Tekne turundan görüntüler
Yalnızca gezi teknesi ve deniz kanosuyla yapabileceğiniz bu keyifte, Kekova Adası'nın büyülü dünyasını, su seviyesinin hemen altında başlayan kalıntılarını, kayaya oyulmuş gizemli odacıkları, merdivenleri ve duvarlarıyla keşfedersiniz. Kekova, açık denizi karadan ayıran ince uzun adanın adıdır. Büklerden ve dar koylardan oluşan bu mini coğrafya gezilmeyle bitecek ve doyacak gibi değil.
Bizler Finike'den Kaş yolu üzerindeki eski Sura harabeleri yakınındaki ayrımdan (7 kilometre) sonra Kapaklı köyü güzergâhından Üçağız köyüne ulaştık.
Köyün ismi, eskiden Tristomo olan ve aynen `üç ağız' anlamına gelen Yunanca sözcüğün Türkçe karşılığı. Bir kanal, körfezin Üçağız'daki iç kısmından daha geniş olan ve `Ölüdeniz' diye bilinen dış kısmına doğru uzanır ve neredeyse bütün körfez dar ve uzun Kekova Adası ile kapanır. Bu kanal ile adanın doğu ve batısındaki iki geçit, üç ağzı oluşturur. Adanın kendisi, neredeyse bütünüyle kalıntılarla kaplıdır. Doğu geçidine bakan kıyıda daha önce Kekova olarak bilinen Kale köyü, Simena antik kenti ve Üçağız'da Teimioussa'nın kalıntıları yer alır.
♥♥♥♥ TÜM GÖNÜL DOSTLARIMIZIN, BLOG SAYFALARINDAN YEMEK VE GEZİ PAYLAŞIMININ VEFALI ARKADAŞLARIMIZIN, MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYOR, SAĞLIK SIHHAT BİRLİK DİRLİK ESENLİK İÇİNDE DAHA NİCELERİNE SEVENLERİ VE SEVDİKLERİ İLE ULAŞMALARINI DİLİYORUZ... ♥♥♥♥
SEYYAH & SOFRAM...
SEYYAH & SOFRAM...
2 Temmuz 2010 Cuma
30 Haziran 2010 Çarşamba
Hamidiye Körfezi
Hamidiye Körfezi
Kaleköy’ün yarım mil doğusunda sahil kuzeye doğru korunaklı bir koy yapar. Batı burnu önünde küçük bir ada, bitiminde ise bir iskelesi vardır. Hamidiye koyudur burası. Balkan ve 1. dünya savaşlarının ünlü zırhlısı Hamidiye, ve onun komutanı Yüzbaşı Rauf Orbay, düşman donanmasına baskın sonucunda bu koya sığınarak kaybettirmiş kendini. Kayalıklara boyanmış Türk bayrağı o gün bu gündür durur.
NOT:
HAMİDİYE KRUVAZÖRÜ
Hamidiye Kruvazörü, 1905 yılında Sultan 2. Abdülhamid tarafından İngiltere'de yaptırılarak teslim alındı ve Osmanlı Donanması'na katıldı. Kruvazör, 3 bin 805 tonluk, 104 metre uzunluğunda, 14,4 metre genişiliğinde ve saatte 22,2 mil hız yapabiliyordu. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı'nda Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de düşman donanmalarına karşı mücadele eden kruvaziyer, Beyrut'tan Ege Denizi'ne dönerken 25-26 Şubat 1913 tarihinde iki gün boyunca dinlenmek, kazanlarını temizlemek ve kendisini takip eden düşman gemilerini şaşırtmak için Kekova Koyu'nda demirlemişti. Kruvazörün direkleri, demirlediği koydaki Kekova Adası'nın yüksekliği nedeniyle görülememiş ve düşman gemilerini atlatmıştı. Kruvazörün demirlediği koyun adına daha sonra ''Hamidiye Koyu'' adı verilmişti. Hamidiye Kruvazörü'ndeki kahraman denizcilerin, konakladıkları iki günlük sürede koydaki kayalıklara çizip boyadıkları Türk bayrağı hala o görülebiliyor.
