gezdik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KÖYCEĞİZ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/BEEXM9AIwD81OUP0S2eVjeGE9yv0jbKE?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002942183d/1/97/vVFLpI625T9QA5lhwceCavS-_aL0Y987.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan Ortaca ve Göcek’e ve Fethiye’ye, &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;FETHİYE THELMOSOS TİYATROSU ...&lt;a href="http://www.slide.com/s/AM6QVxEv6D8wux7iZwZ-g7N7HFRvG5Mv?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294218a7/1/60/n8tmVjwh5z_IDDBzG9XoKvBXP_AiN9e8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;özellikle Ölüdeniz’e de uğradık. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;FETHİYE ÖLÜDENİZ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/qLULS5Buvz-smFFNoa4bM1HCV44WxBDP?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002942199d/1/216/51nuyIUA5D80Tt65mV_M9L469SYtP8Q7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalkan ve Kaş’ı da ziyaret edip Finike’ye ulaştık.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KAŞ ...&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/YBBeCPmA7j8GAN2sOiFIo_2FmhxHrv3J?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421a50/1/202/gqu55Kab5j8d61iQZ9ij6Dx_6wsh76K1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada biraz mola verip birkaç gün kalıp, etrafı dolaşıp bir tekne turuna katılıp Kekova, Kaleüçağız, Simena ve çevresindeki antik yerleşimleri gezip pırıl pırıl koylarında yüzdük. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;FİNİKE TEKNE TURU...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/gMo98cQipj_pmavvE5GtQCICHqM7kOX5?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421b0b/1/223/eFFH74GJsD_cRpalQnyvObXj4GWtDKfc.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolcu yolunda deyip yola tekrar koyulduğumuzda yeni yapılan değil de eski yola sapınca (maceralı bir şekilde yolu kaybedip hem de…) Finike’den dağ yollarından safari yapanları ve Kesme Boğazı’nı da bu vesile ile görüp Kemer’e ulaştık. Burada biraz mola verip dinlenip Antalya’ya, daha önceden haberleşip randevulaştığımız arkadaşlarımıza gittik. Sabah kahvaltısını hep beraber yapıp eski günleri yad edip, çocuklarımızı birbirinden ve tabi bizlerde birbirimizden zorca ayrılıp vedalaşıp Serik – Manavgat üzerinden Alanya’ya vardık. Burada kalesini ve Damlataş Mağarasını gezdik.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ALANYA VE KALESİ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/24jSJaGU4z8NxB6mUrCw-pkJOaBX7Opa?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421c6a/1/81/Mk2BCqs_2j_oGmzQorEQ7Q7cfIxiNaZs.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;DAMLATAŞ MAĞARASI ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/Mlx-lNpr4j-Ui42QTfo17lB2L768pe75?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421cbd/1/233/a08VJO554z8C4sYZs2JmeOTMgrgXIj-A.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan da Gazipaşa üzerinden Anamur’a vardık. Gene bir arkadaşımızın da yardımı ile deniz kenarında çok güzel bir motelde yer ayarlayıp. Antakya’dan gelecek (ki onlarla da önceden haberleşip burada en az bir gece birlikte olmayı planlamıştık) arkadaşları beklemek üzere konakladık. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ANAMUR - ÜÇAĞIZ ANDRİAKE ANTİK KENTİ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/XRiN3Q4K7j__i3wfkoCjuVvDo5NZDJ62?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421dad/1/81/wDHFcafx3z_9OGwOPvR0C9AwHPL4oXgS.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklınızda olsun, burada Anamurium diye tarihi antik bir şehir var ki görmeden ve sahilinde denize girmeden geçmeyin. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ANAMUR ANAMURİUM ANTİK KENTİ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/qtxvCgew6z_2TacBinOC16rsBGcr4LDF?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421e8b/1/228/wHnCuEjdpz-706UMfWUHyyEQEaBbaWJ9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene burada bir tekne turuna katıldık, ertesi gün gelen arkadaşlarımızla buluşup güzel bir gün geçirip biz Mersin – Adana – Antakya tarafına, onlarda Marmaris tarafına yollandık. Yol üzerinde Mamure kalesini ve kara ile birleşmiş (!) Kız Kalesini görüp Antakya’ya ulaştık. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;MAMURE KALESİ ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/-KEmOmldwz8quss8S0OcEVsGlBATDC69?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421e1a/1/42/QHczTRYOoj-EFREQoFnUxLZAWPbw-UN-.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antakya’da yaklaşık bir hafta kadar kalıp, Bataayaz, Samandağ, Çevlik, Titus tüneli, Beşikli kaya mezarları, Cilvegözü yolu üzerindeki M.Ö. 19 y.y. dan kalma Atçana harabelerini ve Demirköprü civarında Suriye sınır köylerini gezdik. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ANTAKYA - ATÇANA HARABELERİ (M.ö.19 y.y.) ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/ICO8Ytka1T8BUQGdLj2aRiw27w_9Jmor?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029421f9d/1/89/oMhypkiEsj96KgPF5jntEx1GUpbUgvn7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ANTAKYA BATAAYAZ ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/BZEWfrFA5D-f9Vri0u2rkXI-EJqGUWkT?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000029422003/1/118/0DltH_3FyT8zxLiG4UYyxKq5QjEhCSW8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ANTAKYA SAMANDAĞ TİTUS TÜNELİ ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/cEPiLT2H0j8UVMiL4PLma7g4BnRgYHqP?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/8000000294220f0/1/155/YCcfhuHQqj-Kk9Cx5C1qH48NSyv2QPN1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ANTAKYA SAMANDAĞ ÇEVLİK BEŞİKLİ KAYA MEZARLARI ...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/KEsD1E3jsz9nwNzgJcCsV8WCc5rtgPFi?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/80000002942218d/1/129/gvcYowLx3D85dAhxiZhN7elZWDvIfjAg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dönüş yolunda Pozantı da bulunan Şekerpınar su kaynağını, Çiftehan kaplıcalarını ve pazarını dolaşıp, yol üzerinde Niğde ve Kayseri’den geçip, Tokat ve Amasya üzerinden Samsun’a ulaştık.&lt;br /&gt;Bütün bu gezilerimiz daha geniş bir şekilde ileriki günlerde sizlerle paylaşmaya çalışacağız.&lt;br /&gt;Bu vesile ile bizlere, sayfalarımıza uğrayan, maillerimize güzel dileklerini bırakan tüm dostlarımıza içten teşekkür ediyor, bu vesile ile Ramazanınızı kutluyor sağlıklar diliyor, en içten sevgilerimizi iletiyoruz…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6426326620879820588?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6426326620879820588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6426326620879820588&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6426326620879820588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6426326620879820588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/09/tatil-bitti-gezi-donusu-ve-merhaba.html' title='Tatil bitti, gezi dönüşü ve merhaba...'