♥♥♥♥ TÜM GÖNÜL DOSTLARIMIZIN, BLOG SAYFALARINDAN YEMEK VE GEZİ PAYLAŞIMININ VEFALI ARKADAŞLARIMIZIN, MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYOR, SAĞLIK SIHHAT BİRLİK DİRLİK ESENLİK İÇİNDE DAHA NİCELERİNE SEVENLERİ VE SEVDİKLERİ İLE ULAŞMALARINI DİLİYORUZ... ♥♥♥♥

SEYYAH & SOFRAM...

29 Haziran 2009 Pazartesi

Samsun Çakallı köprüsü

Samsun Çakallı köprüsü

Samsun’un Kavak ilçesinin Çakallı Köyü eski Ankara yolu üzerinde Tersakan çayı üzerine kurulmuş çift gözlü bir kemer köprüsüdür, yüksekliği 10/12 metre, genişliği 20 metre kadardır. 1296 tarihinde yapıldığı Selçuklu'lardan kalma olduğu söylenmektedir. Köprü mimari özelliğini korumakta olup, üstündeki bazı kenar taşları alınmıştır.
Ayakları dere kenarında ana yapı olarak toprak üzerinde bulunuyor. Orta kısmında köprüyü iki gözlü yapan yapısı ön ve arka tarafları öne doğru yuvarlak taş yapı ile şekillendirilmiş ki gelen suyun hızını kesip verebileceği zararı en aza indirebilsin diye.

27 Haziran 2009 Cumartesi

Samsun Kavak Yeni Cami

Samsun Kavak Yeni Cami

Gene Kavak'a kadar gelmişken Cami mahallesinde aynı adı 1734 yılında yaptırılmış olan taşıyan camiyi de ziyaret etmemiz önerildi. Öğle namazı sonrası gene yanımızda muhtar bey, cami imamı ve cemaatten birkaç kişi ile hem sohbet ettik hem de cami hakkında bilgiler edindik. Burası diğer camiye göre daha çok özelliklerini koruyor gibiydi. Tavanı orta kısmında içe doğru sekili olarak yapılmıştı. Duvarlarında bulunan taşlar ve ahşap işçilikler, ne yazık ki, gene aslını dışında boyalar ile örtüldüğünden orijinal halini göremedik.
Burada da horasan taşları hem içerde hem de minare şerefesinde kullanılmış. Çatı altı döşemelerinde yığma tuğla ile taban yapılıp üzerine çatı oturtulmuş.



Müsaade ederseniz haddim olmayarak bir konuyu tekrar gündeme almak istiyorum;
Ülkemizde yapılan restorasyon yani yeniden yapılandırma ya da yenileştirme ya da yenilenmiş hali ile onarma diyebileceğimiz, eski yapı ya da eserlerimizin onarımlarında çoğu zaman eski tarihi yapıların şeklini korumada yeteri kadar özen gösterilmediğini ya da aslına pek bağlı kalınmadığını düşünüyorum. Bu da bizi üzüyor. Gerçi teknik ya da yapım şartlarının gereklilikleri hakkında işin ehli kadar bilgi sahibi olamazsak ta gene de aslının korunmasının günümüz teknik şartlarında daha kolay olabileceğini düşünüyorum.

25 Haziran 2009 Perşembe

Samsun Kavak Yörgüç Paşa Cami

Samsun Kavak Yörgüç Paşa Cami

Samsun’a bağlı Kavak ilçesi içinde yenilenmiş hali ile bu camiyi ziyarete gittik. Eski halini bilmediğimizden yeni halini kıyaslayabilecek durumda değildik. Yapının 1911 yılında eski ahşap hali yıktırılarak kesme taştan özellikle Horasan taşlarından halkın da yardımı ile şehrin ileri gelenlerinden Hacı Yusuf tarafından 1911 yılında yeniden inşa edilmiş. Yörgüç Paşa Camisinin yapılışı 1430'ları gösteriyormuş.
Aslında Osmanlılar döneminde Yörgüç Paşa tarafından yaptırılmış, Çarşı cami olarak ta bilinmekteymiş.
1920’de bir Rum usta tarafından yapılmış olduğu söylenen Caminin minaresi Selçuklu ve Osmanlı mimarisine uymaktadır.


Yörgüç Paşa Kimdir?
Osmanlı veziri. Babası Amasya ileri gelenlerinden Atabekzâde Abdullah Beydir. Doğum tarihî bilinmemektedir. 1441 yılında vefat etmiştir.

Ankara Savaşı (1402) sonrasında bozulan Osmanlı birliğinin tekrar sağlanmasında, Çelebi Sultan Mehmed’e yardımcı oldu. Bunun mükâfatı olarak da, Amasya sancakbeyliğine tayin edildi. Samsun civarında ve Sivas’ta çıkan isyanları bastırdı. 1415 yılında Murad Çelebi (İkinci Murad), Amasya sancakbeyliğine tayin edilince Şehzade’nin lalası oldu.