Kaleköy’ün yarım mil doğusunda sahil kuzeye doğru korunaklı bir koy yapar. Batı burnu önünde küçük bir ada, bitiminde ise bir iskelesi vardır. Hamidiye koyudur burası. Balkan ve 1. dünya savaşlarının ünlü zırhlısı Hamidiye, ve onun komutanı Yüzbaşı Rauf Orbay, düşman donanmasına baskın sonucunda bu koya sığınarak kaybettirmiş kendini. Kayalıklara boyanmış Türk bayrağı o gün bu gündür durur.
NOT:
HAMİDİYE KRUVAZÖRÜ
Hamidiye Kruvazörü, 1905 yılında Sultan 2. Abdülhamid tarafından İngiltere'de yaptırılarak teslim alındı ve Osmanlı Donanması'na katıldı. Kruvazör, 3 bin 805 tonluk, 104 metre uzunluğunda, 14,4 metre genişiliğinde ve saatte 22,2 mil hız yapabiliyordu. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı'nda Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de düşman donanmalarına karşı mücadele eden kruvaziyer, Beyrut'tan Ege Denizi'ne dönerken 25-26 Şubat 1913 tarihinde iki gün boyunca dinlenmek, kazanlarını temizlemek ve kendisini takip eden düşman gemilerini şaşırtmak için Kekova Koyu'nda demirlemişti. Kruvazörün direkleri, demirlediği koydaki Kekova Adası'nın yüksekliği nedeniyle görülememiş ve düşman gemilerini atlatmıştı. Kruvazörün demirlediği koyun adına daha sonra ''Hamidiye Koyu'' adı verilmişti. Hamidiye Kruvazörü'ndeki kahraman denizcilerin, konakladıkları iki günlük sürede koydaki kayalıklara çizip boyadıkları Türk bayrağı hala o görülebiliyor.
28 Haziran 2010 Pazartesi
Kale Üçağız
Kale Üçağız
Yöreyi yapacağınız bir gezi için en rahat başlangıç noktası Üçağız'dır.
Üçagız'a otobüs veya özel otomobilinizle ulaşabilirsiniz. Kaş-Demre yolunda Kaş'a 15 km kala ayrılan yola saparak Üçağız'a varırsınız.
Bizler Üçağız limanından tekne turu ile geldik.
Köyün ismi, eskiden Tristomo olan ve aynen `üç ağız' anlamına gelen Yunanca sözcüğün Türkçe karşılığı.
Yöreyi yapacağınız bir gezi için en rahat başlangıç noktası Üçağız'dır.
Üçagız'a otobüs veya özel otomobilinizle ulaşabilirsiniz. Kaş-Demre yolunda Kaş'a 15 km kala ayrılan yola saparak Üçağız'a varırsınız.
Bizler Üçağız limanından tekne turu ile geldik.
Köyün ismi, eskiden Tristomo olan ve aynen `üç ağız' anlamına gelen Yunanca sözcüğün Türkçe karşılığı.
26 Haziran 2010 Cumartesi
Kale ve Kaleköy (Simena)
Kale ve Kaleköy (Simena)
Üçağız'ın hemen yanında Kaleköy ( tarihi Simena) yer alır. Burada oldukça iyi korunmuş bir Ortaçağ kalesi bulunmaktadır. Kalenin içinde küçük bir amfitiyatro vardır.
Kalenin manzarası mükemmeldir; tüm çevreyi izlemek mümkündür. Kalenin hemen dışında iyi korunmuş Likya kaya mezarları ve bir tapınağın lkalıntıları yer alır. Her iki köyde de misafirperver bir atmosferle karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz.
Üçağız'ın hemen yanında Kaleköy ( tarihi Simena) yer alır. Burada oldukça iyi korunmuş bir Ortaçağ kalesi bulunmaktadır. Kalenin içinde küçük bir amfitiyatro vardır.
Kalenin manzarası mükemmeldir; tüm çevreyi izlemek mümkündür. Kalenin hemen dışında iyi korunmuş Likya kaya mezarları ve bir tapınağın lkalıntıları yer alır. Her iki köyde de misafirperver bir atmosferle karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz.
24 Haziran 2010 Perşembe
Tersane Koyu
Tersane Koyu
Batık şehrin birkaç km ilerisinde Tersane koyunu görmeden buradan ayrılmak olmaz. Sevimli, küçük bir koydur Tersane. Sahilde eski bir kilise ve birçok evlerin kalıntıları yer alır.