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8829554465829001900</id><published>2009-07-14T00:02:00.009+03:00</published><updated>2009-07-14T03:51:01.773+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samsun&apos;da Ahşap Mescit ve Camiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun 19 Mayıs Yukarı Engiz Ahşap Camii</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun 19 Mayıs Yukarı Engiz Ahşap Camii&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(NOT: Sevgili dostlar, yaz tatili için biraz uzaklara yollanacağımızdan (güney ege - tüm akdeniz ) yazılarımıza ara vereceğiz. Dönüşte sağlıkla tekrar birlikte olabilmek dilek ve temennisi ile sevgilerimizi bırakıyoruz.)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;***&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Samsun’un 19 mayıs ilçesinin Fatih caddesinde ana caddedeki trafik ışıklarından dönüp yukarı Engiz’e doğru birkaç km. gidildiğinde yolun sağ tarafında geniş bir arazi ortasında tek katlı sade yapılı tamamen ahşap malzemeden 19.uncu y.y. da yapıldığı sanılan tek katlı olarak inşa edilen ahşap cami büyük kalaslara oturmaktadır. Mezarlık alanında bir bahçe içinde yer almaktadır.&lt;br /&gt;Çatı kırma çatı tekniğiyle yapılmış olup alaturka kiremitle kaplanmıştır. Dıştan revak dizisi ile çevrili olan cami içten geniş, aydınlık bir mekana sahiptir. Kuzey yönde çatı öne çıkıntı teşkil edip aynı yöndeki son cemaat yerinin orta kısmı yanlara göre daha yüksek tutulmuştur. İçten harap durumdaki camide birbirlerine geçme tekniği ile tutturulan ahşap kalasların bir kısmı yerinden sökülmüş ve kırılmış olduğu söylenen mescidi ziyaretimizde elden geçirilip onarım yapıldığını gördük. İçerdeki ahşap mahfil ayakta denilmişti ama göremedik. Kıble tarafında vaaz için kürsü, mihrap ve minber yerleştirilmişti. Son derece sade bir mimariye sahip, 19. yy. da yapılan camide ahşap süslemeye rastlanmamıştır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Etrafını dolaşırken kesme ağaçlardan kalaslarla (dilmeler) geçme usulü yerleştirmiş olan birinde o zamanki el yapımı MIH yani büyük çivi görüp resimledik.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-75.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350862197&amp;amp;site=widget-75.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8829554465829001900?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8829554465829001900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8829554465829001900&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8829554465829001900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8829554465829001900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/07/samsun-19-mays-yukar-engiz-ahsap-camii.html' title='Samsun 19 Mayıs Yukarı Engiz Ahşap Camii'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-8002193580130223882</id><published>2009-07-11T00:02:00.008+03:00</published><updated>2009-07-11T00:02:00.794+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samsun&apos;da Ahşap Mescit ve Camiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Kavak Bekdemir Köyü Camii</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Kavak Bekdemir Köyü Camii&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsun Kavak yolu üzerinde Ankara istikametinden gelirken çıkışta, giderken ise ilçeye girmeden karşınıza çıkan kavşaktan Asarcık istikametine dönüp yaklaşık 10 km. kadar gidildiğinde yolun hemen sağ tarafında görülen tabelayı takip edip hemen hemen 2 km. kadar gidildiğinde köy içinde yeni yapılmış caminin yanında bahçe içinde sizi bekliyor. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-3f.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350861887&amp;amp;site=widget-3f.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağı Bekdemir köyü içerisinde Ahşap (Çatma baslı ) yapıdır. Giriş kapısının üzerinde Osmanlıca 41 yazılı olduğu bunun caminin yapılış tarihini belirttiği (Rumi 1241 ) (Miladi 1826 -1827) olduğu söylendi. Camiin kaza ile bir yangın geçirdiği ama hafif atlattığı duvarlardaki ateş üzerinden anlaşılmaktadır. Bu Cami Kültür Bakanlığı Tarafından Koruma altına alınmış. Caminin mimari yapısı aynen durmaktadır. Özelliği bozulmamıştır. Caminin giriş kapısı üst yanında bir yuvarlak bezeme vardır. Giriş kapısını kalem işçiliği ve desen tezyinatı hayranlık uyandırıyor. Minberi ve hutbesi oymalı süslenmiş belirtilen tarihe göre cami 182 yaşında olup, çok güzel bir görüntüsü vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamamen ahşap malzemeden yapılmış olup, içerisinde kök boyalı süslemeler vardır. Çevresinde daha önceden bir medrese olduğu bilinmektedir. Fakat günümüze ulaşmamıştır. Cami yapı olarak tadilata uğramış olduğundan orijinalliğini bütünüyle korumaktadır. Cami çerçevelerinin ustaları Mısır'dan getirilmiştir. Dernek üyelerinin ve köy halkının desteğiyle yeniden restore edilmiş ve korumaya alınmıştır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-8002193580130223882?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/8002193580130223882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=8002193580130223882&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8002193580130223882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/8002193580130223882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/07/samsun-kavak-bekdemir-koyu-camii.html' title='Samsun Kavak Bekdemir Köyü Camii'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3513480363701337968</id><published>2009-07-08T00:02:00.004+03:00</published><updated>2009-07-08T00:02:02.436+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samsun&apos;da Ahşap Mescit ve Camiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Çarşamba Yaycılar Köyü Şeyh Habil Camii</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Çarşamba Yaycılar Köyü Şeyh Habil Camii&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gibi yapıların aslında birer mescit formunda olduğu zaman içinde ‘’cami’’ terimi içinde değerlendirildiğini düşünmekteyim. İlk girişte namaz öncesi vakti beklerken cemaatin ya da vakitler arasındaki zamanda bir araya gelip oturup kendi aralarında konuşma ve tartışmaları yaptıklar ilk cemaat yerinin dışında da yapı kenarlarına montelenmiş oturulacak yerleri olan sıralar dizilmiş. Bunu birçok bu tip mescitlerde gördük. Kültürümüzde bir araya gelinen, toplanılan, görüşülen yer olarak değerlendirilen mescit ve camiler zaman içinde köy evinin, köy odasının da kalkması ile neredeyse her köy yerleşiminde ortaya çıkan kahveler kişileri buralardan uzaklaştırmış. Mescitler yalnızca ibadet yeri değil, bugünün kültür merkezleri, sosyal yardım kurumlarıymıştı. Cemaat kendi mahallesinde namazını kılar, fakirler, derdi olanlar soruşturulur, çeşmelerin onarılması konuşulurmuş.&lt;br /&gt;Çoğunlukla mezarlıkların içinde yapılanmış olan bu mescitler, hem mezarları yaşayan birer mekana çevirmiş hem vefat edenlerin unutulmamasını sağlamış hem de yaşam ile ölüm arasındaki ince çizginin unutulmamasını sağlamış. Fani dünyada yapılan ve yapılacak olanların anlam derinliğinin göz ardı edilmemesini sağlamış.&lt;br /&gt;Bütün bu ve benzeri faktörleri düşününce sadece yapı olarak değil yaşatılması gereken kültürel bir tarihi miras olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanlardanım.&lt;br /&gt;Burayı dolaşırken bize hem gezdirerek hem de mescit ile duvar yazıları hakkında açıklamalarda bulunup yardımcı olan, evinde misafir edip çay ikram eden Sayın İmam Hasan Çoşkun Beye, eşine ve oğluna buradan tekrar teşekkürü bir borç biliyor, benzerlerinin emsallerinin çoğalmasını temenni ediyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;**&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Samsun’un Çarşamba ilçesi, Yaycılar köyü Tepecik mahallesinde 1619 tarihinde yapıldığı tahmin edilen Şeyh Habil mezarlığı içindeki araziye de uyum sağlanmış olan ahşap cami günümüze ulaşan ender ahşap mimari eserlerindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma Camisi olarak, uzun yıllar kullanıldığı bilinmektedir. Orijinal giriş kuzeyden olup, basık dikdörtgen formlu, çift kanatlı bir yapıya sahiptir. Kırma çatılı iki eğimli alaturka kiremitlidir. Yörenin çok yağışlı iklimi, ahşabın dayanıklılığını olumsuz yönde etkilediğinden, saçaklar alabildiğine geniş tutulmuş. Dikdörtgen planlı caminin beden duvarları meşe ve karaağaç cinsi boydan boya geçme ahşap malzemeden yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamamen ahşap malzemeden ve çivi kullanılmadan yapılmış olup, tek katlı ve dikdörtgen planlıdır. 392 metrekare alanı kaplayan caminin duvarları 10 cm. kalınlığında 60 – 70 cm. eninde ve 10 -15 metre uzunluğunda kesme ağaçlardan kalaslarla (dilmeler) örülmüş. Bu dilmeler giydirme uzunluğuna monte edilmiş, köşelerde geçme tekniği ile bağlantı sağlanmış.&lt;br /&gt;Taş kiremitlerle örtülmüş olan çatı şimdilerde kiremitlerle döşenmiş. Caminin tavanı birçok çeşitli bitki motifleri ile bezenmiş.&lt;br /&gt;Ortada olan sütunun altında sütun altlığı özel olarak yapılmış tabanlığa oturmakta, ayrıca caminin tabanı iri taşlara oturtulmuş kalın kalaslara oturtulmuş.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-99.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350861721&amp;amp;site=widget-99.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 400px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752350861721&amp;amp;map=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752350861721&amp;amp;map=2" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/pivot?cy=bb&amp;amp;at=un&amp;amp;id=576460752350861721&amp;amp;map=F" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taban, iri taşlar üzerinde oldukça büyük boylu kalaslara oturuyor. Ortada sütun altlığı ve başlığı özel olarak yapılmış olup yanlarda ise değişikliklere uğradığı anlaşılan toplam dokuz sütun yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuk bir hücre şeklinde şekillendirilmiş olan Mihrap ve Minber tamamen ahşaptan yapılmış. Son cemaat yerine cami içinden geçiliyor, bu geçişi sağlayan ara kapı tek parça tahtadan yapılmış. Bu kapı kanatlarının alt ve üst köşelerinde menteşeler tahtadan oyularak şekillendirilmiş. Menteşelerin girdiği çerçevelerin köşe yerlerinde, takdir edilecek hayran olunacak bir ustalıkla, giriş yolu ve yerlerinden çıkmaması içinde gene tahtadan birer kilit yapılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cami giriş kapısı üzerinde sonradan yazıldığı düşünülen hicri 1115, 1228, 1240, 1267 tarihleri okunmuştur. Bu tarihler miladi 1619, 1812, 1824, 1851 yıllarına denk gelmekte ise de, bu tarihlerin onarım tarihleri olduğu düşünülmektedir. Çünkü cami Göğceli caminden önce yapılmıştır ve caminin yapımından kalan tahtalar Göğceli caminde kullanılmıştır.&lt;br /&gt;Dendrokronolojik olarak (ağaçların gövdelerindeki (kesit alarak) yıllık halkaları inceleyerek kronoloji çıkaran bilim dalı) 1206 yılına yapıldığı ortaya çıkan Göğceli camiinden önce yapıldığı söylene bu caminin yaşın hakkında da bilgi sahibi olunabilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka önemli nokta da, tüm bu tip mescitlerde ve camilerde tavanda kubbe formu henüz başlamamış olduğunu gözlemledik zira yakın tarihlerde yapılmış bu gibi mescit ve camilerin hemen hemen hepsinde tavanın ortasında tavandan 30 – 40 cm. daha içeride kare ya da dikdörtgen şeklinde çerçevelendirilmiş kubbe yerine ve o anlamda yapılmış ‘’göbek - ortalık’’ vardı.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3513480363701337968?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3513480363701337968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3513480363701337968&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3513480363701337968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3513480363701337968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/07/samsun-carsamba-yayclar-koyu-seyh-habil.html' title='Samsun Çarşamba Yaycılar Köyü Şeyh Habil Camii'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-33250640382059511</id><published>2009-07-05T00:02:00.015+03:00</published><updated>2009-07-05T01:14:13.226+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samsun&apos;da Ahşap Mescit ve Camiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Çarşamba Göğceli Camisi</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:'Arial','sans-serif';color:black;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#ffff66;"&gt;Samsun Çarşamba Göğceli Camisi&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Samsun ili ve çevresinde bulunan Ahşap Yapılı Mescit ve Camilerden bulup, gidip, ziyaret edip fotoğraflayabildiklerimizi sizlerle paylaşmaya başlayacağız. Daha önce &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Kavak Çakallı - Kasımzade Ahmed Sufi Camii hakkında bir yazıyı sizlerle paylaşmıştık. Bu yazı dizi halinde sunmaya çalışacağım diğer yazıların ilki oluyor. Umarız ilgilenenlerin ya da bu şehre gelipte görülecek yerler arasına ekleyecekleri bir kaynak oluşturabiliriz.&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;Daha önce de buna benzer bir camiyi Kastamonu’da Daday yolu üzerinde Mahmutbey köyü içinde ziyaret etmiştik.&lt;br /&gt;Bu seferde Çarşamba ilçesindekini Tek çivi kullanılmadan yaptırılan&lt;br /&gt;800 yıllık Göğceli Camii ziyaret edelim istedik.&lt;br /&gt;Samsun Çarşamba ilçesinde, Çay Mahallesi’nde Göğceli Mezarlığı içerisinde bulunan bu cami, (Hicri 595) 1206 yılında yapılmış olup banisi yani yaptıranı bilinmemektedir. Önünde “Garipler” adıyla bilinen bir mezarlık vardır.&lt;br /&gt;Anadolu ahşap planlı camiler tipinin en güzel örneklerinden biri olan cami, 1335 yılında onarım geçirmesine rağmen özelliğinden uzaklaşmamıştır. Bu onarım sırasında önüne bir son cemaat yeri eklenmiştir.&lt;br /&gt;Tek katlı yapının üst üste yığma tekniğiyle yapılmış duvarlarını tek parça kalaslar oluşturur. Duvarlarda, direklerde, direk baslarında, kirişlerde, merteklerde, mahya ışığı gibi yapının birçok yerinde karaagaç, dış budak, kestane gibi ağaçlar kullanılmıştır.