Şehzade Murad’ın 1420’de tahta çıkması üzerine Amasya’dan ayrıldı. 1422’de vezirlik rütbesiyle, Rum beylerbeyi olarak Amasya’ya gönderildi. Padişah değişikliğinden istifade edip karışıklık çıkarmak isteyen eşkıya ve yerli beylere karşı başarılı faaliyetler yaptı. Amasya etrafındaki asayişsizliğin önünü almaya başladı. Çevrede büyük bir otorite sağladı. Verdiği büyük hizmetlerden dolayı kendi adına akçe kestirmesine izin verildi. Bunlara Yörgüçpaşa Akçesi dendi. 1434’te, beylerbeylik görevinden alındı.

Yörgüç Paşa, Amasya’daki câmi, imâret, medrese ve türbeden müteşekkil külliyesine ilaveten çevre il ve içlerin birçoğunda da camiler yaptırmıştır.

21 Haziran 2009 Pazar

Tütün iskelesi 2

Tütün iskelesi 2

Atatürk'ün Samsun'da karaya ilk ayak bastığı Tütün İskelesi'ni sembolize eden platformun bulunduğu alanda, önüne temsili Bandırma Vapuru'nun da inşa edildiği Protokol Yolu 45 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda yağılmış olup, yol üzerinde Atatürk ve arkadaşlarını temsilen süs havuzları ve seramik rölyefler bulunuyor.
Bir yandan seyredilip geçmişi yad ederken, süz havuzlarını etrafında konuşlandırılmış bulunan banklarda oturup yorgunluk atıp, etrafı seyredip keyifli anlar da geçirmek mümkün.




Bilgi için

Samsun Valiliği - Tütün İskelesi Sanal Turu

19 Haziran 2009 Cuma

Samsun Tütün iskelesi 1

Samsun Tütün iskelesi 1

Atatürk ve on sekiz arkadaşının karaya ayak bastığı Tütün İskelesi'nden, Mıntıka Palas Oteli'ne kadar uzanan yol, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığınca "Protokol Yolu" haline getirilerek halkın kullanımına açıldı. Tütün İskelesi yeniden yapılarak, önüne temsili Bandırma Vapuru'nun da inşa edildiği Protokol Yolu 45 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda. Yol üzerinde Atatürk ve arkadaşlarını temsilen süs havuzları ve seramik rölyefler bulunuyor. Tütün İskelesi üzerine de Atatürk ve on sekiz arkadaşının karaya çıktıklarındaki hallerini gösteren heykeller konularak bir açık hava müzesi oluşturuldu.




Atatürk'ün Samsun'da karaya ilk ayak bastığı Tütün İskelesi'ni sembolize eden platform, Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun'a ilk adımlarını Reji İskelesi'nden atarlar. Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır.
Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. İskele'nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir.
Tütün ve sigara ticareti Osmanlı döneminde, devlet içinde devlet olan bir yabancı şirketin, Reji İdaresi'nin tekelindeydi. Avrupalıların alacaklarının karşılığı olarak tütün gelirlerine el koyan Reji, tahsilâtlarını silahlı birimler ile gerçekleştirdi...

Bilgi için

Samsun Valiliği - Tütün İskelesi Sanal Turu

17 Haziran 2009 Çarşamba

Samsun Kavak Taşhan (Çakallı Han)

Samsun Kavak Taşhan (Çakallı Han)

Selçuklu mimarisinin Samsun ilindeki yaşayan tek örneklerinden birisidir.
Böyle bir tarihi yerin olduğunu öğrenince gittik ve gezdik. Böyle bir tarih mirasının günümüze kadar yaşaması ne kadar sevindirici ise de terk edilmişliğine üzülüp, sahip çıkılamayıp, gereği gibi korunamayışına da sitem etmeden kendimizi alamadık. Bir zamanlar da avlusunu çevreleyen taş duvarların sökülerek yıllar önce yapılan yolda kullanıldığını duyunca kulaklarımıza inanamadık. Bu denli ilgisizlik karşısında harabeye dönmüş olan ecdat yadigarı bu eserin değerinin yenilenme, restorasyon ve çevre düzenlemesinin yapılarak turizme açılması ile değerlendireceğini umut ediyoruz.
Bu Kervansaray, konaklayanların barındığı odaları, ahırı, samanlığı, nalbantı, tamirhanesi, mescidi, kileri, havuzu, mumhanesi, ambarı aşhanesi ve hamamı ile kervancının ve kervanın her türlü ihtiyacına cevap verebilecek bölümleriyle bir bütünmüştü.