Tersane Koyu, Bizans ve sonraki dönemlerde teknelerin ve küçük gemilerin bakım ve onarım yeri olarak kullanılmış. Kıyıda çoğunluğu ortaçağa ait kalıntılar ve şu anda büyük bölümü yıkılmış olan bir şapel var. Tersane Koyu'ndaki yarım saatlik moladan hemen sonra girintinin yanı başındaki feneri (çakarı) sırtınıza alıp karşı kıyıdaki diğer çakara doğru devam edilir.
Batık şehrin birkaç km ilerisinde Tersane koyunu görmeden buradan ayrılmak olmaz. Sevimli, küçük bir koydur Tersane. Sahilde eski bir kilise ve birçok evlerin kalıntıları yer alır.
Tersane Koyu, Bizans ve sonraki dönemlerde teknelerin ve küçük gemilerin bakım ve onarım yeri olarak kullanılmış. Kıyıda çoğunluğu ortaçağa ait kalıntılar ve şu anda büyük bölümü yıkılmış olan bir şapel var. Tersane Koyu'ndaki yarım saatlik moladan hemen sonra girintinin yanı başındaki feneri (çakarı) sırtınıza alıp karşı kıyıdaki diğer çakara doğru devam edilir.
22 Haziran 2010 Salı
Mavi Mağara
Mavi Mağara
Burç'un hemen yanında Mavi Mağara yer alır. Küçük kayıklarla içine girebileceğiniz bu mağara yaklaşık 20 m uzunluğundadır.
Mavi Mağara'nın hemen yanı Gökkaya Körfezi'dir. Yüzme ve her türlü su sporları için eşsiz bir yerdir. Dans etmekten hoşlanıyorsanız, geceyi buradaki diskoteklerden birinde geçirebilirsiniz. Ancak unutmayın ki Gökkaya'ya karadan ulaşım yolu yok!!!
Burç'un hemen yanında Mavi Mağara yer alır. Küçük kayıklarla içine girebileceğiniz bu mağara yaklaşık 20 m uzunluğundadır.
Mavi Mağara'nın hemen yanı Gökkaya Körfezi'dir. Yüzme ve her türlü su sporları için eşsiz bir yerdir. Dans etmekten hoşlanıyorsanız, geceyi buradaki diskoteklerden birinde geçirebilirsiniz. Ancak unutmayın ki Gökkaya'ya karadan ulaşım yolu yok!!!
20 Haziran 2010 Pazar
Üçağız limanı (Teimiussa)
Üçağız limanı (Teimiussa)
Üçağız 400 nüfuslu bir balıkçı köyüdür. Gece konaklamak için çeşitli seçenekler mevcuttur. Onur Pansiyon denize sıfır konumu ve temizlik+konforuyla en uygun seçeneklerden biridir. Köyün küçük -ve tek- caddesinde hediyelik eşya, kilim, takı vb satılan küçük dükkanlar mevcuttur.
Köyün içinde eski bir kalenin kalıntılarını görebilirsiniz. Evler gerçekten oldukça eskidir;
bazıları hala Likya zamanındaki hallerini korurlar. Köyün içinde ve hemen dışında Likya ve Roma devrine ait taş mezarlar yer alır. Yüzyıllık geçmişi olan bu eserlerle içi içe yaşamak, köy halkı için sıradan bir hal almıştır artık.
Üçağız 400 nüfuslu bir balıkçı köyüdür. Gece konaklamak için çeşitli seçenekler mevcuttur. Onur Pansiyon denize sıfır konumu ve temizlik+konforuyla en uygun seçeneklerden biridir. Köyün küçük -ve tek- caddesinde hediyelik eşya, kilim, takı vb satılan küçük dükkanlar mevcuttur.
Köyün içinde eski bir kalenin kalıntılarını görebilirsiniz. Evler gerçekten oldukça eskidir;
bazıları hala Likya zamanındaki hallerini korurlar. Köyün içinde ve hemen dışında Likya ve Roma devrine ait taş mezarlar yer alır. Yüzyıllık geçmişi olan bu eserlerle içi içe yaşamak, köy halkı için sıradan bir hal almıştır artık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