&lt;br /&gt;Duvarlarda tek parça olarak kullanılan kalaslar, (Duvarları balta ile çıkarılmış kalın ve uzun kalaslardan ibaretti) yaklaşık 15-18 cm. kalınlığında, 50-70 cm. eninde ve yaklaşık 12.60 ve 20 metre uzunluğundadır. Dış kısmı çok kalın ve yaklaşık 25 m. uzunluğundaki kalasların birbirine geçirilmesi ile yapılmıştır. Ahşap yapı taşınabilir özelliğe sahiptir. Alttaki derinlik yapının hava almasını, nemi ve çürümeyi önlemek için açılmıştır yapıda dövme demir çivi, yalnız direk başlarının kirişlere bağlantısında ve harim kısmında revak bölümlerine doğru uzanan merteklere yapılan eklerde kullanılmıştır. Kuzey kısmı hafif dönel olan çatı; üç omuzlu bir çatıdır çatının taşıyıcıları ahşap duvarlar ve dikmelerdir. Harim kısmında çatı direklerle 6 direk desteklenmiştir. Yapı, dıştan 17.75/17.50m.x21.15/22.20m. ölçülerinde olup, kapalı alanı 254 metre kare açık alanı 140 metre kare, toplam 394 metre karedir. İbadet mekânının üzerini yörede üç omuzlu tabir edilen bir çatı örtmüştür. Caminin etrafındaki mezarlık garipler mezarlığı olarak bilinmektedir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=" height="361" width="448" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"&gt;&lt;param name="_cx" value="11853"&gt;&lt;param name="_cy" value="9551"&gt;&lt;param name="FlashVars" value=""&gt;&lt;param name="Movie" value="http://i141.photobucket.com/player.swf?file=http://vid141.photobucket.com/albums/r58/aakif/GogceliCamii.flv"&gt;&lt;param name="Src" value="http://i141.photobucket.com/player.swf?file=http://vid141.photobucket.com/albums/r58/aakif/GogceliCamii.flv"&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="Play" value="-1"&gt;&lt;param name="Loop" value="-1"&gt;&lt;param name="Quality" value="High"&gt;&lt;param name="SAlign" value=""&gt;&lt;param name="Menu" value="-1"&gt;&lt;param name="Base" value=""&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" value=""&gt;&lt;param name="Scale" value="ShowAll"&gt;&lt;param name="DeviceFont" value="0"&gt;&lt;param name="EmbedMovie" value="0"&gt;&lt;param name="BGColor" value=""&gt;&lt;param name="SWRemote" value=""&gt;&lt;param name="MovieData" value=""&gt;&lt;param name="SeamlessTabbing" value="1"&gt;&lt;param name="Profile" value="0"&gt;&lt;param name="ProfileAddress" value=""&gt;&lt;param name="ProfilePort" value="0"&gt;&lt;param name="AllowNetworking" value="all"&gt;&lt;param name="AllowFullScreen" value="false"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://i141.photobucket.com/player.swf?file=http://vid141.photobucket.com/albums/r58/aakif/GogceliCamii.flv" width="448" height="361" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:'Arial','sans-serif';color:black;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;***&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çivisiz caminin mimari şifreleri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Türkiye'nin her yerinden gelen ziyaretçilerin ilgisini caminin tamamen ahşaptan çivi kullanılmadan yapılmasının yanı sıra yapım sırasında yapının çeşitli yerlerine konan şifreleri çekiyor.&lt;br /&gt;Samsun'un Çarşamba ilçesinde tek çivi kullanılmadan yapılan Çivisiz Cami adıyla bilinen cami, yıkılmak üzere iken geçen sene restore edilerek yıkılmaktan kurtarıldı. Çivisiz Camii'nin kim tarafından yapıldığı belli değil. Caminin içindeki ahşap bir sütunda Hicri olarak caminin, 595 yılında yapıldığı yakın tarihlerde bulunmuş.&lt;br /&gt;Çivisiz Camii'nin, gezici irşat ekibi yada Selçuklular tarafından yapıldığı tahmin ediliyor. Miladi olarak 1205 yılı civarında yapıldığı düşünülen Çivisiz Camii'nin ahşaplarından alınan örneklerin laboratuvarda incelenmesi sonucu binada yazılan hicri tarihin doğru olduğu sonucuna varılmış. Çivisiz Camii'nin hemen önünde garipler mezarlığı bulunuyor ancak mezarlığın tarihi camiden daha yeni. Buradaki mezar taşlarında yapılan inceleme sonucu en eski kabrin 300 yıllık olduğu tespit edildi. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Cami çok dayanıklı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çivisiz Camii, yağmura, sele, fırtına ve depreme karşı yıkılmadan ve çürümeden ayakta kalmasının yanı sıra yapım aşamasında binaya konan sembollerle de ilgi çekiyor.&lt;br /&gt;3 bölümden oluşan tek katlı Çivisiz Camii'nin ön çatı kenarı yarım ay şeklinde yani hilal şeklinde yapılmış. Caminin sağ ya da sol kenarından bakıldığında hilal şeklindeki çatı hemen dikkati çekiyor. Bunun yanı sıra giriş kısmındaki ahşap sütunun dört tarafında, birbirine bitişik iki dairenin üzerinde gökyüzünü işaretleyen bir ok bulunuyor. Bunun da imanın insanı her iki dünyada da hür kılacağını gösterdiği belirtiliyor.&lt;br /&gt;Giriş kısmından sonraki minber ve mihrabın bulunduğu alanda da imanın 6 şartını temsil eden 6 direk bulunuyor. Camin sağ ve sol tarafında da eni 15 santim, genişliği, 65 santim boyu da 15 metre olan ahşap tahtalar kullanılmış. Tahtaların sayısının 7 olmasının Fatiha Suresi'nin 7 ayetten oluşmasına binaen yapıldığı belirtiliyor.&lt;br /&gt;Bunu dışında kestane, dişbudak, karaağaç gibi ağaçlardan yapılan tahtaların çürümemesi için de ilgi çekici teknikler kullanılmış. Her bir ağacın kesilme mevsimi tespit edilerek o mevsimde kesildikten sonra ateşte fırınlanmış. Cami tabanı da ahşaptan yapılmış, tabanın çürümemesi için de havalandırma sistemi kurulmuş. Yine cami içindeki ahşap sütunlar yere içerisinde deprem boşluğu bırakılarak yerleştirilmiş.&lt;br /&gt;Caminin tavanında çatıyı tutan sütun ise yeri ellerine sağa sola açmış bir insan gibi yerleştirilmiş. Bunun bir deprem sırasında sağa sola esnemeye karşı dengede durmayı kolaylaştırdığı belirtiliyor. Caminin iç kısmının üzerinde yine gemiyi hatırlatan bir boşluk bırakılmış. Bunun da yolculuğu simgeleyebileceği belirtiliyor. Bütün bunların yanı sıra caminin bütün ahşaptan yapılmış tek parça minber oymaları da dikkat çekiyor. Caminin tavanında da çeşitli renklerde yapılmış çiçek resimleri bulunuyor.&lt;br /&gt;Serbest olarak gelenlerin yanı sıra Karadeniz Bölgesi'ne düzenlenen turlar da Çivisiz Cami'ye uğramadan geçmiyor.&lt;br /&gt;Eğer sizin de yolunuz düşer ve cami imamına da rast gelirseniz, size oldukça yardımcı olup yakınlık gösterecektir. Zira biz rast geldik, birçok bilgi verdi açıklamalarda bulundu.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-33250640382059511?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/33250640382059511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=33250640382059511&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/33250640382059511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/33250640382059511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/07/samsun-carsamba-gogceli-camisi.html' title='Samsun Çarşamba Göğceli Camisi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2988281887096439384</id><published>2009-07-03T00:02:00.004+03:00</published><updated>2009-07-03T07:12:47.342+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Bafra Kızılırmak deltası kuş cenneti</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Bafra Kızılırmak deltası kuş cenneti&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Samsun’dan yola çıkıp, 19 Mayıs ilçesinin hemen girişinden sağa dönüp 5 km. mesafe olduğunu yazan levhayı takip ettik. Girişte bulunan taksi durağındaki şoförlere sorup soldan ikinci yola saptık ve ilk kavşağa varıncaya kadar gittik.&lt;br /&gt;İlk kavşaktan sağa dönüp yaklaşık 150 mt. Sonra karşımıza çıkan kavşaktan tekrar sola dönüp yollandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/dJ2-2QJX4D-r-nRxEAKNa-NBTNJPuqzR?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000027cb7b64/1/81/PPYzxfMp2D8QMvIgcXTiOGUJf1broXNS.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok plansız yapılmış ve yapılanmış yerleşim yerlerinden geçip, Yörükler köyünden sonra yola devam ettik. Yol genel olarak bu kısımlarda güzel ve asfalttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.slide.com/s/Bzd4s2Of6j-BgHf441D3C2FKvF8lxXbI?referrer=hlnk" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img title="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" alt="Host unlimited photos at slide.com for FREE!" src="http://widget.slide.com/rdr/1/1/1/W/800000027cb7da5/1/211/DuFJMHl23D8XqCs_BqnI4qVKv7UIRSHT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun Göl’ün (ya da Balık Göl, hangisi olduğu hakkında emin değiliz) yan tarafında bulunan sazlık, sulak alanların yanında giden yolu takip ettik. Bir müddet sonra yol yer yer çukurluklar ve tepecikli toprak döşemeye döndü. Yol üzerinde balık avlanmak için oltalarını hazırlayan bir avcıya danıştık. İlerisini bilemediğini söyleyince dönüp dönmeme konusunda tereddüt yaşadık. Yanımızda buralarda yıllar yıllar önce avcılık yapan kayınpeder olunca ha gayrete deyip yola devam edelim dedik.&lt;br /&gt;Yol üzerinde birçok yabanıl hayatın güzelliklerini gördükçe heveslenip devam ettik. Az ilerisinde Uzun Göl (ya da Balık Göl, hangisi olduğu hakkında emin değiliz) kıyısında yapılmış olan ilk ana gözlem istasyonunu görüp inip resimledik. Burası ‘’ yönetim merkezi’’ olarak düzenlenmekteymiş. Kuş hareketlerinin takibi, gelişimlerinin anında gözetlenmesi için, yaklaşık 5 kilometrelik alanda göl altından kablo sistemlerinin döşeneceğini ve kuş hareketlerinin canlı bir şekilde takip edileceğini öğrendik. Oradaki görevli beyden tanışıp bilgiler aldık. İleride çok güzel yansımaların olacağı çalışmaları dinledikçe hevesimiz mutluluğa ve sevince döndü.&lt;br /&gt;Biraz ilerisinde Doğanca belediyesinin Su Ürünleri kooperatif binasını gördük. Bahçesinde bulunan delikanlı ve genç kızımızdan, burasının Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından geçici olarak kiralandığını, Kuş Gözlem için kullanıldığını, bu süre içinde kuşları yakalayıp halkalama, tanıma, kayda geçirme işlemlerini yaptıkların belirttiler. Bizlere bilgiler aktardılar, bizlerde kendilerine çalışmalarında başarılar dileyip yola devam dedik.&lt;br /&gt;Yol şartları her ne kadar verimli değilse de ilerlememize engel teşkil etmedi. İlk gözlem kulesini görüp içine girip en üst katına çıkıp etrafı seyredip resimledik.&lt;br /&gt;İlerisinde ise göller içinde buluna sazlıkların kesilip bir düzen içinde yerleştirildiği alanı gördük. Burada toplanan sazlıkların büyük kısmı ihraç ediliyormuş. Geri kalanlar ise hasır ve benzeri üretimler için kullanılıyormuş.&lt;br /&gt;Yol üzerinde zorlu geçişleri geçerek (ileriki dönemlerde buraları daha düzenli ve düzgün olacakmış) ikinci gözetleme kulesini bulduk. Etrafı daha düzenleme aşamasındaydı fakat gene görüş alanı oldukça geniş bir alanı içeriyordu.&lt;br /&gt;Bu Balık Gölü’nün arka taraflarında ise Gıcı Gölü ile Tatlı Göl olduğunu öğrendik.&lt;br /&gt;Yolu takip edip sola döndüğümüzde ileride Gernek Gölü kıyısında henüz yapılmakta olan diğer bir kuş ana gözlem istasyonu binasını gördük. Burasının&lt;br /&gt;'Delta Ziyaretçi Merkezi' olup, 600 metrekare kapalı olanı olan merkezde, genel tanıtım, laboratuar, yöresel ürünler için sergi alanı, kafeterya, dinlenme yerleri olacağı söylendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-bb.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350768827&amp;amp;site=widget-bb.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gene Gernek (Çernek) Gölü’nün etrafını dolaşıp yolun bittiği yerden sola döndük. Bu yol Doğanca Belediyesi önüne kadar biri götürdü.&lt;br /&gt;Devam ettikçe en son Bafra ilçesinin dış semtlerine ulaştık. Buraları bize oldukça karışı geldiği için sora sora (bir yerde de önümüze bir tüpçü motoru geçti ve bize öncülük etti sağ olsun) ana yola çıkıp dönüşe geçtik.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2988281887096439384?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2988281887096439384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2988281887096439384&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2988281887096439384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2988281887096439384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/07/kzlrmak-deltas-kus-cenneti.html' title='Samsun Bafra Kızılırmak deltası kuş cenneti'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-7827344217202841942</id><published>2009-07-01T00:02:00.001+03:00</published><updated>2009-07-04T18:38:23.925+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samsun&apos;da Ahşap Mescit ve Camiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Kavak Çakallı - Kasımzade Ahmed Sufi Camii</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Kavak Çakallı - Kasımzade Ahmed Sufi Camii&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsun’un Kavak ilçesine bağlı Çakallı mevkiinde eski Samsun Ankara karayolunun geçtiği köprünün hemen sağ tarafında yenilenmiş hali ile sizi karşılayan, üzerinde tahta üzerine yazılmış kitabenin yeni Türkçe ile yazılmış halinin çerçeveletilmiş bir örneği ile karşınıza çıkıyor.&lt;br /&gt;Buradaki yazıya göre, Kasımzade Ahmed Sufi Efendi tarafından Hicri 1296 / Miladi 1878 yılında yapılmış.&lt;br /&gt;Caminin kare şeklindeki yapısı genişçe bir bahçe içinde konuşlandırılmış. Birçok ahşap camilerde gördüğümüz gibi altta iri taşlar üzerine yerleştirmiş uzunlamasına tahtalar üzerine yerleştirilmiş, ön kısmında birkaç basamakla çıkılan ön cemaat yeri bulunuyor. Gene bu girişin hemen yan tarafında irice yayvan bir taş, büyük ihtimalle, musalla taşı amacıyla gelen mevtaların konulup namazının kılınması yapılmaktaymış diye düşünmekteyiz.&lt;br /&gt;Caminin bahçesinde ve yan tarafında hazire bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-85.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350768517&amp;amp;site=widget-85.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-7827344217202841942?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/7827344217202841942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=7827344217202841942&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7827344217202841942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/7827344217202841942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/07/samsun-kavak-cakall-kasmzade-ahmed-sufi.html' title='Samsun Kavak Çakallı - Kasımzade Ahmed Sufi Camii'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3502937064205124132</id><published>2009-06-29T00:02:00.001+03:00</published><updated>2009-06-29T00:02:00.353+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Çakallı köprüsü</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Çakallı köprüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsun’un Kavak ilçesinin Çakallı Köyü eski Ankara yolu üzerinde Tersakan çayı üzerine kurulmuş çift gözlü bir kemer köprüsüdür, yüksekliği 10/12 metre, genişliği 20 metre kadardır. 1296 tarihinde yapıldığı Selçuklu'lardan kalma olduğu söylenmektedir. Köprü mimari özelliğini korumakta olup, üstündeki bazı kenar taşları alınmıştır.&lt;br /&gt;Ayakları dere kenarında ana yapı olarak toprak üzerinde bulunuyor. Orta kısmında köprüyü iki gözlü yapan yapısı ön ve arka tarafları öne doğru yuvarlak taş yapı ile şekillendirilmiş ki gelen suyun hızını kesip verebileceği zararı en aza indirebilsin diye.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-99.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350768281&amp;amp;site=widget-99.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3502937064205124132?