♥♥♥♥ TÜM GÖNÜL DOSTLARIMIZIN, BLOG SAYFALARINDAN YEMEK VE GEZİ PAYLAŞIMININ VEFALI ARKADAŞLARIMIZIN, MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYOR, SAĞLIK SIHHAT BİRLİK DİRLİK ESENLİK İÇİNDE DAHA NİCELERİNE SEVENLERİ VE SEVDİKLERİ İLE ULAŞMALARINI DİLİYORUZ... ♥♥♥♥

SEYYAH & SOFRAM...

17 Eylül 2008 Çarşamba

Isparta – 1.inci gün

Isparta – 1.inci gün

Akşamüzeri saat 7’ ye doğru şehre ulaştık. Giriş kısmı gidiş geliş çift şeritli, orta kısmı ağaçlıklı ve yeşillikli, şehrin hemen girişinde sağ tarafta Süleyman Demirel Üniversitesi giriş kapısı, modernize edilmiş 2 yaprak arasına yerleştirilmiş gül ile şehrin karakteristik özelliği vurgulanmak istenmiş.
Şehre girince öğretmenevini arayıp, çevik kuvvet polis memurlarının da yardımı ile bulduk, yer ayırtmada geç kaldığımız için yer olmadığından bizlere yardımcı olup yönlendirme yaptılar. Orada da yer bulamayınca etrafı da bilmediğimizden bakınmaya başladık. Emniyet müdürlüğünün yan tarafına park ettiğimiz araba başında dururken yanımıza gelen görevli polis memurunun önerisi ile hemen karşılarında yer alan bir otele gittik. Temiz, yazılanlara uyan özelliklere sahip ve istenen ücreti de (2 kişilik odalar çift kişi 75 ytl, kahvatlı dahil), artık hava iyice karadığında ve de mecburen kabul edip kayıt yaptırıp eşyalarımızı odalara yerleştirip az dinlenip hemen şehri gezmek için dışarı çıktık.
Otelin merkezi bir yerde olması gidilebilecek yerlere yakınlığı da işimizi kolaylaştırdı. Vilayet binası karşısında yer alan anıtta hatıra resimleri çekildik. Gene vilayetin sağ tarafında yer alan Kutlubey (Ulu) camii’ni bulduk. H.833/M.1429 tarihinde yapılmış. İsmini yaptıran Osmanlı komutanı Kutlubey’den almış. İçi tek büyük kubbe etrafında küçük yan (eliptik) ve köşelerde ise birer küçük kubbeden müteşekkil, içleri farklı güzel kalem işçiliği ile bezenmiş (İç cephelerde, özellikle örtü ve pandantif yüzeylerinde kalem işi süslemeler ile madalyonlar göze çarpıyordu), aydınlık, temiz bir camiydi. Bir tarafta sanırım dabbaklanmış koyun derisi üzerine ay yıldız şeklinde hat yazısı ile bezenmiş bir çerçeve vardı. Sütun başlıkları ise özgün ve antik buluntulardan değildi. Minaresi cami dışında bitişik nizam ama ayrı yapılmıştı. Yapılış şekli apayrı bir yazı konusu…
Vilayet binasının hemen karşısında gene eski bir yapı gördük. Bedesten imiş, yaklaşık 10 kadar dükkan vardı, nispeten küçüktü. Adı Firdevs Bey Kapalı Bedesten Çarşısı’ymış. Firdevs Bey Bedesteni’ni Isparta Valisi Firdevs Bey, yaptırmış olduğu kendi ismini taşıyan camisine gelir sağlamak amacıyla 1561 yılında yaptırmış. Bedestenin kitabesi bulunmamakta.
Bunun arka tarafında eski bir hamam (Bey Hamamı, Hükümet Konağı yakınında, Ulu Cami’nin doğusunda yer alan Bey hamamı’nın ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemekte) onun karşısında da 1554 yılında yapılmış Halil Hamit Paşa (İplikçi) Camii’ni (İplik Pazarı’nda bulunan bu camiyi Ispartalı zenginlerden Abdi Ağa 1562 yılında yapımını başlatmış ve cami 1569 yılında tamamlanmış) gördük. Kesme taştan farklı bir mimari yapı ile kendini hemen fark ettiriyordu. Arka yan tarafındaki Şadırvan’ı ayrı bir yapı olarak yapılmış. Şadırvan ile cami arasında bitişik ama gene ayrıca yapılmış minaresi, şerefe alt ve üst kısımlarında ise kare baklava dilimi şeklinde çini bezemeler ile minarenin külah kısımlarını iç içe geçmiş, tepesindeki alemi ile ilgi çekiydi.





Arka sokak tarafında eski taş yığma yapı üzerine 2 katlı bir ilköğretim okulu binası ile onun da arka sokağında restore edilmiş eski evlerin bulunduğu araları keşfettik.
Hava iyice kararmaya başlayınca geri dönmeye başladık. O arada gül şekilli çinilerle yapılmış vilayet önündeki alanda ve dükkânların bulunduğu Mimar Sinan caddesinde birer çeşme gördük. Bu çeşmeden biraz ileride de yolun diğer tarafında 1561 yılında yapılmış olan Firdevs Bey (Mimar Sinan) Camii’ni bulduk. Dış duvarları yığma kesme taştan yapılmış olan caminin iç kısmında giriş bölümünde ışınsal sekizgen içinde tepe süsü, sade bir mihrap, mermerden yapılmış minberi, kubbesi dairesel temel çizgiler içinde geometrik yamuk şekilleri ile köşe süsü aralarında yıldız bezemesi, orta göbek dış dairesi devamlı saç örgü, en iç göbek ise iç içe geçmiş üç dikdörtgen ve yonca yaprağı şekli verilerek yazılmış olan ayetle tamamlanmıştı.
Vakit iyice ilerlediğinden, ertesi gün içinde dinlenmiş olmamız gerektiğinden otelimize dönüp istirahata çekildik.

Hiç yorum yok: