♥♥♥♥ TÜM GÖNÜL DOSTLARIMIZIN, BLOG SAYFALARINDAN YEMEK VE GEZİ PAYLAŞIMININ VEFALI ARKADAŞLARIMIZIN, MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYOR, SAĞLIK SIHHAT BİRLİK DİRLİK ESENLİK İÇİNDE DAHA NİCELERİNE SEVENLERİ VE SEVDİKLERİ İLE ULAŞMALARINI DİLİYORUZ... ♥♥♥♥

SEYYAH & SOFRAM...

9 Eylül 2008 Salı

Alagöz Karargâh Müzesi

Alagöz Karargâh Müzesi
(Sakarya Meydan Muharebesi Başkumandanlık Cephe Karargâhı)

Ankara’dan çıkıp Afyon istikametinde giderken geçtiğimiz Polatlı yolu üzerinde (burada da şehir içinde ve yakın mesafe dışında görülecek o kadar çok yer var ki), giderken gördüğümüz bir yön levhası ile işaretleri takip edip 4 km. sonra köyü bulduk, birkaç kişiye sorup müzeye ulaştık.
İlgili görevli kişinin de yardımıyla gezmeye başladık. Ali Türkoğlu varisleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmiş. Fakat burası gene askeri bir yapıymış (Anıtkabir komutanlığına bağlı), o nedenle fotoğraf çekmek izne tabi yani yasakmış.
Bu ülkeye mal olmuş bu gibi şanlı tarihimizin yakın geçmişinin ve Atatürk’ün izlerini taşıyan mekânın ve eşyalarını resimlemenin yasaklılığının anlamını çözememekle beraber, itirazın yersiz ve neticesiz kalacağını da tecrübe ile öğrendiğimizden, büyük haz alarak, saygıyla anarak, kahramanlarımıza rahmet okuyarak, burayı hibe edip bağışlayanlara, emeği geçip ülke kültürüne kazandıranlara teşekkür ederek gezdik.



Verilen kitapçık ki bu da doyurucu, öğretici, aydınlatıcı bilgi ve müze içi resimleri ile doluydu. Bir kısım dış mekândan bizim çektiklerimiz ve bir kısım da bu kitapçıktan aldığımız resimlerle, sizleri de heveslendirip, yolunuz buradan geçerse muhakkak, gitmenize vesile olmayı diliyoruz.
Eğer gidecek ve içeride resim çekmek istiyorsanız önceden Anıtkabir Komutanlığı ile irtibata geçip izin almaya çalışın !...



Şimdi bu kitapçıktan alıntılar:
12 ağustos 1921 Mareşal Fevzi Çakmak ile birlikte, Türkoğlu Ali Ağa’ya ait çiftlik evine giden Atatürk, 23 Ağustos – 13 Eylül 1921 tarihleri arasında 22 gün ve gece süren savaşı bu binadan idare etmiş, savaş planlarını burada hazırlamış, tarihi kararlarını burada vermiş…
2 katlı ve 12 odalı olan bu ev, taş ve kerpiçten yapılmış, kiremit çatı ile örtülmüş, sofa ve bazı odaların tavanları ahşap oyma bezemelerden süslenmiş. Zamanında mutfak olarak kullanılan yer gene mutfak, girişin solundaki oda Muhabere odası, bu oda ve bu kattaki diğer odalarda savaşı gösteren fotoğraflar, Giysi Odası, Sağlık odası, bazı silahların teşhir edildiği odalar mevcut. Üst katta Başkomutanlık odası, kurmay heyeti odası, Dinlenme odası, Yaverler odası gibi odalarda da diğer görülmesi gereken objeler sergileniyor.
Geniş ve ferah bir bahçe içinde kurulmuş olan müze ev ziyaret edilmesi gerekenler listesinde yerini almalı…

8 Eylül 2008 Pazartesi

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 4

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 4

Tahminimizden daha fazla zamanımızı alan müze içi turundan sonra iç kısmında terasvari şekilde yapılmış olan oturma yerlerinde oturup yorgunluk atıp, sıcak ya da soğuk içecekler alabiliyorsunuz. Ayrıca gene müze içinde satış reyonu gerek objelerin minik örnekleri gerek ise kaynak kitap alınabilecek şekilde düzenlenmiş.

Konu hakkında bilgi için başvurulabilecek linkler:
Müze Kart
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
DÖSİM

7 Eylül 2008 Pazar

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 3

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 3

İki tarafında antik buluntu heykellerinin süslediği geniş bir bahçeden geçerek Müze girişine geldik. Çatalhöyük, Hacılar, Alacahöyük, Horoztepe, Boğazköy (Hattuşa), Kayseri Sultanhanı, Patnos, Sultan Tepe, Gaziantep, Hatay – Antakya, Ankara – Balgat gibi birçok yerden elde edilen antik buluntularla yurt dışından geri alınan eserler, tüm müzede hem üst hem de alt katta sergileniyor.

6 Eylül 2008 Cumartesi

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 2

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 2

İki ana yapıdan oluşan kompleksin 1.inci bölümü Bedesten (Çarşı) Fatih Sultan Mehmet zamanında (baş veziri Mahmut Paşa tarafından) yapılmış. 10 kubbeden oluşan orta mekân etrafında da 102 dükkanın çevrelediği arastadan meydana gelmiş. 2.inci bölümü olan Kurşunlu Han gene Fatih zamanında (bir diğer baş veziri Mehmet Paşa tarafından) orta avluya açılan revaklar şeklinde yapılmış. Onarım çalışmaları 1938 – 1968 yılları arasında sürmüş ve ilk bölümü 1943 yılında ziyarete açılmış. 1997 yılında da ‘’Avrupa’da yılın Müzesi’’ seçilmiş.

5 Eylül 2008 Cuma

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 1

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi - 1

Sabah erkenden yola çıkıp Ankara’ya doğru yollandık. Belki mevsimin yaz olmasında dolayı yollar oldukça kalabalık, trafik yoğundu. Yollarda gene güzel ve değişik gördüğümüz görüntüleri resimleyerek, ulaştığımızda hemen görüşmemiz gereken kişinin bulunduğu kuruma gidip görüşmelerimizi yaptık, bu arada bulduğumuz fırsattan da yararlanarak kızlarımızı TBMM’ne götürüp etrafı dolaştırdık, uzun zamandır görmek istedikleri bir yerdi.
Oradan çıkıp konaklayacağımız yere gidip kayıtlarımızı yaptırdık, bu konuda bize yardımcı olan Mustafa beye de yeri gelmişken teşekkürlerimizi iletelim.
Gezimize çıkmadan önce Samsun Müze Müdürlüğünden almış olduğumuz geçici Müze Kart’larını(
http://www.muzekart.com/ ), elektronik karta çevirmek için Anadolu Medeniyetleri Müzesine ulaştık. İlgili kişiler yardımcı oldular, onlar kartlarımız hazırlarken bizlerde müzeyi gezmek için içeri girdik.

3 Eylül 2008 Çarşamba

Ege Bölgesi Gezisi - Temennilerimiz

Ege Bölgesi Gezisi - Temennilerimiz

Aslında bizler gibi gezmeyi tatil içinde değerlendirenlere yönelik, dinlenme yanında öğrenme, görme, gezme kültürünü de öne çıkaranlara ya da çıkartmak isteyenlere ya da çıkartmaya teşvik ve yönlendirmeyi amaçlayarak tüm illerimizin gidilecek, görülecek, gezilecek tarihi, doğal ya da güncel eser ve mekânlarını gösteren, illerin harita ile hakkında bilgi veren broşürleri, o illerin dışındaki diğer turizm bürolarından da elde edilebilmeli.

Bizler yola çıkmadan önce birçok kanaldan araştırma yaptık. Daha önce gitmiş olanların öneri ve tavsiyelerini not ettik, internet üzerinden yaptığımız araştırmalarda bulabildiğimiz birçok yazılı ve görsel yazıları derledik, bir klasör oluşturduk. Amatörce web sayfası açmış olanların gezi not ve anılarını inceledik. Ama gene de gidince gördük ki elde ettiğimiz bilgilerin eksikliği ya da yetersizliği ile sıkıntı yaşadık.

Öncelikle en büyük sıkıntı konaklama… Selçuk ilçesinde yapılan uygulama (otel, pansiyon ve apart sahipleri açmış oldukları bir irtibat bürosu ile yardımcı oluyorlar) her yerde olabilse…

Bizler öyle yıldızlı yaldızlı yerlerde kalmayı sevmeyiz, şöyle karı – koca ya da ailenin işlettiği şirin ev tipi pansiyon – apartları bir arada toplayabilen bir oteller rehberi kitapçığımız olsaydı…

Sonra gidilecek görülecek yerlerin mesafe, ulaşım şartları hakkında bilgi eksikliği, bilinen yerlerin dışında görülmesi gereken yerler hakkında bilgi eksikliği, gidilecek yerlerde açıklama bilgi not ve levhalarının yetersiz olması, yarım pansiyon kalınan yerler için yerel yemek yenilecek yerlerin hakkında toplu bilgi eksikliği… Bunları bulsanız da bu sefer bunların ücretlerinin belirsizliği…

Bazı konaklama yerlerinin sahip olduğu özelliklerin, tanıtımlarının dışında unsurları içermesinin (!) kontrolü ve denetlenmesi... Yazılanlar ile bulunan özelliklerinin aynı olmasının sağlanması...