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3502937064205124132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3502937064205124132&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3502937064205124132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3502937064205124132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-cakall-koprusu.html' title='Samsun Çakallı köprüsü'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1034108401372482829</id><published>2009-06-27T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-27T00:02:00.501+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Kavak Yeni Cami</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Kavak Yeni Cami&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene Kavak'a kadar gelmişken Cami mahallesinde aynı adı 1734 yılında yaptırılmış olan taşıyan camiyi de ziyaret etmemiz önerildi. Öğle namazı sonrası gene yanımızda muhtar bey, cami imamı ve cemaatten birkaç kişi ile hem sohbet ettik hem de cami hakkında bilgiler edindik. Burası diğer camiye göre daha çok özelliklerini koruyor gibiydi. Tavanı orta kısmında içe doğru sekili olarak yapılmıştı. Duvarlarında bulunan taşlar ve ahşap işçilikler, ne yazık ki, gene aslını dışında boyalar ile örtüldüğünden orijinal halini göremedik.&lt;br /&gt;Burada da horasan taşları hem içerde hem de minare şerefesinde kullanılmış. Çatı altı döşemelerinde yığma tuğla ile taban yapılıp üzerine çatı oturtulmuş. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-99.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350767769&amp;amp;site=widget-99.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Müsaade ederseniz haddim olmayarak bir konuyu tekrar gündeme almak istiyorum;&lt;br /&gt;Ülkemizde yapılan restorasyon yani yeniden yapılandırma ya da yenileştirme ya da yenilenmiş hali ile onarma diyebileceğimiz, eski yapı ya da eserlerimizin onarımlarında çoğu zaman eski tarihi yapıların şeklini korumada yeteri kadar özen gösterilmediğini ya da aslına pek bağlı kalınmadığını düşünüyorum. Bu da bizi üzüyor. Gerçi teknik ya da yapım şartlarının gereklilikleri hakkında işin ehli kadar bilgi sahibi olamazsak ta gene de aslının korunmasının günümüz teknik şartlarında daha kolay olabileceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1034108401372482829?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1034108401372482829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1034108401372482829&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1034108401372482829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1034108401372482829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-kavak-yeni-cami.html' title='Samsun Kavak Yeni Cami'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-5888478607312571016</id><published>2009-06-25T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-25T00:02:00.813+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Kavak Yörgüç Paşa Cami</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Kavak Yörgüç Paşa Cami&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Samsun’a bağlı Kavak ilçesi içinde yenilenmiş hali ile bu camiyi ziyarete gittik. Eski halini bilmediğimizden yeni halini kıyaslayabilecek durumda değildik. Yapının 1911 yılında eski ahşap hali yıktırılarak kesme taştan özellikle Horasan taşlarından halkın da yardımı ile şehrin ileri gelenlerinden Hacı Yusuf tarafından 1911 yılında yeniden inşa edilmiş. Yörgüç Paşa Camisinin yapılışı 1430'ları gösteriyormuş.&lt;br /&gt;Aslında Osmanlılar döneminde Yörgüç Paşa tarafından yaptırılmış, Çarşı cami olarak ta bilinmekteymiş.&lt;br /&gt;1920’de bir Rum usta tarafından yapılmış olduğu söylenen Caminin minaresi Selçuklu ve Osmanlı mimarisine uymaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-56.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350767702&amp;amp;site=widget-56.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yörgüç Paşa Kimdir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Osmanlı veziri. Babası Amasya ileri gelenlerinden Atabekzâde Abdullah Beydir. Doğum tarihî bilinmemektedir. 1441 yılında vefat etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Savaşı (1402) sonrasında bozulan Osmanlı birliğinin tekrar sağlanmasında, Çelebi Sultan Mehmed’e yardımcı oldu. Bunun mükâfatı olarak da, Amasya sancakbeyliğine tayin edildi. Samsun civarında ve Sivas’ta çıkan isyanları bastırdı. 1415 yılında Murad Çelebi (İkinci Murad), Amasya sancakbeyliğine tayin edilince Şehzade’nin lalası oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehzade Murad’ın 1420’de tahta çıkması üzerine Amasya’dan ayrıldı. 1422’de vezirlik rütbesiyle, Rum beylerbeyi olarak Amasya’ya gönderildi. Padişah değişikliğinden istifade edip karışıklık çıkarmak isteyen eşkıya ve yerli beylere karşı başarılı faaliyetler yaptı. Amasya etrafındaki asayişsizliğin önünü almaya başladı. Çevrede büyük bir otorite sağladı. Verdiği büyük hizmetlerden dolayı kendi adına akçe kestirmesine izin verildi. Bunlara Yörgüçpaşa Akçesi dendi. 1434’te, beylerbeylik görevinden alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yörgüç Paşa, Amasya’daki câmi, imâret, medrese ve türbeden müteşekkil külliyesine ilaveten çevre il ve içlerin birçoğunda da camiler yaptırmıştır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-5888478607312571016?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/5888478607312571016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=5888478607312571016&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5888478607312571016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/5888478607312571016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-kavak-yorguc-pasa-cami.html' title='Samsun Kavak Yörgüç Paşa Cami'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-781388695965550254</id><published>2009-06-21T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-21T00:02:01.455+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Tütün iskelesi 2</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tütün iskelesi 2&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ün Samsun'da karaya ilk ayak bastığı Tütün İskelesi'ni sembolize eden platformun bulunduğu alanda, önüne temsili Bandırma Vapuru'nun da inşa edildiği Protokol Yolu 45 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda yağılmış olup, yol üzerinde Atatürk ve arkadaşlarını temsilen süs havuzları ve seramik rölyefler bulunuyor.&lt;br /&gt;Bir yandan seyredilip geçmişi yad ederken, süz havuzlarını etrafında konuşlandırılmış bulunan banklarda oturup yorgunluk atıp, etrafı seyredip keyifli anlar da geçirmek mümkün. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-b1.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350692273&amp;amp;site=widget-b1.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=867238" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Bilgi için&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.samsun.gov.tr/Samsun_360/tutun/index.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Samsun Valiliği - Tütün İskelesi Sanal Turu &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-781388695965550254?