Eski Ankara-Samsun yolu üzerinde Çakallı mevkiinde bulunan hanın Selçuklu yapısı olduğu anlaşılmaktadır ve günümüze dek hala ayakta kalmayı başarmıştır. Yapılan araştırmalara göre 13.yy Selçuklu eseri olduğu anlaşılmıştır. Günümüzden 700 yıl öncesine aittir. Tarihsel kaynaklarda Taşhan, çakallı kervansarayı gibi isimlerle söz edilmektedir.

Çakallı Köyü içerisinde eski Ankara yolu yakınında bir handır. Tarihi hakkında bilgi yoktur. Giriş kapısı yanlarındaki taslar süslemeli yan taraftaki kemerler ise halk arasında söngürtlü tas denilen taslardan yapılmış ancak bu yörede bu taslardan bulunmamaktadır. Nereden geldiği merak konusu olup, büyük kemer tahminen 10/12 metre kadar yükseklikte yanlardaki kemerler ise tahminen 4,5 metredir. Üst taraftan yağmur suları akmaya başladığından taslarda siyahlaşma olmuş. Yanlarda 12 adet sağda 12 adet solda olmak üzere 24 adet küçük bölmeler vardır

Bu hanin giriş kapısı üzerinde söyle bir yazı yazıldığı söylenmektedir. Yedi sefer yıkılsam yapılacak gücüm karsımın karsısında saklı diye yazarmış. Kaçak kazı yapanlar hanın karsılarında çok yerler kazmışlar fakat hiçbir şey bulamamışlar. Daha sonraki zamanlarda bir İngiliz'in gelerek kapının üzerinde ve yazının altında saklı olan altınları alıp götürdüğü söylenmektedir. Diğer bir adı da Selçuklu hanı olarak söylenmektedir. Selçuklular zamanında yapılmış olduğundan bu isim verilmiştir.

Giyaseddin Keyhüsrev II (d. 1246) egemen olduğu sırasında 1237 - 1244 yılları olarak yapıldığı tahmin edilmektedir.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Samsun - Atatürk Heykeli

Samsun - Atatürk Heykeli

1925-1938 yılları arasında Türk Hükümeti’nin davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından 1931 yılında yapılmıştır.
Atatürk, bu eserler için sanatçıyı köşkte misafir etmiş ve ona anıt için poz vermiştir. Anıt grubunun heykelleri sanatçının Viyana’daki atölyesinde tasarlanmış, Viyana Birleşik Maden İşletmeleri’nde bronza dökülmüş, parçalar halinde Türkiye’ye getirilerek yerlerinde monte edilmiştir. Sanatçı 5 Nisan 1945 tarihinde Viyana’da bir mide ameliyatı sonrasında ölmüştür.




Oldukça yüksek dikdörtgen beyaz mermer bir kaide üzerinde Atatürk, şaha kalkmış bir at üzerinde, resmi üniforması ile tasvir edilmiştir.
Şahlanan at üzerinde tüm heybetiyle dimdik duran ve yüzü batıya dönük, bir eli kılıcına uzanmış Atatürk´ü gücü ve gururuyla tasvir eden heykel, cesaretin, azmin, onurun ve bağımsızlık inancının simgesi olarak duruyor.
Anıtın kaidesi üzerindeki bronz levhalarda ise Kurtuluş Savaşı tasvir edilmiştir. Ayrıca kaidenin ön yüzünde Atatürk’ün Samsun’a çıkışının öyküsü kısaca yazılmıştır. Heykel kaide üzerine atın arka ayakları ve kuyruğu ile oturtulmuştur.
Bronzdan yapılmış heykel, kaidesiz 4.75m , kaideli 8.85 m. dir.
Kaidenin yanlarında iki kabartma ve öteki yanlarında da yazılar vardır. Kabartmanın birinde, iskelede sandalın yanında bulunan kişiler görülmektedir. Bu insanlar, mermi ve cephane taşımaktadır. Arkalarında, bir de top arabasının bulunması, savaş anını canlandırdığını gösterir. Diğer kabartmanın ortasında Atatürk, tüm özellikleri ile dimdik, büyük bir zafer simgesi olarak durmaktadır. Başı halka dönük, halk ile el ele bulunmaktadır. Yanları Türk ulusunun yaşlısı, köylüsü, kentlisi ile doludur. Heykelin kaidesindeki yazılar şöyledir: a) "Vatanda Milli Mücadeleye başlamak için Gazi, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıktı." b) "Bu heykel, Samsun Vilayet Halkı tarafından 29 birinci teşrin 1931 tarihinde dikildi."

Daha fazla bilgi ve eski tarihi inşa yapım resimleri için:

Samsun - Atatürk Heykeli

Samsun - Kent Heykelleri