Umarız bunlarda zaman içinde gönüllerin arzu ettiği şekilde çözümlenir, düzene girer….

Hafta sonu gitiğimiz bahçemizden görüntüler:
(Hafta sonu Yazlık ve Bahçe )

1 Eylül 2008 Pazartesi

Ege Bölgesi Gezisi - Gezi İzlenimleri – Beğendiklerimiz

Ege Bölgesi Gezisi - Gezi İzlenimleri – Beğendiklerimiz

(Bu arada ile tüm gönül dostlarımızın, tüm insanlığın ve tüm müslümanların Ramazan'ını kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyoruz... Hafta sonu Yazlık ve Bahçe )

Bu kadar beğenmediğimiz noktaları belirttikten sonra bir de beğendiklerimizi yazmasak olmaz değil mi ?...
Öncelikle Kültür Bakanlığının yapmış olduğu Müze Kart uygulamasını tebrik ederek başlayalım. Bu gezimiz esnasında ziyaret ettiğimiz müze ve ören yerlerinin sayısını unuttuk. Bu kart sayesinde, ödenecek giriş ücretleri ve gezi süresince toplam maliyet nedeni ile ancak zorunlu ve çok arzu ettiklerimize girebilecektik, birçok yere çok rahat ücreti ve toplamlarının maliyetini düşünmeden girebildik. Böylelikle daha çok yer görmüş, çok daha fazla bilgi ve görgü edinmiş olduk. Gitmekten vazgeçeceğimiz birçok antik kentlere gittik. Bu uygulamayı düşünüp hayata geçirenlere bir kere daha teşekkür ediyoruz.
Gene bakanlık bünyesinde bulunan neredeyse tüm müze ve ören yerleri bir önceki yıllara göre düzenlemeleri, açıklayıcı bilgi notlar, ışıklandırma gibi çalışmalarla çok daha görülesi, ziyaret edilesi yerler haline getirilmiş. Gene neredeyse tüm müze ve ören yerlerinde görevli resmi ve özel nitelikli kişilerin ilgili, bilgili, güler yüzlü, konularına hâkim, görgülü, yardımcı olmak için çaba harcayan, yönlendirme konularında dahi gayretli olmaları bizlerin çok hoşuna gitti. Çok beğendik, buradan gerek Kültür Bakanlığına gerek ise gittiğimiz yerlerde yardımcı olan tüm kişilere içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Yol üzerinde karşılaştığımız polis, trafik polisi ve jandarma görevlilerinin hepsinin nazik, kibar ve yol yönlendirme konularında (Afyon Bayat ilçesindeki Reyhanlılı polis memurunun, İzmir Çandarlı’da astsubay başçavuşların, Balıkesir Akçay’da önümüze düşüp yol gösteren motosikletli trafik polis memurunun) gösterdikleri ilgi ve yakınlık diğer bir takdir edilecek konu. Daha önceki yıllarda bir iki yerde yaşamış olduğumuz olumsuzluklar nedeni ile çekinceli yaklaşım gösterdiğimiz görevlilerin bizleri mahcup etmesi memnuniyet vericiydi.
Özellikle Selçuk’ta, konaklama yerlerinin oluşturduğu irtibat bürosu, gelenlere kendi aralarında sırası ile ilgilenilmesi, beğeni olmazsa diğer sıradaki konaklama sahibi ilgiyle devredilmesi çok hoşumuza gitti. Bu uygulamanın diğer benzeri yerleşim yerlerinde de olmasını diliyoruz.
Trafik ekiplerinin can yakmadan gösterdikleri yol hız kontrol ve en azından görsel olarak varlıklarını hissettirmeleri ile yollarda neredeyse hiç kaza görmedik. Birkaç yerde hatalı sollama ile karşılaşsak ta hızların fazla olmaması sebebi ile olumsuz durumlara şahit olmadık.
Karayollarında yapılan inanılmaz, müthiş yol ve geçiş yerleri yapı ve inşaatları takdirlerin ötesinde. Yıllar önce aynı yerlerden geçtiğimiz için kıyaslama yapabilme şansımız oldu. Tüm Türkiye’de nerdeyse tüm karayollarında çok güzel çalışmalar var. Birçok tekli yol çift yola dönmüş, trafik daha rahat akıyor, yol kaliteleri yer yer farklılık gösterse de, yollarda tıkanma, tırmanma şeritleri ile uzun konvoyların oluşmaması sağlanmış. Eskiye oranla daha fazla ve görülebilir yerlere yön, ikaz levhaları konulmuş. Birçok yerde özel ya da yerel belediye destekli kültürel etnografik, yerel üretim kültürlerini yansıtan müzelerin açılıp çoğalmış olması, ziyaretçilere bilgi aktarımı konusundaki çabalar diğer bir güzel uygulamaydı.