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/781388695965550254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=781388695965550254&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/781388695965550254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/781388695965550254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/tutun-iskelesi-2.html' title='Tütün iskelesi 2'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-6917297011480278855</id><published>2009-06-19T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-19T20:47:43.829+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Tütün iskelesi 1</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Tütün iskelesi 1&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk ve on sekiz arkadaşının karaya ayak bastığı Tütün İskelesi'nden, Mıntıka Palas Oteli'ne kadar uzanan yol, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığınca "Protokol Yolu" haline getirilerek halkın kullanımına açıldı. Tütün İskelesi yeniden yapılarak, önüne temsili Bandırma Vapuru'nun da inşa edildiği Protokol Yolu 45 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda. Yol üzerinde Atatürk ve arkadaşlarını temsilen süs havuzları ve seramik rölyefler bulunuyor. Tütün İskelesi üzerine de Atatürk ve on sekiz arkadaşının karaya çıktıklarındaki hallerini gösteren heykeller konularak bir açık hava müzesi oluşturuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-a0.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350692256&amp;amp;site=widget-a0.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ün Samsun'da karaya ilk ayak bastığı Tütün İskelesi'ni sembolize eden platform, Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun'a ilk adımlarını Reji İskelesi'nden atarlar. Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır.&lt;br /&gt;Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. İskele'nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir.&lt;br /&gt;Tütün ve sigara ticareti Osmanlı döneminde, devlet içinde devlet olan bir yabancı şirketin, Reji İdaresi'nin tekelindeydi. Avrupalıların alacaklarının karşılığı olarak tütün gelirlerine el koyan Reji, tahsilâtlarını silahlı birimler ile gerçekleştirdi...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=867238" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Bilgi için&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.samsun.gov.tr/Samsun_360/tutun/index.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Samsun Valiliği - Tütün İskelesi Sanal Turu&lt;/strong&gt; &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-6917297011480278855?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/6917297011480278855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=6917297011480278855&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6917297011480278855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/6917297011480278855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-tutun-iskelesi-1.html' title='Samsun Tütün iskelesi 1'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-2933911435068320147</id><published>2009-06-17T00:02:00.000+03:00</published><updated>2009-06-17T00:02:00.690+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Kavak Taşhan (Çakallı Han)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Kavak Taşhan (Çakallı Han)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Selçuklu mimarisinin Samsun ilindeki yaşayan tek örneklerinden birisidir.&lt;br /&gt;Böyle bir tarihi yerin olduğunu öğrenince gittik ve gezdik. Böyle bir tarih mirasının günümüze kadar yaşaması ne kadar sevindirici ise de terk edilmişliğine üzülüp, sahip çıkılamayıp, gereği gibi korunamayışına da sitem etmeden kendimizi alamadık. Bir zamanlar da avlusunu çevreleyen taş duvarların sökülerek yıllar önce yapılan yolda kullanıldığını duyunca kulaklarımıza inanamadık. Bu denli ilgisizlik karşısında harabeye dönmüş olan ecdat yadigarı bu eserin değerinin yenilenme, restorasyon ve çevre düzenlemesinin yapılarak turizme açılması ile değerlendireceğini umut ediyoruz.&lt;br /&gt;Bu Kervansaray, konaklayanların barındığı odaları, ahırı, samanlığı, nalbantı, tamirhanesi, mescidi, kileri, havuzu, mumhanesi, ambarı aşhanesi ve hamamı ile kervancının ve kervanın her türlü ihtiyacına cevap verebilecek bölümleriyle bir bütünmüştü. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-44.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350568772&amp;amp;site=widget-44.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Ankara-Samsun yolu üzerinde Çakallı mevkiinde bulunan hanın Selçuklu yapısı olduğu anlaşılmaktadır ve günümüze dek hala ayakta kalmayı başarmıştır. Yapılan araştırmalara göre 13.yy Selçuklu eseri olduğu anlaşılmıştır. Günümüzden 700 yıl öncesine aittir. Tarihsel kaynaklarda Taşhan, çakallı kervansarayı gibi isimlerle söz edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çakallı Köyü içerisinde eski Ankara yolu yakınında bir handır. Tarihi hakkında bilgi yoktur. Giriş kapısı yanlarındaki taslar süslemeli yan taraftaki kemerler ise halk arasında söngürtlü tas denilen taslardan yapılmış ancak bu yörede bu taslardan bulunmamaktadır. Nereden geldiği merak konusu olup, büyük kemer tahminen 10/12 metre kadar yükseklikte yanlardaki kemerler ise tahminen 4,5 metredir. Üst taraftan yağmur suları akmaya başladığından taslarda siyahlaşma olmuş. Yanlarda 12 adet sağda 12 adet solda olmak üzere 24 adet küçük bölmeler vardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hanin giriş kapısı üzerinde söyle bir yazı yazıldığı söylenmektedir. Yedi sefer yıkılsam yapılacak gücüm karsımın karsısında saklı diye yazarmış. Kaçak kazı yapanlar hanın karsılarında çok yerler kazmışlar fakat hiçbir şey bulamamışlar. Daha sonraki zamanlarda bir İngiliz'in gelerek kapının üzerinde ve yazının altında saklı olan altınları alıp götürdüğü söylenmektedir. Diğer bir adı da Selçuklu hanı olarak söylenmektedir. Selçuklular zamanında yapılmış olduğundan bu isim verilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giyaseddin Keyhüsrev II (d. 1246) egemen olduğu sırasında 1237 - 1244 yılları olarak yapıldığı tahmin edilmektedir. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-2933911435068320147?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/2933911435068320147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=2933911435068320147&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2933911435068320147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/2933911435068320147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-kavak-tashan-cakall-han.html' title='Samsun Kavak Taşhan (Çakallı Han)'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-1775537461596495606</id><published>2009-06-15T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-15T00:02:00.168+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun - Atatürk Heykeli</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun - Atatürk Heykeli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1925-1938 yılları arasında Türk Hükümeti’nin davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından 1931 yılında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Atatürk, bu eserler için sanatçıyı köşkte misafir etmiş ve ona anıt için poz vermiştir. Anıt grubunun heykelleri sanatçının Viyana’daki atölyesinde tasarlanmış, Viyana Birleşik Maden İşletmeleri’nde bronza dökülmüş, parçalar halinde Türkiye’ye getirilerek yerlerinde monte edilmiştir. Sanatçı 5 Nisan 1945 tarihinde Viyana’da bir mide ameliyatı sonrasında ölmüştür. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-12.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350601746&amp;amp;site=widget-12.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oldukça yüksek dikdörtgen beyaz mermer bir kaide üzerinde Atatürk, şaha kalkmış bir at üzerinde, resmi üniforması ile tasvir edilmiştir.&lt;br /&gt;Şahlanan at üzerinde tüm heybetiyle dimdik duran ve yüzü batıya dönük, bir eli kılıcına uzanmış Atatürk´ü gücü ve gururuyla tasvir eden heykel, cesaretin, azmin, onurun ve bağımsızlık inancının simgesi olarak duruyor.&lt;br /&gt;Anıtın kaidesi üzerindeki bronz levhalarda ise Kurtuluş Savaşı tasvir edilmiştir. Ayrıca kaidenin ön yüzünde Atatürk’ün Samsun’a çıkışının öyküsü kısaca yazılmıştır. Heykel kaide üzerine atın arka ayakları ve kuyruğu ile oturtulmuştur.&lt;br /&gt;Bronzdan yapılmış heykel, kaidesiz 4.75m , kaideli 8.85 m. dir.&lt;br /&gt;Kaidenin yanlarında iki kabartma ve öteki yanlarında da yazılar vardır. Kabartmanın birinde, iskelede sandalın yanında bulunan kişiler görülmektedir. Bu insanlar, mermi ve cephane taşımaktadır. Arkalarında, bir de top arabasının bulunması, savaş anını canlandırdığını gösterir. Diğer kabartmanın ortasında Atatürk, tüm özellikleri ile dimdik, büyük bir zafer simgesi olarak durmaktadır. Başı halka dönük, halk ile el ele bulunmaktadır. Yanları Türk ulusunun yaşlısı, köylüsü, kentlisi ile doludur. Heykelin kaidesindeki yazılar şöyledir: a) "Vatanda Milli Mücadeleye başlamak için Gazi, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıktı." b) "Bu heykel, Samsun Vilayet Halkı tarafından 29 birinci teşrin 1931 tarihinde dikildi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla bilgi ve eski tarihi inşa yapım resimleri için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=15417&amp;amp;start=0" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Samsun - Atatürk Heykeli&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=1012651#1012651" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Samsun - Kent Heykelleri&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-1775537461596495606?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/1775537461596495606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=1775537461596495606&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1775537461596495606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/1775537461596495606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-ataturk-heykeli.html' title='Samsun - Atatürk Heykeli'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5444495543454514177.post-3266563318641148025</id><published>2009-06-13T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-13T00:02:01.158+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GEZDİĞİMİZ YERLERDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAMSUN'/><title type='text'>Samsun Saat Kulesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Samsun Saat Kulesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saathane Meydanı, Samsun'un tarih kokan mekanlarından biridir. Bu özelliğinin yanında Samsun'da ticaretin kalbi konumundadır. Saathane Meydanı ve çevresindeki tarihi yaşatan sokaklarda esnaf ahalisi yıllardan beridir Samsun'da bulunmaktadır. Balıkçılar, manavlar, kasaplar, baharatçılar, toptan ve perakendeciler ve saymakla bitmeyecek türden işle uğraşan esnaf sayesinde Saathane Meydanı Samsun'un en işlek ve uğrak mekanlarından biri olmuştur. Bu ekonomik hareketliliğin yanı sıra tarihi yaşatan önemli yapılar da bu çevrede bulunur. Meydana ismini verense bir asrı devirmiş, nice olaylar yaşamış tarihi saat kulesidir.&lt;br /&gt;Tahta çıkışının yirmi beşinci yıldönümü nedeniyle Sultan Abdülhamit valilere gönderdiği talimatnamede her yere saat kuleleri yapılmasını emreder. Bu nedenle 1886 yılında Samsun İskele Meydanı'nda bir saat kulesi yapılmış. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="WIDTH: 400px; HEIGHT: 320px" name="flashticker" align="middle" src="http://widget-b7.slide.com/widgets/slideticker.swf" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" scale="noscale" salign="l" wmode="transparent" flashvars="cy=bb&amp;amp;il=1&amp;amp;channel=576460752350551735&amp;amp;site=widget-b7.slide.com"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Abdülhamit tarafından Belçika asıllı Fransız bir mühendise yaptırılan saat kulesi, bulunduğu meydana da adını vermiştir. Önceleri bu meydanın adı Trabzon Vilayet Salnameleri'nde İskele Caddesi ya da Meyve Pazarı olarak geçmekteydi. Saat Kulesi'nin zamanı göstermesi yanında yangın ve gözetleme kulesi gibi işlevleri de vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat Kulesi çokgen kaideli ve gövdelidir. Üstte bir şerefe ile kubbenin üzerinde aydınlık feneri yer alır. 1933 yılında saat kulesindeki eski sistem saat kaldırılarak yerine yeni sistem elektrikle çalışan ve yangınlarda kullanılmak üzere kuleye ayrıca siren düzeni de bulunan yeni saat konulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1944 yılındaki Samsun depreminde büyük hasar gören saat kulesi hakkında Samsun Valiliği tarafından Bayındırlık Müdürü Tevfik İleri, yüksek mühendis Fethi Beydiş ve Şehir Plancısı Yüksek Mimar Necmi Ateş'ten oluşan bir komisyon kurulmuş ve bu komisyon 27.06.1944 tarihli bir rapor hazırlayarak "Saat kulesinin onarımı veya olduğu gibi korunması olanağı bulunduğundan ufak bir depremle ya da kendiliğinden yıkılarak mal ve can kaybına neden olacağı" görüşünü belirtmiştir. Belediye Daimi Encümeni de bu rapora dayanarak saat kulesinin sökülme işlemine 03.08.1944 Perşembe günü başlanmasını karar almıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat kulesinin saati ise 1948 yılına kadar Samsun Belediyesi'nce korunmuş, 1948 yılında ise 550 liraya Ladik Belediyesi'ne satılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1977 yılına kadar saat kulesi olmayan Saathane Meydanı'na Samsunlu mimar Kemal Taner tarafından planı çizilen saat kulesi Samsun Belediyesi tarafından yaptırılacak saatleri İsviçre'den getirilip yerine konmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2001 yılında ise Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Saathane Meydanı yeniden düzenlenerek saat kulesinin benzeri yaptırılmış. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;(NOT:Bu bilgiler netten alıntılanarak düzenlenmiştir.)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5444495543454514177-3266563318641148025?l=gittiklerimden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/feeds/3266563318641148025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5444495543454514177&amp;postID=3266563318641148025&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3266563318641148025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5444495543454514177/posts/default/3266563318641148025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gittiklerimden.blogspot.com/2009/06/samsun-saat-kulesi.html' title='Samsun Saat Kulesi'/><author><name>SeyyAh</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02242659994985893806</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
